<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295</id><updated>2011-11-27T15:57:59.000-08:00</updated><category term='Çatlaklarla nasıl başedilir?'/><category term='Benler alınırsa kanser riski artar mı?'/><category term='Angelina Jolie Yüzü'/><category term='BİrkaÇ Kİlodan Kurtulmak İÇİn'/><category term='Mükemmel Saçlar için 45 Bakım Sırrı'/><category term='İlk buluşmada kalıcı etki'/><category term='Şişkinliğe karşı rezene'/><category term='Güzellik mitleri'/><category term='Uykusuzluk ve stres yağlanmayı artırır'/><category term='Aknenin Dört Temel Nedeni'/><category term='lazer epilasyonda devrim epiderm lazer'/><category term='Cilt Tipinize Göre Cilt Bakımı'/><category term='saç tarzları'/><category term='Saç Biçimini Değiştirecek Hap Geliyor'/><category term='Lazer epilasyon Soru ve Cevaplar'/><category term='Normal ciltler için bakım önerileri'/><category term='Cildiniz lekelenmesin ve kırışmasın'/><category term='5 Günde %30 Daha uzun Tırnaklar'/><category term='Cildinize zarar verenler'/><category term='Dudak ve yüzde slikon zararlı'/><category term='Kilo vermek aslında zor degil'/><category term='saç modelleri'/><category term='Gözlerinizi renklendirin'/><category term='karın sıkıştıran besinler'/><category term='Badem maskesi'/><category term='Saçımı ne sıklıkta yıkamalıyım?'/><category term='Ada Çayının Saça Faydaları'/><category term='Cilt lekesi'/><category term='Saçlarınızı bitkilerle besleyin'/><category term='gece kreminizi kendiniz yapın'/><category term='Zeytinyağlı saç maskeleri'/><category term='üNLÜ gÜZELLERİN sIRrI DoğaDA SaklI'/><category term='Güzelliğin Yeşil Gücü'/><category term='Yılanla güzelleşin'/><category term='Losyonlar Sütler'/><category term='Unutmaya Alzheimera ve Ağızdaki Kötü kokuya karşı çay'/><category term='Ben&apos;i es geçme'/><category term='Pürüzsüz Ciltlerin Sırrı'/><category term='Dudak çatlaması'/><category term='Bebek gibi bir yüz için'/><category term='Kirpikleriniz sıcaklarda akmasın'/><category term='Zaman Tüylerden Kurtulma Zamanı'/><category term='Çay'/><category term='Tatilden Önce Saç Bakımı'/><category term='Mevsime Göre Saç Bakımı Taktikleri'/><category term='MAYANIN MUCİZELERİ'/><category term='Benler neden oluşmaktadırlar?'/><category term='Muhteşem Diet 3 Günde 3 Kilo Amerikan Kalp Vakfı Diyeti'/><category term='Saç Dökülmesi Bakımı'/><category term='Yüz Kusurlarınızı Gizlemek'/><category term='Kirpikleri uzatmak için'/><category term='Burun güzelliği ve felsefesi'/><category term='SALATALIK MASKESİ'/><category term='Hacimsiz Saçlar'/><category term='Akıllı makyaj'/><category term='çocuksu kaşlar'/><category term='Maske sürmenin incelikleri'/><category term='Selülit hakkında bilmeniz gerekenler'/><category term='5 dakikada makyaj teknikleri'/><category term='Cildini soğuğa teslim etme'/><category term='Saç Bakım Sanatı'/><category term='Bayanlar İşte Güzelliğinizin Sayısı...'/><category term='ZAYIF'/><category term='Domates Diyeti'/><category term='işte sana'/><category term='Güzellik Reçeteleri'/><category term='Güzel bir cilde sahip olmak için nasıl beslenmeliyiz..'/><category term='DİYET SEÇİMİNDEKİ PÜF NOKTALAR...'/><category term='Yeni trend'/><category term='Verdiğiniz kiloları almayın'/><category term='&quot;Yaşlanma Belirtileriyle Savaşın&quot;'/><category term='Evde saç maskesi tarifleri'/><category term='Cildinizdeki gözenekleri sıkılaştırmak'/><category term='Saçları parlatan öneriler'/><category term='Göz Çevresi İçin Maske tarifi'/><category term='Düz fönün muhteşem dönüşü'/><category term='Kırışıklıklara kivi'/><category term='Güzellik Bakımı'/><category term='SaÇlarim Yandi Veya DÖkÜldÜ Ne Yapmaliyim Dİyenler İÇİn'/><category term='İSTENMEYEN TÜYLERE SON'/><category term='cilt bakımı ve sivilceler'/><category term='Şok diyetler saçı döküyor'/><category term='cinsellik kadınları güzelleştiriyor'/><category term='Evde Bakım Önerileri'/><category term='Güzelliğiniz kum saatinden ibaret'/><category term='5 Dakikada Profesyonel Bakım'/><category term='Sivilceleriniz İçin'/><category term='İştahı kesen yiyecekler'/><category term='DÖKÜLEN SAÇLAR İÇİN MASKELER'/><category term='Lazer Epilasyon Zamanı'/><category term='siyah noktalar için maske tarifi.'/><category term='Gözler sadece kalbin değil sağlığın aynası'/><category term='Kontakt lensler'/><category term='Sütun gibi bacaklar'/><category term='Tırnak bakımı'/><category term='Sivilceler ve Akne'/><category term='Haftada 4 kez spor zayıflatır'/><category term='Vejeteryan diyetleri'/><category term='SAÇ DÖKÜLMESİNE KARŞI BİTKİLERLE SAÇ BAKIMI'/><category term='sıkça sorulan diyet soruları'/><category term='Kabarık Saç Bakımı ve Maskara Kullanımı'/><category term='Her Zamankinden Önemli'/><category term='Kuru saçlar için'/><category term='Kilo Vermek İçin Özel Tüyolar'/><category term='Güzelleşmek az parayla mümkün....'/><category term='Gebelikte de lazer epilasyon uygulaması yapılabilir mi ?'/><category term='Cildinizin rengini bulun'/><category term='Hintyağı Maskesi'/><category term='ELEKTRİKLENEN SAÇLAR İÇİN MASKE'/><category term='Diyet.. Hangi yiyecek tok tutar; hangisi acıktırır?'/><category term='DOGRU MAKYAJIN INCELIKLERI...'/><category term='Kıvırcık Saçlar Elektriklenmesin'/><category term='Saçlarınız için Tüm Püf Noktalar'/><category term='Bakışlar sürmeli gözlerde'/><category term='Yediklerimiz Kalori Nasıl Harcanır?'/><category term='Cildimiz'/><category term='Pafümün Dozunu ayarlamak'/><category term='Parfüm ve Deodorant Kullanımı'/><category term='Gül İle Gelen Güzellik'/><category term='Burcunuza göre makyaj yapın'/><category term='Saçlarınız Özel Bakım ister'/><category term='Saçlarımın hep parlak olmasını nasıl sağlayabilirim?'/><category term='Üzüm diyeti ile 3 günde 3 kilo verin'/><category term='hangi yiyecekler neye faydalı'/><category term='Çikolata ve şarap ömrü uzatıyor'/><category term='PAMUK GİBİ ELLER İÇİN....'/><category term='saç maskesi'/><category term='Güneş ve Cilt bakımı'/><category term='Güzellik Sırları'/><category term='Kalçaları küçültün'/><category term='Göz Çevresi Bakımı Teknikleri'/><category term='AĞARAN'/><category term='Saç Nedir'/><category term='KADININ GÜZELLİK SIRLARI'/><category term='Lifting etkili yumurta'/><category term='Doğal Maskeler'/><category term='Sivilcelerle başa çıkmanın yolları'/><category term='Uzun yaşamın sırrı: Esnek olmak'/><category term='Kadınlara Bakımlı Saç Önerileri'/><category term='BEZELYE MASKESİ'/><category term='Saç kremleriyle ilgili doğru bildiğimiz yanlışlar'/><category term='neye iyi geliyor?'/><category term='Kadınların korkulu rüyası kırışıklıklar'/><category term='Kadın özel'/><category term='cilt bakımı önerileri'/><category term='PATLICAN MASKESi'/><category term='Manikürün Püf Noktaları'/><category term='Bakımlı Saçlar Bayanlar için'/><category term='Kepeğe karşı etkin bir silah: Isırganotu'/><category term='Saç Bakım Hataları ve Çözümleri'/><category term='Saçlarınız dökülüyorsa'/><category term='LİMONLA CİLT GÜZELLİĞİ'/><category term='cilt temizliği'/><category term='Lazer epilasyon uygulaması sonrası cilt nasıl olmaktadır ?'/><category term='Cildiniz gülümsüyor mu ?'/><category term='KİLO KAYBI VE MENOPOZ'/><category term='Dinlendirici maske'/><category term='Göz makyajı'/><category term='işe yarar mı bilemiorum ama...'/><category term='Elma sirkesi'/><category term='Yağlı cilde limon'/><category term='En güzel siz olun'/><category term='Saçınız için zeytinyağı maskesi..'/><category term='Sağlıklı Zayıflamak İçin'/><category term='Burun Estetiği'/><category term='Pratik güzellik önerileri'/><category term='Yulaf ezmesi maskesi'/><category term='İlkbahar diyeti'/><category term='&quot;Yılbaşında kilo almayın&quot;'/><category term='Beauty Eurasia dünyayı geziyor...'/><category term='Vücut kusurlarını gizlemek mümkün'/><category term='Boyunda çizgi oluşumunu önleme'/><category term='Zayıflamak için öneriler'/><category term='saç dökülmeleri ve tedavisi'/><category term='ŞİŞ GÖZLERE ÇARE'/><category term='2008&apos;in güzellik trendleri'/><category term='Tek Kullanımda Ayak ve Ter Kokusuna Son'/><category term='Yağ Yakici  Metabolizma Hizlandirici Formüller'/><category term='Cinsel yaşam nasıl keyifsizleşir?'/><category term='Cilt Temizliği hakkında'/><category term='DÖKÜLEN YA DA İNCELEN VE KIRILAN SAÇLAR İÇİN'/><category term='Lazer epilasyon nedir ve kıllara nasıl etki eder'/><category term='Makyaj Bilgileri'/><category term='Vücudunuzu yenilemenin en hızlı yolu; 1 günlük detoks'/><category term='Soru Cevaplarla Saç Bakımı'/><category term='Jinekolojik Açıdan Sivilceler'/><category term='Evde kolay pedikür'/><category term='GÖz Alici Bİr Cİlt İÇİn'/><category term='Evinizde planlı güzellik'/><category term='Göz Tipine Uygun Makyaj'/><category term='Sağlıklı beslen'/><category term='Güneş yanığı'/><category term='Ayın her günü güzel'/><category term='&quot;5 adımda ofisten partiye&quot;'/><category term='Selülitin Doğal Çaresi Nedir?'/><category term='Çarpici GÖrÜnmek İÇİn Ne Yapmalisiniz?'/><category term='Göz altı şişmeleri'/><category term='Hangi yüze hangi saç modeli yapmalı'/><category term='Tazelemeye gerek kalmasın'/><category term='Her daim cildiniz genç kalsın'/><category term='30 lu yaş cilt bakımı'/><category term='2008 in gözde olucak parfümleri'/><category term='Libidoyu tetikleyen bantlar'/><category term='Kendi bakım ürünlerini kendin yap'/><category term='Yetişkinlerde Akne'/><category term='Vitamin ve Mineral Desteği'/><category term='HOLLYWOOD DİYETİ'/><category term='Akne Kimde ve Neden Oluşur?'/><category term='Cilt ve Saçın Renk Pigmentleri'/><category term='Yüz maskeleri için bitkisel olmayan öğeler'/><category term='Leke'/><category term='Pürüzlü cilde fesleğen'/><category term='Kozmatikler ve Allerji'/><category term='Evde yapabileceğiniz vücut maskeleri'/><category term='suna dumankaya'/><category term='yağ saç maskesi'/><category term='Cilt maskeleri'/><category term='sivilceleri önlemek için'/><category term='Yemekten sonra yapılmaması gereken 7 şey'/><category term='Lazer epilasyon kimlere uygulanabilir?'/><category term='Gelin Makyajı'/><category term='Limon Ve Yoqurtla Bembeyaz Bir Cilt'/><category term='Saçlarım çok çabuk yağlanıyor ve dökülüyor'/><category term='SAÇ KIRIKLARINA SON'/><category term='Çemenotlu saç maskesi'/><category term='Metropol hayatı saç düşmanı'/><category term='evde saç boyama sanatı'/><category term='Cilt Bakımı İçin Bitkisel Yağlar'/><category term='Saçla İlgili Pratik Bilgiler'/><category term='İşte benim saçım'/><category term='ALLIKLAR'/><category term='Muhteşem Saçlar için 7 Altın Kural'/><category term='İşte Size Birkaç Makyaj Hilesi'/><category term='Tarak mı fırça mı'/><category term='Bronzlaşmış'/><category term='Saç Dökülmesine Karşı Maske'/><category term='Afrodizyak masaj yağı'/><category term='Güçlendirici Maske'/><category term='DÖKÜLEN SAÇLAR İÇİN MASKE'/><category term='gelin saçı modelleri'/><category term='Lazer epilasyonun yan etkileri var mıdır ? Uygulama esnasında acı hissediliyor mu ?'/><category term='Mucize meyve elma'/><category term='Bedeniniz sonbahara hazır mı?'/><category term='Kusurları gizleme sanatını öğrenin'/><category term='güzelleşelim'/><category term='Kuru Ciltler İçin Maskeler'/><category term='Elleri nasıl korumalısınız?'/><category term='Parfüm nerelere sürülmeli?'/><category term='23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'/><category term='Oryalsız Saç Açmak Mümkün'/><category term='Zayıflamak için mükemmel zaman: Sonbahar...'/><category term='Evde krem hazırlama'/><category term='Dolgun dudaklara sahip olabilirsiniz'/><category term='Saçınızla burcunuzun ilişkisi'/><category term='Güzelliğin Düşmanı Sivilceden Kurtulun'/><category term='Kadınların Saç Takıntısı'/><category term='Havuç Diyeti'/><category term='Avokado maskesi'/><category term='Selülit kremleri işe yarıyor mu?'/><category term='Ceviz Maskesi'/><category term='Bölgesel Yağlarınızdan Rahatsız mısınız ?'/><category term='Güzelleşmek Uğruna Yapılan Yanlışlar'/><category term='Bakımlı Cilt İçin ON Öneri'/><category term='Sirkeli saç maskesi'/><category term='Göz çevresi bakımı nasıl yapılır'/><category term='Saçlarım çok kuru ve dökülüyor. Ne yapmalıyım?'/><category term='Daha dikkat çekici gözler için'/><category term='VÜcut Bakimi'/><category term='Kızlar'/><category term='Tüm yönleriyle saç boyama...'/><category term='Saç Bakımı İle İlgili Pratik Bilgiler'/><category term='AŞIRI ZAYIFLAMANIN ZARARLARI'/><category term='Mikropigmentasyon-Kalıcı makyaj'/><category term='Çabuk makyajın sırları'/><category term='Epilasyon'/><category term='kozmetik ürünleri nasıl saklayacaksınız'/><category term='Göz kalemi ve eyeliner nasıl kullanılır?'/><category term='cilt maskesi'/><category term='El'/><category term='İnsan Tipine Göre Makyaj'/><category term='1 Haftada 3 Kilo'/><category term='Göbekler fora'/><category term='Epilasyonda (lazer Epilasyonda) ne tip lazerler kullanılır?'/><category term='Şampuan ve Tarak Seçimi Püf Noktaları'/><category term='Kilo Alımı Hakkında Bilinen Doğru ve Yanlışlar'/><category term='Akne ile İlgili Yanlış Bilinenler'/><category term='Yaz ve güneş cildinizi yıpratmasın'/><category term='Saçlarınız yaşınıza uygun mu?'/><category term='Kadının güzelliği gözlerinden anlaşılır'/><category term='Saç Dökülmesine Karşı Etkili Bir Reçete'/><category term='Sağlıklı Saçlar'/><category term='Saç Yapısına göre Öneriler'/><category term='güzel yaşa'/><category term='Türk kadınları ruju seviyor'/><category term='Kıvırcık saç dert değil...'/><category term='KAMUFLAJ AMAÇLI YÜZ KOZMETİKLERİ'/><category term='Su içerek nasıl zayıflanır?'/><category term='soN dakika makyajı'/><category term='BAKIMLI SAÇLAR İÇİN PÜF NOKTALARI'/><category term='Yüzünüz güzelleşsin'/><category term='Esneklik Kaybı'/><category term='SİVİLCE'/><category term='Diyet... Zayıflamak sanattır...'/><category term='20 li yaş cilt bakımı'/><category term='Saç bakımı için doğal yöntemler..'/><category term='SÜslenme Tİyolari'/><category term='sivilceler'/><category term='Daha biçimli kalçalar için'/><category term='Saçımı nasıl kestirsem?'/><category term='Saçla ilgili Sıkça Sorulan Sorular'/><category term='2008 in saç modelleri'/><category term='YÜKSEK TOPUKLAR DİZLERE ZARARLI'/><category term='Filiz Akın&apos;dan sağlıklı yaşamın sırları'/><category term='Sivilceler  ve yaz'/><category term='Tırnak sağlığı'/><category term='Akne nasıl tedavi edilir?'/><category term='Kırışıklık'/><category term='Makyajınızın Kalıcı Olması İçin'/><category term='Cilt temizliğinin püf noktaları...'/><category term='Lazer epilasyon hakkında sıkça sorulan sorular'/><category term='Uzun Saçın Bakımı'/><category term='Beslenmenin Saça Etkisi'/><category term='Hangi sebze'/><category term='parfümler nasıl kullanılmalı'/><category term='kırılan saçlar maske'/><category term='Daha çok yiyerek zayıflayın'/><category term='Yüz güldüren yöntemler'/><category term='ŞAMPUANLAR'/><category term='Sivilceler Nasıl Oluşur?'/><category term='Akne ile İlgili Öneriler'/><category term='Güzel bir Yüz için'/><category term='Kırışıklık kremine servet harcamayın'/><category term='makyajda köpük trendi'/><category term='Lazer epilasyon tedavisi sonrasında iz kalır mı?'/><category term='Meyvelerle Cilt Bakımı'/><category term='Saç Kürleri'/><category term='Erken yaşda cilt bakımı'/><category term='Sabah Güzel Görünmek İçin İpuçları'/><category term='Suna Dumankaya Saç Bakım Önerileri'/><category term='Saç bakımının püf noktaları'/><category term='Saçlara hacim kazandırın'/><category term='Gerginliğe Diyet'/><category term='Saçla ilgili Doğru Bilinen Yanlışlar'/><category term='Krem halindeki yüz maskeleri'/><category term='Çay&apos;ın Marifetleri'/><category term='45 dakikada Rapunzel saçlar'/><category term='Saçlarınızın kolay şekil alması için.'/><category term='kansere sebep olabilir'/><category term='kadınların kabusu?'/><category term='Canlandırıcı tonik'/><category term='Cildiniz sivilcelerle tehtittemi?'/><category term='her saç her kadına yakışmaz'/><category term='Exclamation Taylight Diyeti'/><category term='Cilt Çatlakları'/><category term='Çikolata kronik yorgunluğa iyi geliyor'/><category term='KAYISI MASKESİ'/><category term='Cilt Bakım Maskeleri'/><category term='BAL MASKESİ'/><category term='Kadınların Kaprisi Kuaförleri Çıldırttı'/><category term='Saç lastiğiyle harika saçlar'/><category term='Dijital spektrofotometre cihazı nedir'/><category term='Sağlıklı Saçın Formülü'/><category term='Cilt bakımı estetik güzellik bilgileri'/><category term='Şekil Bozukluğu ve Sivilce İzleri'/><category term='Kırışık oluşumu ve önleme yolları'/><category term='lazer epilasyon uygulamasında ne işe yarar?'/><category term='YUMUŞAK VE PARLAK SAÇLAR İÇİN'/><category term='Cilt Güzelliği Mucize Değil'/><category term='Parlaklık Verici Losyon'/><category term='güneş lekesi cilt için yazın yapmak'/><category term='Kusursuz Bir Gelin Olmak İçin...'/><category term='Uyurken güzelleşin'/><category term='su tutan besinlerle beslenin'/><category term='SİYAH NOKTALAR NASIL YOK EDİLİR'/><category term='Yeni Olay Skın Adapt Serisi İle Karma Ciltlere Akıllı Çözüm'/><category term='Lazer epilasyon'/><category term='Cildinizi sonbahara hazırlayın...'/><category term='Kuru cilde marul'/><category term='Saçların Çabuk Uzamasını Sağlamak'/><category term='Cildinizde bahar havası'/><category term='Cildinizi korumak için NEYAPMALISINIZ?'/><category term='Cilt lekelerinin giderilmesi'/><category term='Dengeli beslenme diyet yemek ve yiyecek'/><category term='Mutfaktaki Güzellik Reçetesi'/><category term='Sivilce her yaşta görülebilir'/><category term='İyi beslenin yorgun düşmeyin'/><category term='KARMA CİLTLER İÇİN DOĞAL TEMİZLEME SÜTLERİ'/><category term='saç dökülmesi'/><category term='ter kopmamak sizin elinizde'/><category term='Evlendikten sonra neden kilo alırız'/><category term='Zayıflamak Için...'/><category term='Tırnaklarımın nasıl daha çabuk uzamasını sağlayabilirim?'/><category term='Nedir bu sivilcelerden çektiğimiz'/><category term='Yüz şekline göre allık sürmelisiniz'/><category term='Yüzü ne zaman gerdirmeli?'/><category term='Yumuşak ve Parlak Bir Cilt İçin Doğal Maskeler'/><category term='Otobronzanla bronzlaştıktan sonra renk neden dalgalı oluyor?'/><category term='Limon Diyeti'/><category term='10 Adımda İyi Bir Manikür'/><category term='Star Diyeti'/><category term='sivilce tedavisi püf noktaları'/><category term='Elma sirkesiyle cilt bakımı'/><category term='Kırışıklık için maske'/><category term='Kilo Almamanın Altın Kuralları'/><category term='Dümdüz Saçlar Hayal Değil...'/><category term='Sivilcesiz olmak istiyorum'/><category term='Boyun ve dekolte'/><category term='Yağlı Saçlar İçin Bazı Öneriler'/><category term='Saglikli Saclar Icin 7 Altin Kural'/><category term='doğal cilt bakımı'/><category term='Parfümünüzü saklarken'/><category term='Bal ile Gelen Güzellik'/><category term='Yüz Gerdirme Diyeti'/><category term='Kahvaltı Yapmayanlar Kilo Almaya Mahkum'/><category term='En sevdiğim ürün neden aniden cildimde reaksiyon yarattı?'/><category term='Mükemmel Saçların Sırrı'/><category term='Ten ve Saç Rengine Uygun Makyaj Teknikleri'/><category term='Stres Saçın da Ömrünü Yiyor'/><category term='Erkeklerde Saç Bakımı Yaptırmalı'/><category term='Otobronzanlar neden kötü kokar?'/><category term='Bronzlaştırıcı maske'/><category term='Lazer güvenlimidir?'/><category term='vücut maskesi'/><category term='Soğuk havada cilt bakımı'/><category term='Kıvırcık sorun değil'/><category term='Ayak Bakımı'/><category term='Solaryum'/><category term='Dört Adımda Dolgun Dudaklar'/><category term='Kirpiklerinizi Uzatmanız Ve Gürleştirmeniz İçin Yapmanız Gerekenler'/><category term='Siyah noktalara yulaf ezmesi'/><category term='Bronzlaştırıcı Doğal Güneş Yağları'/><category term='Gençlik Makyajı'/><category term='Organik ürünlerle güzelleşmek moda'/><category term='YUMURTA MASKESi'/><category term='Kilo ve selülitlerinizden yaz gelmeden kurtulun'/><category term='Saç Bakımı ve Kepeği Önleme'/><category term='6 adımda güzel olmak'/><category term='1100 KALORİLİK DİYET'/><category term='Cilt tipinize göre korunun'/><category term='Ev Yapımı Nemlendirici Maske'/><category term='Daha Güzel Görünmek İçin Bazı Öneriler'/><category term='el Bakimi'/><category term='Ağız kokusunun nedenleri'/><category term='Manken diyeti'/><category term='Cildinizde bahar havası essin'/><category term='Doğal Nemlendiriciler'/><category term='Kıyafete Göre Nasıl Makyaj Yapılır ?'/><category term='Güzel Olmak Sizimde Hakkınız'/><category term='Parfümün tenine uygun mu?'/><category term='Sağlıklı bronzlaşmak mümkün değil'/><category term='Lazer Epilasyon kontrol seansı nedir?'/><category term='Nane maskesi'/><category term='Cilt Bakımı'/><category term='Boğa Spermiyle Saç Bakımı'/><category term='Saçı Sık Aralıklarla Yıkamak Doğru Değil'/><category term='Saçınız şekil almıyor mu?'/><category term='İştah Kesen yiyecekler'/><category term='Güzelliği mutfağınızdan yakalayın'/><category term='dünyanın güzellik sırları'/><category term='botoks hakkında'/><category term='Hangi yüze hangi saç modeli yapılmalı?'/><category term='Cildinizin Tazeliğini Koruma Yöntemleri'/><category term='Modası Geçmeyen İnciler'/><category term='Siyah noktalardan kurtulmak için ne yapabiliriz'/><category term='Yıldızların 2008 saçları'/><category term='Güzellik için ipuçları'/><category term='Güzel Olmak Sizin de Hakkınız'/><category term='DURMA ŞIMART KENDİNİ'/><category term='Burun Estetiğinde Bilgisayar Çalışması'/><category term='Saçlarınıza Heyecan Katın'/><category term='NORMAL SAÇLAR İÇİN TONİK'/><category term='çil Nedir ?'/><category term='Kepek Problemi'/><category term='FORMDA KALMAK İÇİN'/><category term='Doğadan güzellik reçeteleri'/><category term='Saç Maskarası Hakkında'/><category term='Güzelliğin tarifi'/><category term='DUDAK BAKIMI'/><category term='Erkek Saç Bakımı'/><category term='İlk baharda cilt bakımı'/><category term='Yüksek tansiyona karşı çikolata'/><category term='Saç Bakımı Püf Noktaları'/><category term='Kıl'/><category term='Hızlı Kilo Vermek İçin'/><category term='Sivilcesiz güzelliğin sırları'/><category term='Kanser Yapan Rujlar'/><category term='Saç Tiplerine Göre Bakım'/><category term='Güzellik Sırları neler'/><category term='sivilce sorununuz varsa'/><category term='Tanımlı  Düz saç kadını etkileyici yapar'/><category term='Saç Onarıcı Maske'/><category term='Akne İzleri'/><category term='Kadın Cildi Erken Yaşlanıyor'/><category term='Saç Fırçalama Yöntemleri'/><category term='Az masraflı güzellik'/><category term='Kızarıklık sorunlarına ahududu'/><category term='Kaşlarınız ve yaşınız'/><category term='Kakao Yağı Maskesi'/><category term='Obezite yaşam süresini kısaltıyor'/><category term='AKNE ve SİVİLCELER'/><category term='Hangi bölgelere lazer epilasyon yapılabilir ?'/><category term='Saçlarda doğal parlaklık'/><category term='ünlülerin güzellik sırları'/><category term='Ebru Şallı Cildi İçin Çimen Suyu İçiyor'/><category term='Gün içinde Cilt Bakımı'/><category term='Vitaminler ve Güzellik'/><category term='Karma Cilt İçin Doğal Peelingler'/><category term='Sivilcelerden kurtulmak için bol bol su için'/><category term='Diyet hatalarına yakalanmayın'/><category term='45 yaş üstü cilt bakımı'/><category term='Saçlarımı nasıl kullanmalıyım?'/><category term='Göz kalemi'/><category term='Güzellikte yeşil devrim'/><category term='Pratik Saç Bakım Tüyoları'/><category term='selülit derdine SON'/><category term='Güzelliğin Sırrı Miğdede'/><category term='Bal ve yumurta maskesi'/><category term='Genç kalmanın 8 püf noktası'/><category term='Vücudunuzu şekle sokun'/><category term='15 yaş üstü cilt bakımı'/><category term='güzellikte son nokta elma sirkesi'/><category term='Parfüm nereye sürülmeli'/><category term='Sİbel Can Dİyetİ'/><category term='Tırnak bakımı Nasıl yapılmalı'/><category term='Saç Maskarası ve Bakım Ürünleri'/><category term='A&apos;&apos;dan Z&apos;&apos;ye Saç Bakımı'/><category term='Yazın Saçlar Neden Kurur'/><category term='Sağlıklı cilt için bol limon tüketin'/><category term='Güzel olmak için doğal yollar seçin'/><category term='İnce telli saçlarımı nasıl daha kalın gösterebilirim?'/><category term='Sivilceden Kurtulmanın Bir Basıt Yolu Daha'/><category term='UÇUK'/><category term='GÜNDE 1000 KALORİ DİYETİ'/><category term='Saç Güzelliği için Sabun Tavsiye Ediliyor mu ?'/><category term='diyet bıraktıran bahaneler'/><category term='Sağlıklı gıda tüketiminin 5 anahtarı'/><category term='Cildinize göre yağ seçin'/><category term='kafein´le zayıflama'/><category term='Haberiniz olsun: Artık küçük göğüs moda'/><category term='Yüz Kaslarınıza Bakım'/><category term='Yüzünüzü temizlemeyi biliyor musunuz ?'/><category term='Yorgunluğa çare muz'/><category term='Saçlarınız Sizden İlgi Bekliyor'/><category term='Karpuz diyetiyle zayıflayın'/><category term='Sağlığımızın doğal bekçileri turunçgiller'/><category term='Ağrınızın sebebi ne olabilir?'/><category term='Neden bazı parfümler başkalarında harika kokarken bende iyi durmuyor?'/><category term='Sağlık Bakanlığı’ndan diyet uyarısı'/><category term='Kıvırcık Saçlarda Sağlık'/><category term='Cilt bakımında 7 yanlış'/><category term='Saç Bakımı Test'/><category term='Botoks güvenli mi?'/><category term='Saç Kırılmasını Önlemek için Gerekenler'/><category term='Doğal ürünlerle zahmetsiz bakım'/><category term='Yaz Aylarında Saçlarınza Özel Koruma'/><category term='Cildinizi temizleme yöntemleri'/><category term='YULAF MASKESİ İLE SİYAH NOKTALARDAN KURTULUN'/><category term='Yağlı ciltlere öneriler'/><category term='protez tırnak'/><category term='Genç ve Güzel Kalmak için neler Yapılabilir'/><category term='Cildinize kivi tazeliği'/><category term='Kırışıklık giderici ev yapımı maske'/><category term='saç hacim kazandırın'/><category term='Bahar Yorgunluğuna Son'/><category term='İpek gibi Saçlar için Maske'/><category term='&quot;Yaşa göre egzersiz&quot;'/><category term='Saclar icin Bakim Önerileri'/><category term='tüy meselesi'/><category term='BACAKLARIM GÜZEL OLSUN DİYENLER İÇİN ÖNERİLER'/><category term='&quot;Sıfır beden&quot; takıntısı'/><category term='makyajında kuralları var'/><category term='evde cilt bakımı'/><category term='Onu Deli Eden şeyler'/><category term='Ergenlik sivilceleri neden çıkar'/><category term='Cilt Yaşlanması'/><category term='en iyi kırışıklık kremi'/><category term='GÜçsüz cilde nane'/><category term='Saçınız büyülesin'/><category term='Lavanta kremi'/><category term='Saçınıza kötülük etmeyin'/><category term='Sağlıklı Saçlar İçin Saç Bakımı Saç Şekilleri'/><category term='Bacaklarımda neden batıklar var?'/><category term='frodit büyülemeye devam ediyor'/><category term='SÜper KiŞ Dİyetİ'/><category term='Sivilcelerinizi sıkmayın'/><category term='Acı çikolata tansiyonu düşürüyor'/><category term='makyajın hiç akmasın'/><category term='Dudak Makyajı'/><category term='Saç dökülmesine farklı çözümler'/><category term='Yüzünüze sabun sürmeyin'/><category term='Boyun ve dekolte ele verir'/><category term='En Güzel Saçlar Sizin Olsun'/><category term='Yiyin güzelleşin'/><category term='Göz makyajım neden hep bulaşıyor?'/><category term='13 saç problemine 13 pratik çözüm'/><category term='Bitkisel Yağlarla Aroma Terapi'/><category term='Saç Bakımında Ufak Hileler'/><category term='Saçınızı istediğiniz gibi kullanın'/><category term='Angelina bakın neler yapıyor'/><category term='Meyvelerin Güzelliğe Faydaları'/><category term='Akne Hakkında bilgiler'/><category term='Siz Susun Saçlarınız Konuşsun'/><category term='KEPEKLİ'/><category term='Çarpıcı görünmek için öneriler'/><category term='Anlamlı bakışlar'/><category term='Saçınızın Yaşlanmasını Durdurabilir misiniz'/><category term='Saçlarınıza Genel Bakım Uygulayın'/><category term='Kadınlar ve Saç'/><category term='Gözlerimin çevresinde neden mor halkalar var?'/><category term='Yazın cilt bakımı'/><category term='Hergün saç yıkanır mı'/><category term='sivilce izlerini yok etme yolları'/><category term='Derimiz neden yaşlanır?'/><category term='güneş DNA&apos;nızı bozar'/><category term='Plajların en havalısı siz olun'/><category term='mükemmel makyajın sırları'/><category term='güzel gözlerine'/><category term='Aromatik Vücut Masajı'/><category term='Yüze Göre Saç Stilleri'/><category term='Protein Maskesi'/><category term='Işıl ışıl parıldayan saçlara sahip olmak için'/><category term='Ergenlik Sivilcelerinden Kurtulmak İçin'/><category term='fırçalara teslim olun'/><category term='Mevsimlere Göre Saç Bakımında Temel Noktalar'/><category term='Evinizde yapacağınız temizlik ve cilt bakımı'/><category term='Saç Maskeleri'/><category term='Saçın Yaşam Döngüsü'/><category term='Gözenekleri derinden temizleyen maske'/><category term='Cildi Sıkılaştıran Alternatifler'/><category term='Özen gösterilmesi gereken cilt türleri'/><category term='Günlük Cilt Bakımında;'/><category term='Kakao beyne oksijen gitmesini sağlıyor'/><category term='Ayak'/><category term='Güzel gözlere sahip olun'/><category term='Her cilt renginde lazer epilasyon uygulanır mı?'/><category term='Yaşlanma karşı'/><category term='15 dakikada güzelleşin'/><category term='cilt tipleri'/><category term='Sağlıklı Zayıflayın'/><category term='Suçlu salatalar mı'/><category term='benler ve cilt lekeleri'/><category term='Kilo verin ömrünüz uzasın'/><category term='göz maskesi cilt bakımı'/><category term='Göze Nasıl Makyaj yapılır ?'/><category term='Kıl artışınızın hormonal bir soruna bağlı olduğu düşünülürse neler yapılacaktır?'/><category term='Saç bakımı için doğal yöntemler'/><category term='Genç ve güzel olmak'/><category term='Sac ve Saça Uygulanan Kozmetik Ürünler'/><category term='Yağların cilde etkileri'/><category term='siyah noktalara maskeler'/><category term='BESLENMENİZDE İN’LER'/><category term='Besleyici Yağ'/><category term='Cilt güzelliği için doğal maskeler'/><category term='Sivilceler&apos;e Maskeler'/><category term='hamile makyajı'/><category term='Limon şampuanı'/><category term='Manava uğrayın'/><category term='selülitler için cilt bakımı'/><category term='Cilt bakımları'/><category term='Cilt tipimi nasıl belirlerim?'/><category term='Güzelliğinizi ortaya çıkaracak 20 öneri'/><category term='Yaşlanmayı geciktirmek elinizde'/><category term='Sauna ve Yararları...'/><category term='Dişetlerine peeling'/><category term='GÖbek Erİten Dİyet'/><category term='Vücut tipiniz hangisi?'/><category term='Hamileye meyve çayı yararlı'/><category term='Cİlt Bakimi Ve GÜzellİk'/><category term='Saç bakım ürünleri faydalı mı?'/><category term='Kör eden makyaj'/><category term='Göz Çevresi Bakımı'/><category term='pembe yanaklar'/><category term='Yiyelim'/><category term='Cilt Lekeleri'/><category term='Cildinize doğru bakım yapıyor musunuz'/><category term='Saçlarınıza Bakıyormusunuz?'/><category term='Sizi Güzelleştiren'/><category term='Rejim yapmadan 5 kilo zayıf görünebilirsiniz'/><category term='Seksi ve Doğal Yaz Saçları'/><category term='Göz Kalemi Nasıl Kullanılmalıdır'/><category term='Bir tutam renk lütfen'/><category term='SAÇ DİPLERİNDE KAŞINTI İÇİN MASKELER'/><category term='Yağ injeksiyonu'/><category term='Kozmetik masrafı nasıl azaltılır?'/><category term='Saçlarım dökülüyor'/><category term='Zayıf Bacaklara Ulaşmanın 3 Yolu'/><category term='Sıcak Yağ Maskesi'/><category term='Dümdüz bir karın için..'/><category term='yazın coşkusunu yaşamana yarayacak 10 öneri..'/><category term='Güzel ve sağlıklı görünmenin 10 sırrı'/><category term='yüz bakımı'/><category term='Her gün SPF içeren bir krem kullanmam şart mı?'/><category term='Hamilelikte Vücut Bakımı'/><category term='2008&apos;in 4 büyük güzellik trendi'/><category term='Vücut Çatlakları'/><category term='Acil diyetle haftada 3 kilo verin'/><category term='Gül maskesi'/><category term='saç boyalarına dikkat'/><category term='3 boyutlu yüz şekillendirme'/><category term='Havuzlardaki klor saçlara zararlı'/><category term='Şiş gözlere son'/><category term='Güzelliğin sırrı makyajda saklı'/><category term='Göz Bakımı'/><category term='Zayıf ve Seyrek Saçlar için Saç Maskesi'/><category term='Kahve ve Zeytinyağı İle Güzelik Sırları'/><category term='kalp hastalığı riskini azaltıyor'/><category term='Daha güzel olabilirsiniz'/><category term='Saçların daha parlak görünmesi için soğan suyuyla doğal bakım'/><category term='Lazer epilasyon kimlere uygulanabilir ?'/><category term='Avokadolu Saç Maskesi'/><category term='Dostlar ve Düşmanlar'/><category term='güneşten yanmış cilde lazer epilasyon yapılırmı?'/><category term='Basınç Masajı'/><category term='Parlayan Saç Sağlıklı Saçtır'/><category term='SAÇ KORKUNUZU YENİN'/><category term='Gür saçlar için lavanta uzun kirpikler için ceviz'/><category term='Siytah noktalara maskeyle baş edelim..'/><category term='Sivilce maskesi'/><category term='GüZeLLiK MaSKeLeRİ'/><category term='Saçlarım Nasıl Daha Sağlıklı Görünür'/><category term='TIRNAKLARINIZ ÖNEMLİDİR'/><category term='Çiller'/><category term='Siyah noktaları dert etmeyin'/><category term='Eller Bakım İster'/><category term='Burun Estetiği (RİNOPLASTİ)'/><category term='Yüz Güzelliğinize Dikkat Edin'/><category term='Ayaktaki sorunlar'/><category term='Kırışıklıklar İçin Estetiğe Gerek Yok'/><category term='Saç kremi kullanıyor musunuz?'/><category term='Yağlı ve Gözenekli Ciltler İçin Maske'/><category term='Yıpranmış cilde üzüm'/><category term='Güzel Saçlar için 44 İpucu'/><category term='Saç ağarmasına karşı sarımsak'/><category term='Saç Bakımı'/><category term='cilt bakımı ve yağlar'/><category term='El Bakımı için egzersizler'/><category term='Altı ipucuyla gelen güzellik'/><category term='Sivilcelerden kurtulma yolları'/><category term='Ayda Bir Cilt Bakımı Şart'/><category term='Ev yapimi kozmetikler'/><category term='Renkterapi'/><category term='Bridget Jones’un Diyeti'/><category term='Lazerin epilasyon yapma mekanizması'/><category term='Derinlemesine Temizlik ve Parlak Görünüm İçin Saç Maskesi'/><category term='KALICI MAKYAJ'/><category term='Kalçalar'/><category term='doğal bir yasam iksiridir'/><category term='Göğüs Liftingi'/><category term='Stres sivilceyi besler'/><category term='SAÇLARINIZ ÇOK İNCE TELLİ VE DÖKÜLÜYORSA'/><category term='Cilt ve saç bakımı'/><category term='Manikür Pedikürün Püf Noktaları'/><category term='cilt bakımı kivi'/><category term='Güzel cildimiz'/><category term='SAÇTA PARLAKLIK KAYBI'/><category term='Yüz kaslarını felç eden botoks yerine kırışık giderici krem üretildi'/><category term='Yüz maskeleri için yararlı otlar'/><category term='ojenin tarihini bilin de öyle sürün'/><category term='Kırışıklıklara karşı maske'/><category term='Güzellik İçin 10 Öğüt'/><category term='Saçın Tarihteki Gelişimi'/><category term='kuşburnu portakaldan 40 kat fazla C vitamini'/><category term='Kendinizi Değil Kilonuzu Yakın'/><category term='Saç Tipleri ve Özellikleri'/><category term='Yüzünüze uygun saç şekilleri'/><category term='Akne Tedavisi Niçin Gereklidir?'/><category term='Cilt temizliğinin püf noktaları'/><category term='Sivilcesiz Güzellik'/><category term='Güzelleşmek Uğruna Göz Sağlığınızı Kaybetmeyin'/><category term='Siyah Noktalar'/><category term='Cilt Bakımının Sırları'/><category term='yüz kusurlarını gizleme sanatı.'/><category term='Hızlı İncelme Diyeti'/><category term='Saçlarınıza özen gösteriyor musunuz?'/><category term='Yüzdeki Siyah Lekeler'/><category term='4 adımda 10 yaş gençleşin'/><category term='Vitaminler ve Beslenme'/><category term='Cildinizdeki Ölü Hücreleri Temizleyin'/><category term='Vücudunuz size ne söylüyor'/><category term='Az parayla çok güzellik'/><category term='Selülit'/><category term='Sivilcelere yoğurt ve limon'/><category term='Cildin maske keşfi'/><category term='PÜRÜZSÜZ BİR VUCUT İÇİN'/><category term='Yeşil yararlı otlar maskesi'/><category term='eyvah'/><category term='ÇİLEK MASKESİ'/><category term='Bacaklarımız ve Selülit'/><category term='Lazer ışını nasıl epilasyon yapar?'/><category term='Fondötenim neden dayanmıyor?'/><category term='Siyah noktalar nasıl yok edilir?'/><category term='Yaz ve cildiniz'/><category term='Parfüm seçerken dikkat edilmesi gerekenler'/><category term='40 yaş cilt bakımı'/><category term='Cilt Bakımı İçin Şifalı Bitkiler'/><category term='Sağlık'/><category term='Sivilce Nasıl Geçer? Sivilceden Nasıl kurtulurum?'/><category term='Şaşırtıcı güzellik sırları'/><category term='Kahvaltı yapın cilt güzelliğine kavuşun'/><category term='Saçta Fön Makinasının Etkileri'/><category term='Daha Sağlıklı ve Güzel Eller İçin'/><category term='Ok gibi kirpikler'/><category term='saç boyama'/><category term='BİTKİLER DOĞAL BOTOKS'/><category term='Magnezyum Eksikliğine Dikkat'/><category term='Anti Aging + lekelere karşı bakım kremi'/><category term='Makyajınızı temizlemeden yatmayın'/><title type='text'>Cilt Bakımı,Saç Bakımı,SİVİLCELER,Siyah Noktalar,doğal cilt bakımı,estetik,cilt lekeleri,</title><subtitle type='html'>Cilt Bakımı,Cilt maskesi,Sivilceler için maske,Siyah noktalar,Saç Bakımı,Normal Cilt Bakımı,Saç Sağlığı,aç Bakımı Saç Maskeleri  saç dökülmesi saç bakım ürünleri evde saç bakımı saç maskeleri doğal cilt bakımı bitkisel cilt bakımı erkek cilt bakım saç bakımı cilt maskeleri cilt lekeleri siyah noktalar sivilceler Bitkisel Cilt Bakımı Cilt Bakımı ve Güzellik  Kuru Cilt Bakımı doğal cilt bakımı bitkisel cilt bakımı epilasyon laser epilasyon</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>1354</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-4358650388181599271</id><published>2009-05-02T14:20:00.000-07:00</published><updated>2009-05-02T14:21:39.678-07:00</updated><title type='text'>Karın Estetiği Karın Germe</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Karın germe&lt;/strong&gt; estetik ameliyatı özellikle doğum sonrası ya da aşırı kilo alıp verme sonucunda gevşeyen bollaşan karın bölgesinin tekrar gergin hale getirilmesi için yapılır. &lt;em&gt;Karın germe&lt;/em&gt; ya da karın estetiği önemli bir cerrahi girişimdir. Bu nedenle genel anestezi altında yapılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hamilelikte aşırı büyüyen karın sonucu karın bollaşır karın kasları da gevşer. Doğum sonrasında alınan kilolar verilirken bazen karın derisi tam toparlanamaz ve bol kalabilir. Bu durumda bollaşan karın derisi karın germe ameliyatı ile tekrar gergin hale getirilir. Ancak ameliyat sonucunda davul derisi gibi çok gergin bir karın olacağı beklenmemelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücut estetiği uygulamalarından biri olan karın germe estetik ameliyatından 3-4 hafta önce eğer sigara içiliyorsa mutlaka kesilmelidir. Sigara yara iyileşmesini bozar, doku ölümüne neden olabilir. Ameliyat ortalama 3 saat sürer. Kasık bölgesinde sezaryen dikişinden daha uzun bir iz kalacaktır. İzin ne kadar kalacağı önceden bilinemez test edilemez. Ancak iz bikini içinde kalacaktır. Ameliyat sonrası 1 ay süreyle korse takılır. Dikişler 12-15 günde alınır. Karın germe estetiği ameliyatında deri ile birlikte yağ dokusu da çıkarılır. Genellikle göbek altında kalan deri ve yağ dokusunun tamamı çıkarılabilir. Bu bölgede eğer çatlaklar varsa bunlar da çıkarılmış olur. Göbek üstündeki deri ise aşağı çekilir. Buradaki çatlaklar da aşağı inmiş olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karın germe estetik ameliyatından sonra 1 hafta kadar istirahat etmek gerekir. İki hafta sonra günlük hayatınıza dönebilirsiniz. Karın germe sırasında ancak bel yan taraflarına liposakşın yapılabilir. Daha fazla bölgeye liposakşın yapılması riskli olur. Karın germe ile birlikte meme küçültme yapılması da risk oranı yüksektir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-4358650388181599271?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/4358650388181599271'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/4358650388181599271'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2009/05/karn-estetigi-karn-germe.html' title='Karın Estetiği Karın Germe'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-2384294490919037140</id><published>2009-02-13T03:49:00.001-08:00</published><updated>2009-02-13T03:49:46.895-08:00</updated><title type='text'>Kepçe Kulak Estetiği</title><content type='html'>Estetik cerrahi, plastik cerrahinin bir bölümüdür. Estetik cerrahinin doğuşundaki amaç insanların mutsuzluklarını gidermektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu işi yapabilmek için uzmanlaşmak gerekmektedir. Aksi takdirde, çirkin olan bir şeyi güzelleşmekten ziyade, güzel olan bir şeyi çirkinleştirme olasılığı da var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani ‘İhtisas aldım ben bu ameliyatların hepsini yaparım’ demek doğru değildir. Bizler estetik ameliyat olmak isteyen kişiyi muhakkak tarafsız ve bilimsel bir şekilde değerlendirmeliyiz. Bu yapılmadığı zaman, hem kişi hem ailesi hem de bunu yapan doktor zarar görür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örneğin 17 yaşında bir kız çocuğu veya 18 yaşında bir erkek çocuğu burnundan memnun değil ve ameliyatla düzeltmek istiyorsa bizim onlara el uzatmamız lazım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇOCUK BUNALIMA GİRİYOR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir bölgesini problem yapan insanın aklında hep o bölge vardır ister istemez. Bunu, o problemi yaşamayan insan anlayamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kişiye güzellik katmak için biz burada değiliz, kişinin mutluluğu için görev yaptığımıza göre kişinin problemlerine de hürmet göstermeliyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meme protezinin çok bilinmediği dönemlerde benim plastik cerrahiyle uğraştığımı bilen bir arkadaş, bana bir hasta gönderiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kız evden çıkmıyor, nişanlayacaklar nişanlanmıyor yani tamamen psikayatrik bir duruma geliyor. Sorunsa memesinin olmaması!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben bu kişiye memelerinin protezle normal hale gelebileceğini söylediğim andaki surat ifadesini tahmin edemezsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu operasyondan sonra kız nişanlandı, evlendi ve çocuk sahibi olup elimi öpmeye geldi. Sonradan medya halkı bilinçlendirdi yoksa kimsenin böyle bir şey olduğundan bile haberi yoktu. Şimdi artık çok şey biliniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkek çocuklar da memelerinin olmasından şikayet ederek geliyorlar bana. Bunlar tıbbı şeyler ama ne olursa olsun estetik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne baba pek önemsemiyor. Ama çocuk denize gidemiyor, kız arkadaş edinemiyor, arkadaşlarının yanında soyunamıyor, takım sporu yapamıyor ve bunalım içine giriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kişinin ailesini de aydınlatarak yardım etmek zorundasınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. Nuri Battal&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fareye benzeyen çocuğu düzelttim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hülya Avşar: Bazılarında estetik ameliyatı olmak takıntı haline gelmiş. Yani bazılarında yaptıramamak saplantı oluyorsa, bazılarında da yaptırmak saplantı haline dönüşüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. Nuri Battal (Plastik Cerrahi Uzmanı): İşte doktorluk orada başlıyor. Bizler insanlara yardımcı olabilmek için senelerce okuyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz gelen her hastayı ameliyat etmiyoruz. Gelen her hastayı ameliyat ediyor olsak, şu an sizinle konuşacak vakti bile bulamazdık. Seçiyorum, her burnum kötü diyeni ameliyat etmiyorum. Sizin bu ameliyata ihtiyacınız yok gerçekten burnunuz güzel diyerek onları ikna etmeye çalışıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O insan mutsuz gitse bile ben devreden çıkmış oluyorum. Çünkü ben bir sanatçıyım, ameliyat yapıyorum ve ben o ameliyatı yapacaksam, benim de o ameliyattan sonra mutlu olmam lazım, mutsuz olacaksam o ameliyatı yapmam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hülya Avşar: Aslında psikolojik rahatsızlıkları olanlar, estetikle kendilerini bulacaklarını zannediyorlar. Peki kendilerini orada buluyorlar mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NB: Ben size iki örnek vereyim: 13 yaşında bir çocuğa estetik ameliyatı yapılır mı? Evet, kepçe kulakları varsa ve bu çocuk mezuniyette kep giymemek için hep sınıfta kalıyorsa bu çocuğa ameliyatı yapmamız gerekir çünkü bu bir gerekliliktir. İkincisi; bir psikiyatri hocamız bana telefon etti, ‘Bir çocuk var, yüzünün fareye benzediğinden şikayetçi ve ben tedavi ediyorum, çok ağır ilaçlar veriyorum’ dedi. Bir göreyim, dedim. Çocuğun tipi hakikaten fareye benziyordu. Buna üçlü bir ameliyat yaptık. Aile karşı çıkıyordu fakat çocuk çok istiyordu. Ameliyatı yaptık ve çocuk şimdi çok mutlu ve kullandığı bütün ilaçları bıraktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle olursa bir problem yok. Fakat şimdi hanımlar bunu saç rengi değiştirmek gibi görüyorlar. Güzellik gerçekten insanların hayatlarını doğrudan etkiliyor. İnsanın kendiyle barışık olmasını, kendini iyi hissetmesini sağlıyor. Yani bundaki tek amaç insanların kendilerini iyi hissetmelerini sağlamak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-2384294490919037140?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/2384294490919037140'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/2384294490919037140'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2009/02/kepce-kulak-estetigi.html' title='Kepçe Kulak Estetiği'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-7983266585743306595</id><published>2009-02-11T15:37:00.003-08:00</published><updated>2009-02-11T15:37:47.629-08:00</updated><title type='text'>Doğal Saç Maskeleri ile saçları parlatma</title><content type='html'>Saçları güzelleştirmeye ve cildi gençleştirmeye yönelik reçeteler, eski Mısır yazılarında bile bulunuyor! Bunların içinde su aygırı yağı, ceylan boynuzu içerenler bile var! Eski Romalılarınsa kırışıklarından kurtulmak için nergis tomurcuklarını balla karıştırdıkları biliniyor. 17. yüzyılda ise kadınların saçları ve yüzleri için özel ipek kılıflar diktikleri ve geceleri bunlarla uyudukları kayıtlara geçen bilgiler arasında…&lt;br /&gt;Bitkisel kaynaklı ürünlerin ve organik kozmetiğin çok revaçta olduğu bugünlerde uzmanlar tamamen doğal, kendi kendinize yapabileceğiniz maskeler öneriyor: Evde kendi spa’nızı yaratmanız ve sağlıkla parlayan saçların keyfini çıkarmanız için!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unlu - Elma Sirkeli Maske&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazırlanışı ve uygulama:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maskeyi hazırlamak için tüm malzemeleri çukur bir kapta karıştırın. Ve bu karışımı kuru saçınıza masajla yedirin. Tüm saçınızı tepenize toplayın ve başınıza bir saç bonesi geçirin. Maskeyi saçınızda yaklaşık 25 - 30 dakika bırakın. Ardından saçınızı, ılık suyla durulayın. Çünkü sıcak su maskenin saçınızdan akmasını biraz zorlaştırabilir.&lt;br /&gt;Faydaları: Unlu maske kulağa başta tuhaf gelse de aslında aminoasit ile E ve B vitamini zengini buğday, saçlar için tam bir parlaklık kaynağı. Ayrıca sertleşen, kolayca dolaşan saçları da verdiği esneklikle büyük ölçüde rahatlatıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muzlu - Ballı Maske&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazırlanışı ve uygulama: Tüm malzemeleri blenderdan geçirin ve macun haline gelmesini sağlayın. Saçlarınızı üzerindeki sprey, jöle gibi tüm kalıntılardan arınması için yıkayın ve havluyla kurutun. Ardından maskeyi bir tarak ya da boya fırçası yardımıyla kökten uca tüm saçlarınıza yedirin. Başınızı streç filmle sararak ya da bir bone geçirerek 1 saat bu halde bekleyin.  Daha fazla da beklemenizde bir sakınca yok. Uzmanlar katlanabilenlerin gece bu halde uyumalarının harika sonuçlar yaratabileceğini söylüyor. Ancak eğer böyle yatacaksınız yatmadan en az bir saat önce sürün ki, saçlarınız kurusun ve üşütmeyin.  Maskeyi çıkarmak için önce bol suyla arınana kadar durulayın sonra da saçı yapılandıran tipte bir şampuan uygulayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Faydaları:  Çok çeşitli amino asitler, potasyum, A, B, C ve E vitaminleri içeren muz saçınız için tam bir güzellik kaynağı.  Maskenin içindeki bal ve diğer malzemeler hem saçınızı hem de kafa derinizi besleyecek. Bu maskeyi ayda bir kez uygulayabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Susam ve Hindistan Cevizi Maskesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazırlanışı ve uygulama:&lt;br /&gt;Tüm malzemeleri blenderda iyice karıştırın. Bir önceki uygulamada olduğu gibi saçınızı artıklardan arındırmak için yıkayın ve kurulayın. Karışımı saçlarınıza yedirin ve 15 dakika saç diplerinize parmaklarınızla masaj yaparak yedirin. Ardından 5 dakika daha bekleyin ve durulayın. Her gün kullanılabilen yumuşak bir şampuanla saçınızı tekrar yıkayın.&lt;br /&gt;Faydaları: Saçlarınızın ipeksi bir hal alması ve yumuşaması için oldukça etkili bir maske. Hindistan cevizinin içindeki mineral ve vitaminler saçlarınız kadar kafa derinizi de rahatlatacak. Bu maskeyi 15 günde bir rahatlıkla uygulayabilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-7983266585743306595?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/7983266585743306595'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/7983266585743306595'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2009/02/dogal-sac-maskeleri-ile-saclar-parlatma.html' title='Doğal Saç Maskeleri ile saçları parlatma'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-6816981586836146990</id><published>2009-02-11T15:37:00.001-08:00</published><updated>2009-02-11T15:37:16.769-08:00</updated><title type='text'>Çamur Banyosu Nedir?</title><content type='html'>Yan etkisi bulunmayan çamur banyosu, sadece güzelleştirmekle kalmıyor; aynı zamanda birçok hastalığa da çare olmasıyla yükselen bir trend oldu…Özellikle ülkemizde bulunan kaplıcalarda, ılıcalarda veya zengin içerikli toprağı bulunan bölgelerde çamur banyolarının faydalarından yararlanan pek çok insan var. Ancak yoğun tempo yüzünden bu rahatlatıcı tecrübeden yararlanamayanlar için artık şişelenmiş olarak alınabilen çamur banyoları da mevcut.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çamur banyosu nedir?&lt;br /&gt;Vücudun, içinde çeşitli içerikler bulunan ılık bir çamur banyosunda belirli bir süreyle tutulmasıdır. Yüz bölgesine uygulanan bazı çamur maskeleri de olmasına rağmen, çamur banyosu genellikle boyun bölgesine kadar vücudu çamurda tutarak gerçekleştirilir. Çamurun farklı ve çeşitli içerikleri olabilir: Örneğin içeriğinde radyoaktif elementler ve kükürt bulunan çamurun romatizma, cilt hastalıkları, ciğer ve dalak rahatsızlıklarına iyi geldiği gibi sindirim ve sinir sistemiyle ilgili yararları da vardır. Bazı tür çamur banyolarında volkanik kül ve çeşitli mineraller de bulunur. Bazı dillerde “moor”, yani iyileştirici toprak olarak da adlandırılan çamur banyolarının çeşitli vitamin ve doğal antibiyotik içerenleri de vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nelere iyi gelir?&lt;br /&gt;Çamur hafif ağrı ve acıları iyileştirir, kan dolaşımını artırır, kasları rahatlatır ayrıca cildi arındırarak yumuşak ve temiz hale getirir. Bilimsel araştırmalar çamur banyolarının aşağıdaki yararlarını da kanıtlamıştır:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hücre yenilenmesi:&lt;br /&gt;Kolajen üretimini artıran bir antioksidan olduğu için yaşlanma sürecini yavaşlatır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıkılaştırıcı:&lt;br /&gt;Cilt üzerinde bulunan ölü hücre ve diğer pisliklerin atılmasını sağladığı için sıkılaştırıcı etkileri vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hormon dengeleyici:&lt;br /&gt;Regl dönemi öncesi sendromu adı verilen dönemin negatif etkilerine karşı savaştığı gibi hormon dengeleyici etkileriyle regl dönemi zorluklarının azalmasını sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğal iltihap savar:&lt;br /&gt;Yorgunluk, aşırı zorlanma, veya bazı hastalıklar (artrit, romatizma) nedeniyle oluşan kas ve kemik problemlerini giderir. Bağışıklık sisteminin kuvvetlenmesine yardımcı olur. Stresi azaltan doğal bir yöntemdir. Bu nedenle özellikle sporcular veya efor gerektiren ağır işleri olan kimseler için çok faydalıdır&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-6816981586836146990?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/6816981586836146990'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/6816981586836146990'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2009/02/camur-banyosu-nedir.html' title='Çamur Banyosu Nedir?'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-5645250711404424134</id><published>2009-02-11T15:36:00.001-08:00</published><updated>2009-02-11T15:36:44.101-08:00</updated><title type='text'>Kırışıklığı Azaltan Yiyecekler</title><content type='html'>* Vücudun iyi kaliteli proteinlere ve doğru yağlara ihtiyacı vardır. Yüksek kaliteli protein tüketmemek, hücrelerin bozulmasına ve vücudun onarma işleminde yetersiz kalmasına yol açtığı için bu nedenle özellikle yüksek kaliteli protein içeren balık/tavuk/hindi tüketilmelidir. (yağsız kırmızı et yer almıyor önerilerde!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Doymuş yağlardan uzak durulmalı (margarin, tereyağı) ve doymamış yağlar (zeytinyağı, kanola, soya, mısırözü) tercih edilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Genç görünmek için yüksek glisemik yüklü karbonhidrat olan sofra şekeri, bal, pekmez, çikolata, mısır, makarna, pilav ve ekmek gibi yiyeceklerden uzak durulmalı onun yerine kan şekerini yavaş yükseltip insülini az uyaran kompleks karbonhidratlar tercih edilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Yeşil ve turuncu renkli sebzeler vücudun A vitamini seviyesini yükseltmekte, böylece cilt hücreleri güçlenip, ten daha canlı ve parlak olmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Somon, beyaz etli balık, kabuklu deniz ürünleri, tavuk, hindi, ıspanak, kuşkonmaz, lahana, sarımsak, brokoli, karnabahar, rezene, yulaf, tüm baklagiller, arpa, esmer buğday, zeytinyağı, yumurta, az yağlı süt, ceviz, fındık, badem, fıstık gibi sert kabuklular ile kiraz, yeşil elma, kavun, vişne, greyfurt, armut, erik, şeftali, avokado ve portakal gibi meyvelerin kırışık önleyici olduğunu belirtilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Soya fasulyesi ve yer elması da içerdiği bitkisel östrojen sayesinde cilde parlaklık vermekte ve cildin gerginliğini sağlamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Omega-3, bir diğer ismiyle ‘alfa linolenik asit’ için yağlı balıklar (somon, ton, uskumru), ceviz, badem, soya filizi, kuru fasulye, soya fasulyesi, nohut, keten tohumu ve yeşil yapraklı sebzeler tercih edilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Besinlerin hücrelere taşınmasını, atıkların da hücrelerden dışarıya çıkışını sağladığı için her gün mutlaka 8-12 bardak su içmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Serbest radikallere karşı önemli hücre koruyucu maddeler içerdiği için Yeşil çay tüketimi arttırılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Yeterli uykuyu almak için 7-8 saat uyunmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Sigara ve alkolden uzak durulmalıdır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-5645250711404424134?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/5645250711404424134'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/5645250711404424134'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2009/02/krsklg-azaltan-yiyecekler.html' title='Kırışıklığı Azaltan Yiyecekler'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-8769107923080073593</id><published>2009-02-06T15:11:00.000-08:00</published><updated>2009-02-06T15:12:03.828-08:00</updated><title type='text'>Ağız Kokusu</title><content type='html'>Ağız Kokusu : Çoğunlukla fena ağız kokusunun sebebi (%90 oranda) ağız içi kaynaklıdır. Diğer sebeb ise mide-barsak yada üst solunum yolu rahatsızlıklarıdır.Bunlara ilaveten özellikle çocuklarda barsak parazitlerine bağlı daha çok sabahleyin gözüken ağız kokusu oluşabilir.Bazı sistemik hastalıklardda da (diabet gibi) fena koku (ağız kokusu) görülmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağız kokusunun başlıca sebepleri;&lt;br /&gt;1-Kokulu yiyecekler&lt;br /&gt;2-Diş çürüğü&lt;br /&gt;3-Periodontal(dişeti ve çevre kemik dokusu)hastalıklar&lt;br /&gt;4-Sürekli ağız kuruluğu&lt;br /&gt;5-Tütün kullanma &lt;br /&gt;6-Tetersiz ağız hijyeni(kötü bakım)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişhekiminiz size ağız kokusunun sebebinin belirlenmesinde yardımcı olur eğer sebeb ağız içi kaynaklı ise bu sorununuzun giderilmesinde gerekli tedavi planlamasını yapar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağız kokusunu neler yapar&lt;br /&gt;Yediğimiz gıdalar solunumumuzu etkiler , özellikle soğan sarımsak gibi yiyecekler kan dolaşımımıza geçerler, oradan akciğerlere transfer edilir ve nefesimizle dışarı atılır. Diş fırçalama ,dişipi kullanımı ve ağız gargaraları ,sakız çiğneme ağız kokusunu sadece geçici olarak maskeler. Vücut gıdayı elimine edene kadar koku kalır.Diet yapanlarda düzensiz yemek yemeğe bağlı olarak fena ağız kokusu olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düzenli ağız bakımı olmazsa,gıda artıkları dişler arasında ,dilin ve dişetlerinin üstünde&lt;br /&gt;birikerek ağızda kalır ,belli bir süre sonra kokuya sebeb olur.Protezlerinde iyi temizlenememesi fena kokuya sebeb olur. Periodontal sağlığın bozulduğunun en önemli habercisi de fena ağız kokusudur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-8769107923080073593?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/8769107923080073593'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/8769107923080073593'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2009/02/agz-kokusu.html' title='Ağız Kokusu'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-4691031986409444030</id><published>2009-02-06T15:10:00.002-08:00</published><updated>2009-02-06T15:11:26.789-08:00</updated><title type='text'>Diş Sağlığı</title><content type='html'>DİŞ ÇÜRÜMESİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş çürümesi, dişte bakterinin neden olduğu bir hastalıktır. Genel soğuk algınlığından sonra diş çürümesi, tüm insanlarda görünen en yaygın bozukluklardan biridir. Çoğu kişi için ömür boyu kalıcı olan bir sorun olsa da diş çürümesi en sık çocuk ve gençleri etkiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm yaştaki kişiler için çürük, diş kaybının temel nedenidir. Diyet, flor kullanma ve doğru ağız hijyeni yoluyla diş çürümesini önlemede atılan önemli adımları bir kenara bırakırsak, günümüzde çocukların yarısından fazlasında 4 yaş hatta daha da önce diş çürümesi görülür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçmişte, orta yaşı geçmiş çok az kişinin kendi dişleri olurdu. Günümüzde, flor kullanımı, daha iyi diş bakımı, beslenme ve hijyen, insanların kendi dişlerini daha uzun süre kullanmalarına izin veriyor. Bu ise, görece yeni bir sorun ortaya çıkarıyor, daha yaygın görülen diş kökü çürümesi Diş köklerinin çürümesi, yaşlı kişiler arasında gittikçe artan bir sorundur. Yaşam boyu sürecek uygun diş bakımı, iyi beslenme ve iyi bir ağız hijyeni, diş çürümesinin bu türüyle baş etmenin anahtar yollarıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş Çürümesi Nasıl Gelişir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş çürümesi birbirini etkileyen 3 faktörün sonucudur: Bakteri, diyet şekeri ve hassas diş yüzeyi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücudunuzun diğer bölümleri gibi ağzınız da bakteri barındırır. Bu bakteriler, yediğiniz şeker ve karbonhidratların bir bölümünü aside dönüştürür. Bakteriler ve oluşturdukları asit, dişinizin yüzeyine yapışan ve diş plağı adı verilen yapışkan maddeyi oluşturur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakterilere ek olarak, plak da mukus ve yiyecek parçacıklarından oluşur. Dilinizi dişinizi fırçaladıktan birkaç saat sonra diş yüzeyinin üstünde gezdirdiğinizde plağı hissedersiniz. Doku, hafif pürüzlüdür ve özellikle arka dişlerin yüzeylerinde daha iyi fark edilir. Plak, tam diş eti çizgisinin üzerindeki alanlarda ve diş dolgularının sınırlarında molar (azı) ve premolar dişlerin oyuk ve yarıklarına sıkıca tutunur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Plakta oluşan ve çürümeye neden olan asit, dişin diş minesi yüzeyindeki minerallere saldırır. Plağın neden olduğu erozyon, diş minesinde küçük oyuklar (açıklıklar) oluşmasına yol açar. Bunu başlangıçta fark etmezsiniz. Çürümenin ilk belirtisi, tatlı, çok soğuk ya da sıcak bir şey yediğinizde hissettiğiniz ağrıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş minesinde bir kez çürüme başladığında, altındaki daha yumuşak dentin zedelenmeye açık hale gelir. Dentin, dişin ortasında diş özüne giden küçük kanallar içerir. Bakteri hassas diş özüne erişirse iltihap meydana gelir. Diş özü içindeki kan damarları genişler ve buna bağlı olarak, dişte genişleyecek yer olmadığı için, ağrı hissedersiniz Buna ek olarak, vücudunuz dişten çevre dokulara bakteri istilasına karşı koymak için alyuvarları gönderir.&lt;br /&gt;Bakterinin neden olduğu bu tür enfeksiyon diş apsesi olarak bilinir. Dişin çevresindeki kan damarları genişler. Genişlemiş damarlar, 0 bölgedeki sinirler üzerinde baskı yapar ve daha fazla ağrıya neden olur. Genellikle, vücudun bununla başa çıkma çabalarını bir yana bırakırsak, enfeksiyon diş özünü etkiler; sinirler ve kan damarları ölür. Diş ağrısı kesilir, ancak diş, daha sonra, bazen yıllar sonra apseye neden olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalıcı dişlerde, diş çürümesinin gelişimi bir ya da iki yıl alırken, süt dişlerinde süre daha kısadır. Asidin ilk oluşumu, bir şey yedikten sonra ilk 20 dakika içinde meydana gelir. şanslı olduğunuz bir nokta ise, bakteri, asit ve yediğiniz yiyeceklere karşı tamamen incinebilir, zedelenebilir durumda olmamanızdır Ağzın kimyası ve mekaniği belirli bir miktar koruma sağlar: tükürüğünüz ve dilinizin hareketleri yıkıcı ve bozucu maddelerden bazılarını temizleyebilir. Günümüzde, diş hekimliği de, diş çürümelerinin etkilerini azaltmak için koruyucu önlemler ve tedaviler sağlamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DİŞ ÇÜRÜMELERİNİN ÖNLENMESİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başarılı bir diş çürümesini önleme planı üç aşama içerir: Dişinize iyi bakmanız, doğru diyet ve çocukların durumunda ve tüm dişlere florid uygulanması. Böyle bir plan, günlük temelde, baştan sona tam bir fırçalama ve diş ipiyle diş aralarını temizlemeyi, kontroller için diş hekimine düzenli olarak gitmeyi, diyetinizde aldığınız şeker ve karbonhidratı denetlemeyi ve çürüğü önlemek için florid kullanımını içerir. İdeal bir dünyada herkes her öğün ve atıştırmadan sonra dişlerini fırçalamalıdır. Daha gerçekçi bir hedef ise dişleri bir sabah ve bir gece yatmadan önce olmak üzere günde en az iki kez fırçalamak ve en az bir kez diş ipiyle diş aralarını temizlemektir. çürüme süreci çoğu kez, gece ağzınız tükürük yokluğundan kuruduğunda ve diliniz ağzınızı temizleme hareketleri yapma konusunda hareketsiz kaldığında başlar. Gece yatmadan önce dişlerinizi fırçalamanız ve diş aralarını temizlemeniz çok önemlidir, çünkü aksi halde çürümeye neden olabilecek yiyecek ve bakteriler dişlerin çevresinde birikir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer bir yöntem, atıştırmalardan sonra ağzınızı su ile çalkalamaktır.Yaşam boyu sürecek iyi alışkanlıkların kazanılması erken yaşlarda olur. çocuklarınıza. tam takım dişleri olmadan önce fırçalama alışkanlığını kazandırın. Benzer şekilde, çocuğunuzun diş hekimi de diş ipiyle dişlerin arasını doğru olarak temizlemeyi size ve çocuğunuza gösterecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aldığınız şeker ve Karbonhidrat Miktarını Denetleyin :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şekerin, diş çürümesine katkısı olduğu düşüncesi yeni değildir. Ancak mayalı karbonhidratlar da buna neden olur. Mayalı karbonhidratlar şeker ve çoğunlukla pişirilmiş nişastayı içerir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karbonhidratlar, sağlıklı bir diyetin önemli bir bölümü olduklarından, karbonhidratı kesmeyin. Bunun yerine, diş çürümesini önlemek için aşağıdaki ipuçları yararlı olabilir. Bu, hiçbir zaman kendinizin ve çocuğunuzun dondurma, kek, turta ya da şeker yemesine izin vermeyin demek değildir. Yediğiniz şeker miktarı, nasıl ve ne zaman yendiğinden daha az önemlidir. öğünler arasında yenilen tatlılar öğünde yenenlere nazaran daha çok zarar verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşağıdaki önerileri, sizin ve çocuğunuzun yeme alışkanlıkları haline getirmeye çalışın:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Atıştırmalık yapışkan yiyeceklerden uzak durun. şeker, şeker kaplı fındık-fıstık, yapış-kan kuru tahıl, hamur ekmek, kuru üzüm, kurutulmuş meyva gibi yiyecekler dişlerinize yapışır. Kuru üzüm ve kurutulmuş meyve yemeye son vermeyin. Bunun yerine, bunları yedikten sonra 20 dakika içinde dişlerinizi fırçalayın (bakteri, diş çürümesine neden olan asidi bu süreden sonra üretmeye başlar) ya da ağzınızı su ile çalkalayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Atıştırdığınız yiyecekleri dikkatle seçin. Diş çürümesine neden olan yiyecekleri öğün aralarında yemek, aynı yiyecekleri öğünde yemekten daha zararlıdır. Gün boyunca azar azar atıştırmak bakterinin dişiniz üzerinde sürekli asit bulundurmasına izin verir. Sürekli şekerli içecekler içmeyin ya da şeker, şekerle tatlandırılmış nefes açıcı, öksürük tabletleri ya da sakız yemeyin ve çiğnemeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebekler dahi diş çürümesi riski taşırlar. Biberonla (süt ya da meyva suyu) uykuya yatırılan bebekler, diş çürümesi riskine maruz kalırlar. Hem süt hem meyva suyu şeker içerir. Bebeğinizin yatışması için biberona gereksinimi varsa. biberonu su ile doldurun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yakın zamanlarda yapılan araştırmalar, karbonhidratlarla birlikte alındığında bazı yiyeceklerin diş üzerindeki şekerin etkisini nötralize ettiğini ileri sürmektedirler. Öğünlerde, genellikle çeşitli yiyecek bileşimleri olur. Bu bileşimler, bakterilerin etkisini değiştirebilir ve diş çürümesini azaltma potansiyeline sahiptirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Floridin Önemi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belediye suyunun optimum düzeyde florid içerdiği yerlerde yaşayan kişilerde hemen hemen hiç diş çürümesi olmadığı ortaya çıkarılmıştır. Bazı yerlerde, içme suyundaki doğal florid içeriği o kadar yüksektir ki dişler üzerinde kahverengi lekeler oluşur. Floridin doğru miktarda kullanılmasıyla bu kozmetik risk giderilir, Floridin, su kaynaklarına da eklense, doğal olarak oluşsa da herhangi bir sağlık riski içerdiğinin bir delili yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Florid, özellikle dişleri gelişmekte olan çocuklar için yararlıdır. Florid. mineli yapıyla birleşir ve sürekli bir koruma sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerika Birleşik Devletlerinde birçok belediye, içme suyu tesislerine az miktarlarda florid eklemektedir. Bu yaklaşım hem güvenli hem de ekonomiktir. içme suyunuzu floridleme hakkında bilgi alabilirsiniz.Doktorunuz size reçeteyle florid tabletleri yazabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş çürümesine karşı en hassas olanlar çocuklar, ergenlik çağındakiler ve yaşlılardır. Bunlar için, florid içeren diş macunları dahil olmak üzere florid uygulaması istenir. Ayrıca, floridli ağız çalkalama suları da etkili olabilir. Ayrıca, birçok diş hekimi çocukların dişierine,düzenli check-uplarının bir bölümü olarak florid uygularlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Florid, dişlerinizin pürüzsüz, çiğnemeyen yüzeylerindeki oyukları önlemenin en etkili yöntemidir. Sonuç olarak, oyukların çoğu çiğneyen yüzeylerde meydana gelir. Bunun nedeni, arka dişlerinizin (premolar ve molar) bir diş fırçası olmadan temizlenmesi imkansız olan yarık ve oyuklar içermesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş Koruyucuları (Sealant)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi bir ağız hijyeninin yanında, arka dişlerin çiğneyen yüzeylerinin çürümesini önlemenin en iyi ve tek yöntemi diş koruyucularının kullanılmasıdır. Sealantlar çoğunlukla saydam ya da beyaz olan plastik benzeri ince bir kaplama sağlarlar. Uygulama ağrısız ve kolaydır. İlk önce, diş hekiminiz azı dişlerinin çiğneyen yüzeylerini temizler. Sonra, bu yüzeyler ayrı parçaların birbirine yapışmasının önlenmesi için hafif bir asitle yakılır. Dişler iyice yıkanır ve kurutulur. Daha sonra, diş hekiminiz aynı tırnağa oje sürer gibi dişinize kaplamayı sürer. Kaplama daha sonra sertleşir, çukur ve yarıklarda plağın oluşumunu önler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her ne kadar çeşitli koşullar etkinliklerini azaltsalar da diş koruyucuları 10 yıl dayanır. Diş hekimine düzenli giderek, bu koruyucuların ömrünü uzatmak için gerekli önlemleri alabilirsiniz. koruyucu kaplama düşerse, bunun yerine yenisi konabilir; zarar görürse, hiç kaplama yapılmamış dişten daha fazla çürük riskine maruz kalmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sealant koruması çocuklar için en uygundur. 6 yaş civarında, kalıcı azı dişleri ilk çıkmaya başladığında uygulanmalıdır. Yine, 11-13 yaşları civarında kalıcı ikinci azı dişleri çıktığında uygulanmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakımevlerinde yaşayan sakat, yaşlı insanlar ve diş çürümesi olasılığı yüksek olan kişiler de sealantlardan yararlanabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DİŞ ÇÜRÜMESİ VE FLOR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan on, yirmi sene önce, bilim adamları floru eksik içme suyuna flor ekleyerek, bu suyu içen çocuk ve ergenlerde çürük sayısının azaldığını buldular. Günümüzde, bilim adamlarının delili ise kesin: içme suyuna ve diş macununa flor eklenmesi, özellikle çocuklar arasında çürükleri önlüyor. Özellikle çocukluk dönemi başlangıcında flor almak dişlerin gelişimine yarar sağlar. Flor, mine yapısı içine girer ve sürekli koruma sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz ve aileniz her zaman flor içeren diş macunu ile dişlerinizi fırçalamalısmız.&lt;br /&gt;Çocuklara cazip kılmak için özel olarak tatlandırılmış olanlar da dahil çeşitli florlu diş macunları vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Flor kullanımının sonuçları öyle etkileyicidir ki, günümüzde sadece diş macunları değil bazı içme suyu kaynaklan da florid içerir. Flor ucuz, güvenilir ve etkilidir. Yine de, insanların çok azı florlu su içmektedir. Eğer çocuğunuz varsa ve içme suyu şebekesi böyle bir işlem görmemişse, okullarınızda içme suyu için florlama isteyin. Buna ek olarak, florlu su içemeyen her yaştaki kişi, diş hekimi ya da doktor reçetesiyle elde edebileceği flor damlaları ya da tabletleri kullanarak yarar sağlayabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük yaştaki çocuklar, ergenler ve erişkinler diş çürümesine en duyarlı olanlardır. Bunlar için, diş hekimi tarafından uygulanacak flor tedavisi kadar, florlu ağız çalkalama sulan (diş suyu) da yararlı olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DİŞ ÇÜRÜMESİNİN TEDAVİSİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyukların (çürükler) çoğunun farkına bir diş muayenesi sırasında varılır, çünkü çürümenin erken evreleri ağrısızdır. Diş çürümesini erken saptamak ve tedavi etmek ağrıyı, masrafı önler ve en önemlisi size dişinizi kazandırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir oyuk keşfedilir keşfedilmez, durum daha ağrısız gibidir, çünkü dişin dış bölümleri, diş minesi ve dentin ağrıya karşı diş özüne nazaran daha az hassastırlar. Çürüğünüz olup olmadığını saptamanın bir yolu diş röntgeni çekmektir. Diş hekiminiz, diş öykünüz ve dişlerinizin durumu temelinde röntgenin gerekli olup olmadığını ya da kaç röntgen çekilmesi gerektiğine karar verecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişinizde çok ciddi bir çürük varsa, modern diş hekimliği, tedavi sürecinin rahatsızlığını gidermek için donanmıştır ve genellikle diş dolgusu (onarılma) ya da kanal tedavisi (dişin hastalıklı bölümünün alındığı ve etkilenmemiş kök ve dişlerin yerinde bırakıldığı) gibi işlemlerle diş kurtarılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş Dolguları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çoğu kez, belirtileri fark etmişsinizdir. ancak düzenli muayeneniz için diş hekiminize gittiğinizde, diş hekiminiz çürüğü bulur. Ancak, bazı durumlarda: tatlı, çok sıcak ya da çok soğuk bir şey yediğinizde dişinizde hafif bir ağrı hissedebilirsiniz. Bu, diş çürümesinin en erken belirtisidir. Eğer, tatlı, sıcak ya da soğuk yiyecekler yerken keskin bir ağrı duyuyorsanız, bu daha ciddi bir çürümenin işaretidir. Bu durumların her birinde, çürüme süreci, dişin çürüyen kısmı temizlenerek (oyularak) ve bunun yerine dolgu konularak durdurulabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer çürüme yaygınlaşmış ise ya da siz özellikle çok hassassanız, ağrıyı kesmek için lokal anestezi (diş etlerine yapılan iğne yoluyla) uygulanabilir. Duruma göre bazı diş hekimleri rahatsızlık ve endişeyi azaltmak için diazot monoksit verebilirler. Eğer, ilaçla tedavi görüyor iseniz, herhangi bir anestezik almadan önce bunu mutlaka diş hekiminize söyleyin.çünkü, birlikte alınan belirli ilaçlar ve anestezikler ters reaksiyonlar doğurabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Etkilenmiş bölüm bir kez temizlendiğinde, diş hekiminiz artık dişinizi iyileştirmeye hazırlanacaktır. Kullanılan dolgu tipi dişin konumuna ve işlevine bağlıdır çiğneme işlevinin çoğunu yapan azı dişleri daha fazla basınca maruz kalırlar ve ön dişlerden daha dayanıklı bir maddeye gereksinimleri vardır. Buna ek olarak, eğer mümkünse ön dişdeki bir dolgu, dişin kendi rengiyle uyumlu olmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen, çürüme yaygın olduğunda, dişinizin tedaviye reaksiyonu ve hassasiyetinin gözlemlenmesini sağlamak için geçici bir dolgu yapılabilir. Birkaç hafta sonra, ters belirti ya da şikayetler yoksa, diş hekiminiz dolguyu çıkarır ve yerine kalıcı dolguyu koyar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En yaygın onarıcı malzeme gümüş amalgamdır ve arka dişlerde kullanılır. Bu tür dolgular aslında civa, gümüş ve diğer metal alaşımlarıdır. Standart alaşıma yakın bir zamanda eklenen bakır, günümüzün gümüş dolgularını birkaç yıl öncekinden daha dayanıklı bir hale getirmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha pahalı bir onarım olan altın dolgu, daha fazla kuvvet ve destek gerektiğinde amalgamın yerine kullanılır. Böyle bir dolgu kararmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ön dişlerdeki dolguların mümkün olduğu kadar görünmemesi gerekmektedir. Porselen sementin bir biçimi olan ve diş minesine benzeyen asit silisit tuzu, yakın geçmişe kadar standart bir seçimdi. Artık, daha sıklıkla plastik reçine kullanılmaktadır. Her iki biçim de doldurulan dişin rengiyle uyum sağlayacak biçimde renklendirilebilir Gelecekte, bileşik malzemeler azı dişleri ve köpek dişlerinin çiğneme yüzeylerinde kullanılabilecek kadar güçlü yapılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ara sıra, ön dişlerdeki küçük oyuklar için onarım malzemesi olarak altın kaplama kullanılmaktadır. Porselen ya da plastik bileşik malzemelerden daha pahalı ancak daha dayanıklıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer dişiniz, birkaç dolguyu ya da bir büyük dolguyu kırma tehlikesi olmadan destekleyemeyecek kadar çürümüşse, diş hekiminiz çürüğü temizleyebilir, boşluğu sement ya da amalgama doldurabilir ve bir porselen kaplama, metal bir kron ya da bir birleşik metal ve porselen kron ile doldurabilir. Kalıp genellikle dişinize göre yapılır ve kron laboratuvarda imal edilir. Daha sonra bu kron yerine oturtulur, şekil verilir ve son olarak dişinizden geriye kalan parça üzerine yapıştırılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanal (diş kökü kanalı) Tedavisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer şiddetli biçimde çürümüş bir dişiniz varsa ya da kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya gelecek kadar iltihaplanmışsa, diş hekiminiz ya da endodontist bir kanal tedavisi uygulayabilir. Bu işlem, sinir ve damar dokusunun (diş özü), kökten ve diş özü yuvasından ve ilişkili herhangi bir çürümüş diş yapısından temizlenmesini içerir. Kök ve dişin temelinin yerinde kalmasına izin verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanal tedavisi, bir muayenehane işlemidir ve lokal anestezi gerektirir. Bu çok aşamalı işlemde, diş özü temizlenir, yaratılan oyuk sterilize edilir ve hareketsiz bir malzeme (guttapercha) ve sement ile doldurulur. Diş yapısı artık öncekinden daha kolay kınlabiıir bir yapıdadır. Bu nedenle, genellikle kron gibi kalıcı bir onarım gerektirir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-4691031986409444030?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/4691031986409444030'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/4691031986409444030'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2009/02/dis-saglg.html' title='Diş Sağlığı'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-4107497793483541663</id><published>2009-02-06T15:10:00.001-08:00</published><updated>2009-02-06T15:10:30.512-08:00</updated><title type='text'>Diş Beyazlatma Teknikleri</title><content type='html'>Diş Beyazlatma. Diş Beyazlatma Teknikleri &lt;br /&gt;Diş Beyazlatma (Bleaching) teknikleri&lt;br /&gt;Diş beyazlatma;hidrojen peroksit veya türevi maddelerin dişin tabakalarına nüfuz etmesi ile yapılan ağartma işlemidir.&lt;br /&gt;Diş beyazlatma işlemi iki temel şekilde yapılır:&lt;br /&gt;Diş Beyazlatma&lt;br /&gt;1. Home Bleaching(evde yapılan beyazlatma); dişlerinizin ölçüsü alınarak şeffaf yumuşak bir plak hazırlanır.hekiminizin uygun gördüğü jel şeklindeki bleaching maddesi plağa konularak ağıza uygulanır.7-15 günlük kullanımdan sonra kontrol edilerek istenilen beyazlık elde edilinceye kadar uygulanır.Günde 2-8 saatlik uygulamanın gece uyku süresince yapılması tavsiye edilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2.Office Bleaching(muayenehanede yapılan beyazlatma); Klinik sartlarında hekimin 2-3 seansta ışınlı yada kimyasal olarak uyguladığı beyazlatma şeklidir.&lt;br /&gt;NE ZAMAN UYGULANIR?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-herhangi nedenle dişlerin bir veya birkaçının sarı,gri,kahverengi olduğu durumlarda&lt;br /&gt;-kanal tedavi sonrası grileşen cansız dişlere&lt;br /&gt;-antibiyotik kullanımı kaynaklı lekeler&lt;br /&gt;-gelişim defektlerine ve mine demineralizasyonuna bağlı lekelenmeler&lt;br /&gt;UYGULAMA ÖNCESİ YAPILMASI GEREKENLER&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Diş ve dişetlerinde gerekli tedaviler yapılmalı&lt;br /&gt;-Nikotin,kahve,çay gibi lekeler temizlenmeli&lt;br /&gt;-Mine defekti olan veya aşınmış dişler doldurulmalı&lt;br /&gt;UYGULAMA SIRASINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Beyazlatma işlemi sırasında veya sonrasında sıcak soğuk hassasiyeti oluşabilir.Geçici bir olaydır,zarar vermez.Doğru zaman ve ilaç konsantrasyonu kullanıldığı takdirde zamanla ortadan kalkacaktır.Gerekli durumlarda flor uygulaması yapılır.&lt;br /&gt;-Beyazlatma jeli uygulandığı dönemlerde kahve,çay,sigara gibi renk verici maddelerin kullanılması sakıncalıdır. Diş beyazlatma.&lt;br /&gt;ETKİ SÜRESİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uygulanan tekniğe ve konsantrasyona göre değişen etki süresi genellikle kalıcıdır.Bunun devamlılığını sağlamak amacıyla; 6 ayda bir home bleaching yapılarak pekiştirme tedavisi uygulanabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-4107497793483541663?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/4107497793483541663'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/4107497793483541663'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2009/02/dis-beyazlatma-teknikleri.html' title='Diş Beyazlatma Teknikleri'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-7858382121111665338</id><published>2009-02-06T15:09:00.001-08:00</published><updated>2009-02-06T15:09:59.305-08:00</updated><title type='text'>Ağız ve diş bakımı</title><content type='html'>Diş fırçalama&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    *  Doğru teknikle, düzenli diş fırçalama ağız ve diş bakımının temelini oluşturur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    * Düzenli diş fırçalama günde en az iki kez diş fırçalamaktır: Sabah kahvaltıdan sonra ve geceleri yatmadan önce.&lt;br /&gt;    * Alt ve üst çeneler, birbirinden ayrı olarak fırçalanmalıdır. Doğru diş fırçalama tekniği, fırçanın her iki çenede de dişetinden dişe doğru kullanılmasını ifade eder. Yani tek yönlü süpürme hareketi.&lt;br /&gt;    * Fırça ağız içinde sırayla tüm dişleri dolaşmalıdır ve fırçalanmayan diş yüzeyi kalmamalıdır.&lt;br /&gt;    * Sadece dişlerin çiğneme yüzeyleri ileri geri fırça hareketi ile temizlenmelidir.&lt;br /&gt;    * Dilin üst yüzeyi de mutlaka fırçalanması gereken bir bölgedir. Dil, pütürlü yüzeyinden dolayı, ağız kokusuna neden olan çok sayıda bakteriye barınak oluşturur. Bu bakteriler en çok dilin boğaza yakın (sırt) kısmında bulunurlar. Bu nedenle dilin geriye doğru olan bölgeleri de fırçalanmaya çalışılmalıdır. Mide bulantısı refleksi olan hastalar nefes verip, tekrar nefes almadan fırçayı mümkün olduğunca geriye götürüp fırçalamalıdır. Zamanla bulantı refleksi azalacaktır.&lt;br /&gt;    * Diş fırçası kullanımdan önce ıslatılmamalıdır ve üzerine nohut büyüklüğünde diş macunu sürülerek fırçalanmaya başlanmalıdır. (macun reklamlarındaki gibi tüm fırça yüzeyini kaplayacak şekilde değil)&lt;br /&gt;    * Tüm diş yüzeyleri tarif edilen şekilde fırçalandığında zaten ideal olan iki dakikalık diş fırçalama süresi oluşmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş ipi kullanımı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş ipi dişlerin ara yüzeylerini temizlemek için en etkili araçlardan biridir. Önemli olan sabırla günde en az bir kere ve genellikle gece yatmadan önce bu işlemi gerçekleştirmektir.İşaret parmakları arasında gergince tutalan diş ipi ile dişlerin ara yüzeyleri, diş ipini diş etine batırmadan rahatlıkla temizlenelebilir. Eğer diş ipi diş aralarına girmiyorsa bunun genellikle üç anlamı olabilir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   1. O dişler arasında diş taşı olabilir,&lt;br /&gt;   2. Dişlerden birinde çürük olabilir,&lt;br /&gt;   3. Dişlerdeki dolgularda kırılma/çatlama olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su ile gargara&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    * Su ağız sağlığı için yeryüzündeki en yararlı maddelerden biridir.&lt;br /&gt;    * Su ile gargara, su içmek ya da ağaza su alıp tükürmek demek değildir. Suyun ağız içinde her bölgeye değecek şekilde dolaştırılmasıdır.&lt;br /&gt;    * Su ile gargara günümüz insanının yoğun temposu ve temizlik alışkanlığına dönük gönülsüzlüğü için en iyi çarelerden biridir.&lt;br /&gt;    * Yediğimiz içtiğimiz her şeyden sonra mümkünse ağzımızı su ile çalkalamak ağız sağlığı için yararlı olacaktır.&lt;br /&gt;    * Kişi yanında küçük bir şişe su dolaştırarak bu alışkanlığı edinebilir.&lt;br /&gt;    * Ilık su içine katılmış bir çay kaşığı tuz gargarası ise ağızdaki bakteri florasını azaltır. Ayrıca diş etleri ile dişler arasındaki ödem miktarını azaltarak diş etlerinde sıkılaşma sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Renklendiricileri engelleme&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günümüz dünyasında diş hekimliğinin ve ağız-diş sağlığının en önemli düşmanı renklendiricilerdir. Sigara-tütün kullanımı, çay, kahve türleri, kola vb. içecekler, çikolata vb. şekerlemeler ve birçok ürün dişleri olumsuz etkilemektedir. Kullanıyorsanız her türlü tütünlü içeceği filtreli ağızlıkla içmek önerilir. Çay ve kahvenin açık tüketilmesini, kola ve içeceklerin hafif (light) ve açık renkte olanlarının içilmesi tavsiye edilir. Çikolata ve şeker tüketiminden sonra ise su ile kuvvetlice ağzın çalkalanması ve mümkünse diş fırçalaması önemlidir.&lt;br /&gt;Düzenli diş hekimi kontrolü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş fırçası üç ayda bir değiştirmelidir. Islak kalan fırçada mikrop üremesi kolaydır. Aynı anda en az 3 fırça kullanmanız yararınıza olacaktır. Diş fırçalarınızı başkalarının fırçalarından ayrı yerlerde tutmalısınız. Banyo aynasında, cüzdanınızda vb. kendinizi ağız bakımı konusunda motive eden işaret ya da simgeler bulundurmalısınız. 6 ayda bir diş hekiminize kontrole gitmeniz diş sağlınız için önemlidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-7858382121111665338?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/7858382121111665338'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/7858382121111665338'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2009/02/agz-ve-dis-bakm.html' title='Ağız ve diş bakımı'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-2514505349965996382</id><published>2009-02-06T15:08:00.002-08:00</published><updated>2009-02-06T15:09:17.627-08:00</updated><title type='text'>Bembeyaz dişlere bir saatte kavuşun</title><content type='html'>Dünyanın en güzel kadını, en yakışıklı erkeği bile olsanız, lekeli ve sararmış dişlerle güldüğünüzde tüm cazibeniz söner. Oysa, gülümseme; karşıdaki kişi üzerinde bırakılan ilk etkidir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse ki günümüz teknolojisinde inci gibi dişlerle korkmadan gülümsemek mümkün. Bunun için de sadece 1 saatte beyazlatma işlemi yaptırabilirsiniz&lt;br /&gt;Levent Refresh Clinic'ten diş hekimi Zerrin Doyranlıoğlu, güzelliğin olduğu kadar sağlığın da göstergesi olan dişleri beyazlatmanın yöntemlerini anlattı...&lt;br /&gt;* Diş beyazlatmanın formülü var mı?&lt;br /&gt;Diş estetiğinde en önemli konulardan biri diş minesinin rengidir. Bugün için herkes sarı veya gri dişlerini beyazlatmak suretiyle psikolojik olarak daha iyi bir görünüş elde etmek ister. Onun için özellikle ABD, Japonya ve Çin'de sadece diş beyazlatma merkezleri açılmıştır. Buralardaki uygulama, soğuk ışık altında yani ısı vermeyen ışık altında bir saat gibi bir zaman diliminde dişlerin üzerine konan jel kıvamındaki beyazlatıcı maddelerle dişlerin içindeki prizmalar arasında birikmiş olan lekelerin ortadan kaldırılmasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Dişleri nasıl beyazlatıyorsunuz?&lt;br /&gt;Dişlerdeki gözeneklerin temizlenmesinde 'hidrojen peroksit' yani oksijenli su veya türevi 'karbamit peroksit'li jeller kullanılıyor. Muayenehanede yaptığımız beyazlatma işlemi; yüksek konsantrasyondaki karbamit peroksit jelinin diş hekimi tarafından uygulanmasıyla gerçekleştirilir. Bu uygulamada, diş etleri ve dokular özel koruyucularla korunduğu için yumuşak dokularda herhangi bir zarar oluşmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Beyazlatma işlemi ne kadar sürüyor?&lt;br /&gt;Kişinin diş minesinin rengine bağlı olarak yapılan işlem en az birbuçuk saat sürüyor. Herkeste olmasa bile bazı durumlarda 1 veya 2 seans daha gerekebilir. Ayrıca yapılan işlem, esmer tanlilerde daha belirgin olarak görülürken, açık tenli kişilerde hemen fark edilmeyebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Beyazlatma dişlere zarar verir mi?&lt;br /&gt;Hayır vermez. Evde yapılan beyazlatma işlemlerinde jelin kontrolsüz olarak diş etine teması sorun yaratabilir. Bu nedenle taşan jelin fazlasının temizlenmesi gerekir. Yoksa kontrolsüz temas, diş etlerinde tahrişe neden olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Herkese beyaz diş yakışır mı?&lt;br /&gt;Genelde esmer renkli olan şahıslarda, örneğin zencilerin pek çoğunda dişler çok beyazdır. Açık ve buğday tenlilerde daha açık sarı renkte dişler görülür. Fakat açık ten rengine sahip olanlar bile dişlerinin beyaz olmasını ister. Çünkü beyaz bir gülüş, estetik açıdan çok önemlidir. Bu nedenle beyaz diş herkese yakışır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Diş beyazlatmayı hamileler ve çocuklar da yaptırabilir mi?&lt;br /&gt;Hamile ve çocuklarda beyazlatma yapılması kanaatimce pek uygun değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Özel diş fırçası ve macunu gerektirir mi?&lt;br /&gt;Diş macununun içerisinde iri grenli partiküller olmamalı, fırçalarken beyaz renk almalı ki kanamalar oluşursa görülebilsin. Diş fırçaları ise orta sertlikte ve kılları yuvarlatılmış, kolay temizlenebilir olmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kozmetikçilerde satılan diş beyazlatma ürünleri sağlıklı mı?&lt;br /&gt;Diş hekimi tarafından tavsiye edilmeyen beyazlatma ürünleri, oksidan maddeler içerdiğinden dişin dokularına zarar verebilir. Bu nedenle FDA (ABD Gıda ve İlaç Dairesi) beyazlatma ürünlerini ilaç kategorisine aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Dolgular da beyazlatılır mı?&lt;br /&gt;Hayır. Beyazlatma solüsyonu sadece diş dokusu üzerinde etkilidir. Öncelikle bakım yapılıp, dişlerin sonuç rengine göre; dolgu veya porselenlerin rengini belirlemek daha doğru olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Beyazlatmada son teknoloji nedir?&lt;br /&gt;Daha kısa sürede sonuç veren daha az hassasiyete yol açan ağartma ajanları geliştirildi. Son dönemlerde ışık kullanımı ile daha etkin sonuç alınabileceği düşüncesi de ortaya çıktı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-2514505349965996382?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/2514505349965996382'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/2514505349965996382'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2009/02/bembeyaz-dislere-bir-saatte-kavusun.html' title='Bembeyaz dişlere bir saatte kavuşun'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-3138861369829839158</id><published>2009-02-06T15:08:00.001-08:00</published><updated>2009-02-06T15:08:45.763-08:00</updated><title type='text'>Sağlıklı gözler için bol meyve</title><content type='html'>Gözlerimiz, sağlığımız konusunda bize çok önemli ipuçları verir. Gözlerimizde oluşan bazı sorunlar kimi zaman vücudumuzdaki çok önemli hastalıkların habercisi olabilirler.&lt;br /&gt;Örneğin kataraktta, göz merceği saydamlığını kaybeder ve görme azalır. Glokom, göz içi basıncının yükselmesi nedeniyle görme sinirinin giderek zayıflamasına ve görme kaybına yol açar.&lt;br /&gt;Erişkinlerde görülen göz hastalıklarının birçoğu daha az sıklıkla olmak üzere bebeklerde ve çocuklarda da görülebilir.&lt;br /&gt;A vitamini almak önemli&lt;br /&gt;Göz sağlığımızı olumsuz etkileyen hastalıklar arasında ise kronik diyabet ve tansiyon yer alır. Özellikle diyabet, gözde katarakt, glokom ve en önemlisi diyabetik retina hastalığına sebep olabilir. Diyabetlerde görme kaybı gelişme ihtimali normalden 25 kez daha fazladır. Diyabette beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi gerekir. Bu da glisemik indeksi düşük besinleri ve posalı yiyecekleri tercih etmekle, öğün atlamamakla, aşırı yağlı yiyeceklerden sakınmakla, şeker ve şekerli yiyeceklerden uzak durmakla olur.&lt;br /&gt;Gece iyi görememe olgusu ise genellikle A vitamini ve çinko eksikliğinden ileri gelir. En iyi A vitamini kaynakları havuç, ıspanak, lahana, portakal ve sarı renkli meyvelerdir.&lt;br /&gt;Sigara tiryakilerinde B12 eksikliğiyle birlikte görülen ender bir göz hastalığı ise tütün körlüğü olarak bilinir.&lt;br /&gt;Erken yaşlarda düzenli olarak ve bol bol meyve yemek, ilerleyen yaşlarda görme kayıplarını önemli oranda önler. Araştırmalar düzenli olarak günde üç öğün meyve yiyenlerde, yaşlılıkta görme kayıplarının yüzde 36 azaldığını ortaya koyuyor. Çoklu vitamin almak, katarakt riskini yüzde 60 azaltıyor. Özellikle çoklu vitamin hapında bulunan E ve C vitaminlerinin, katarakt riskini indirmede önemli rolü olduğu belirtiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Havuç&lt;br /&gt;Havuç içerdiği özel şekeri, A vitamini ve bol vitaminleri ile karaciğeri kuvvetlendirir, vücuttaki üre asidinin, ürat tuzlarının, benzeri yorgunluk maddelerinin idrarla dışarı atımına yardımcı olur. İçerdiği beta-karoten sayesinde gözleri korur ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göz için doğal reçeteler&lt;br /&gt;# Ceviz yapraklarının kaynatılması ile elde edilen sıvıya batırılan temiz bir bez parçası göz üzerine konursa göz iltihaplanmalarını önler.&lt;br /&gt;# Göz nezlesi ve kanlanmasında gül yapraklarından yapılan çayla göz banyosu yapmak çok etkili olur.&lt;br /&gt;# Havuç gözleri kuvvetlendirir.&lt;br /&gt;# Kavun göz nezlesine iyi gelir.&lt;br /&gt;# Maydanoz suyu ile yapılan göz banyosu gözkapağı iltihaplarını iyileştirir.&lt;br /&gt;# Rezene tozu karıştırılan suyla yıkandığında gözler kuvvetlenir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-3138861369829839158?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/3138861369829839158'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/3138861369829839158'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2009/02/saglkl-gozler-icin-bol-meyve.html' title='Sağlıklı gözler için bol meyve'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-4856379435829657919</id><published>2009-02-04T03:42:00.001-08:00</published><updated>2009-02-04T03:42:14.207-08:00</updated><title type='text'>Yağlardan kurtulmanın en kestirme yolu</title><content type='html'>» puanınızı öğrenmek için tıklayın&lt;br /&gt;sağlık şişmanlık güzellik diyet beslenme&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pek çok kadın için bölgesel yağlar, fazla kilolardan daha çok sorun oluşturuyor.İşe en yağlarınızdan kurtulmanın en kestirme yolu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak son yılların trendi olan lazer lipoliz, bölgesel yağların yok edilmesinde en kestirme yöntem olarak tercih ediliyor. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Plastik - Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Karacalar, bu yöntemi şöyle anlatıyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Kısaca lazer lipo olarak da bilinen yöntem lazer enerjisinin yağ dokusu içerisine bir fiber aracılığıyla gönderilip parçalanması esasına dayanır. Gevşek deriyi de bir miktar toparlama özelliği nedeniyle,  bu bölge için oldukça ideal bir yöntemdir. Bu özellik kolajen üretimini uyarmasına bağlanır. Bu etki ve parçalanan yağların emilmesi ile sonuçlar altı hafta sonra görünmeye başlar ve dört ay boyunca gelişme devam eder. Etkisi uzun vadede çıktığı için yaz hazırlıklarına çok geç kalmadan başlamak gerekir.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hızlı ve etkili sonuç&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lazer lipoliz yönteminin lokal anestezi altında yapıldığını belirten Dr. Karacalar, “İşlem sonrası morluk ve şişliğin az olmasının yanında hızlı bir işlem olarak çağımızın gereklerine uygun bir yöntem olduğu da söylenebilir” diyerek vücudun hangi bölgelerine uygulanacağı konusunda şunları söylüyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Lazer lipoliz, daha önce liposuction yapılan bölgelerde, revizyon ve rötuş için de uygun bir tekniktir. Erkeklerde meme büyüklüğü tedavisinde, sırt gibi sert bölgelerde, çene altı ve çene konturu bölgesinde, bacak içi, kol iç yüzü ve bel gibi dokunun gevşeme eğiliminde olduğu bölgelerde oldukça etkilidir. Aynı yöntemle aşırı terleme gibi sorunlarda ter bezlerine uygulanarak terleme ve koku sorunlarını giderebilmektedir. Yapılan çalışmalarda lazer enerjisi ile yağ hücresinin normal görevlerini yapa-mayıp, çevredeki suyu çekerek şiştiği ve dağıldığı saptanmıştır. Ancak aşırı gevşekliğin olduğu durumlarda lazer lipolizin yararları sınırlı olacağından ‘lifting’ işlemleri ile birlikte yapılması uygun olur. “&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-4856379435829657919?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/4856379435829657919'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/4856379435829657919'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2009/02/yaglardan-kurtulmann-en-kestirme-yolu.html' title='Yağlardan kurtulmanın en kestirme yolu'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-4557062357739660601</id><published>2009-02-04T03:41:00.003-08:00</published><updated>2009-02-04T03:41:58.720-08:00</updated><title type='text'>Tansiyonu çift kol ve bacaktan ölçün</title><content type='html'>Doğru sonuç alabilmek için tansiyonun çift kol ve bacaktan ölçülmesi gerektiği bildirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji ve Hipertansiyon Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yahya&lt;br /&gt;Sağlıker, doğru sonuç alabilmek için tansiyonun çift kol ve bacaktan ölçülmesi gerektiğini bildirdi.&lt;br /&gt;Prof. Dr. Yahya Sağlıker, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hipertansiyonun dünya ve Türkiye’de hızla artış gösterdiğini, buna rağmen belirtiler hafife alındığından, yüzlerce hastanın hipertansiyonu olduğunu bilmeden yaşadığını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağlıker, böbrek ve kalp hastalıkları başta olmak üzere birçok hastalığı beraberinde getiren yüksek tansiyonunun kontrol altında tutulması için belirli aralıklarla ölçülmesi gerektiğini, bunun için en uygun zaman diliminin her hafta&lt;br /&gt;salı ve cuma günleri olabileceğini belirterek, şunları kaydetti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Tansiyon, atardamarlardaki kan basıncının göstergesidir. Damarlarda kanın rahat dolaşabilmesi için belirli bir basıncın olması gerekir. Bu basıncın düşük ya da yüksek olması tansiyonla ifade edilir. Çok düşük tansiyon da yüksek tansiyon da tehlikelidir. Tansiyonun normal değerleri küçük tansiyonda 8, büyük tansiyonda 12’dir. Bunun çok altı ya da üstünde çıkan değerler tedaviyi gerektirir."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağlıker, "hastaneler de dahil, tansiyona hep tek koldan, daha çok da kalbe yakın olduğu düşüncesiyle sol koldan bakıldığını" belirterek, "Oysa, bu tamamen yanlış. Tansiyon tek koldan ölçülecekse sağ olmuş, sol olmuş fark etmez.&lt;br /&gt;Ancak, en doğru yöntem her iki kol ile bacaktan ölçülmesidir" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"İki kol ile bacaklardaki tansiyon arasında 3-4 değerin üzerindeki farkın kalp ya da damarlarda rahatsızlık olduğunu gösterdiğine" dikkati çeken Sağlıker, şöyle devam etti:&lt;br /&gt;"İki kol ile bacaklardaki tansiyon ölçümünde kollarda yüksek, bacaklarda düşük çıkıyorsa ciddi bir kalp rahatsızlığının habercisidir. Tansiyon, bacaklarda yüksek, kollarda düşük çıkıyorsa bu da kalbin büyük damarında darlık olduğunu gösterir. Buna biz şah damarı da diyoruz. Bu darlık öldürücü sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle kol ve bacaklardaki tansiyon farkı 3-4 puan ve üzeri çıkıyorsa mutlaka tedavi yoluna gidilmeli."&lt;br /&gt;Sağlıker, herhangi bir göz rahatsızlığı olmamasına rağmen ışığa karşı hassasiyetin de yüksek tansiyon olduğunu gösterdiğini belirterek, şöyle devam etti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Tansiyon insan vücudunun kara kutusudur. Başta kalp ve damar hastalıkları olmak üzere birçok hastalığın habercisi olan tansiyon yaş farkı da gözetmeksizin herkeste görülebiliyor. Bu nedenle sağlıklı olduğunu düşünen&lt;br /&gt;bireyler de belirli aralıklarla tansiyonunu kontrol ettirmeli."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-4557062357739660601?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/4557062357739660601'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/4557062357739660601'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2009/02/tansiyonu-cift-kol-ve-bacaktan-olcun.html' title='Tansiyonu çift kol ve bacaktan ölçün'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-5912222766939796395</id><published>2009-02-04T03:41:00.001-08:00</published><updated>2009-02-04T03:41:42.456-08:00</updated><title type='text'>Sağlıklı beslenme ipuçları</title><content type='html'>Sağlıklı beslenme denince akla ilk meyve ve sebzeler gelir. Ancak sebzenin pişirilme şekli ve meyvenin miktarı gözardı edilmemelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dilara Koçak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağlıklı beslenme doğru alışverişle başlar. Alışveriş sonrası mutfakta uyacağınız kurallar kadar, sofrada yediğiniz miktar da tabii ki önemlidir. Sağlıklı beslenme denilince ilk akla gelen sebze ve meyvelerdir. Ancak sebzenin pişirilme şekli yenilen meyvenin miktarı gözardı edilmemelidir. Bununla birlikte süt - yoğurt, tahıllar, et ürünleri ve baklagiller de tabi ki beslenmenin önemli parçalarıdır. Mutfağınızı bu konuda yeniden gözden geçirmek isterseniz aşağıdaki ipuçlarına özellikle göz atmanızı tavsiye ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; 1- Sebze yemeği yapılırken, 1 kg sebzeye 2 yemek kaşığı sıvı yağ koyun. Etli sebze yemeklerinde ise yağa gerek yok.&lt;br /&gt;2-Yağda kızartma veya kavurma yerine haşlama, fırında ızgara veya sulu pişirme yöntemlerini kullanabilirsiniz.&lt;br /&gt;3- Yemeklere lezzet vermek için sebzeler ve baharatlarla farklı tatlar yaratmaya çalışın.&lt;br /&gt;4- Sosları ve çorbaları krema yerine az yağlı sütle deneyin.&lt;br /&gt;5- Evde tuzu ve yağı daha az tüketmesi gereken birey var ise herkese aynı tencerede yemek pişirin. Daha sonra bir miktar ayırıp tuz ve yağ ilave edin.&lt;br /&gt;6- Kurabiye ve keklerde şeker yerine kuru meyve veya pekmez deneyin.&lt;br /&gt;7- Dondurulmuş patatesi kızartmak yerine bir de fırınlayarak deneyin.&lt;br /&gt;8- Yemek pişirmeye zamanınız yoksa sebzeyi haşlayıp salataya karıştırın veya yoğurtla deneyin.&lt;br /&gt;9- Kek ve ya kurabiyelerde yağı azaltmak için yağsız süt tercih edin.&lt;br /&gt;10- Izgaranızı sadece et tavuk ve balık için değil, sebzeler için de kullanın. Domates, biber, kabak, mantar vs.&lt;br /&gt;11- Yağsız pişirmek için tavaya su damlatın ve kısık ateşe oturtun.&lt;br /&gt;12- Fırında yağsız pişirme işlemi için yağlı kağıttan faydalanın.&lt;br /&gt;13- Katı meyve veya sebze sıkacağından çıkan posayı keklerin içine koyabilirsiniz.&lt;br /&gt;14- 1 yumurtaya 2 yumurtanın sadece beyazını ekleyin ve tavaya yağ yerine çok az su koyup dilediğiniz sebzelerle beraber pişirin.&lt;br /&gt;15- Çay saati canınız börek isterse  1 yufka içine 3 yemek kaşığı lor peyniri ve biraz maydanoz ekleyin. Gözleme şeklinde dörde katlayın. Üzerine 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile 3 yemek kaşığı light yoğurt sürün ve iki yüzünü teflon tavada hafif ateşte pişirin. Yarısını yediğinizde sadece 2 dilim ekmek ve 1 ölçü peynir yemiş olacaksınız.&lt;br /&gt;16- Pirinç yerine bulgur tercih edin. Glisemik indeksi düşük olan bulgur kan şekeri seviyenizi pirince göre dengeler. 2 yemek kaşığı bulgur, 1 ince dilim ekmeğe eşittir.&lt;br /&gt;17- Hamurlu ve yağlı tatlılar yerine meyveleri fırınlayın.&lt;br /&gt;18- Meyve suyunun kalorisini düşürmek için sulandırın veya maden suyuyla karıştırın.&lt;br /&gt;19- Domates ve soğanı yemeklerde bol kullanın, kalori değeri düşük su oranı yüksek olduğu için doyurucudur ve antioksidan kapasitesi yüksektir.&lt;br /&gt;20- Et veya tavuğun yanına karbonhidrat içeren (patates, pirinç vb) bir garnitur yerine kalorisi çok düşük olan mantarı seçin.&lt;br /&gt;21- Patatesi kızartmak yerine fırında sütle pişirmek daha iyi bir seçimdir.&lt;br /&gt;22- Yulaf, kepek unu ve kuru meyvelerle kendi müslinizi hazırlayabilirsiniz. &lt;br /&gt;23- Tarçın, şeker ihtiyacını azaltır. Meyve salatası, bitki çayları ve sütünüzün içine eklemeyi deneyin.&lt;br /&gt;24- Evde mutlaka taze sebze ve meyve bulundurun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-5912222766939796395?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/5912222766939796395'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/5912222766939796395'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2009/02/saglkl-beslenme-ipuclar.html' title='Sağlıklı beslenme ipuçları'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-6618809442416702848</id><published>2009-02-04T03:40:00.002-08:00</published><updated>2009-02-04T03:41:00.380-08:00</updated><title type='text'>Egzersiz yaparak kilo verebilir misiniz?</title><content type='html'>spor sağlık egzersiz diyet&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şişmanlık tanım olarak vücutta sağlığı bozan yağ birikimi demektir. Günümüzde kötü ve aşırı beslenme yanısıra hareketsiz yaşamaya bağlı olarak şişman insan sayısı giderek artmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şişmanlık kalp, damar hsatalıkları, şeker hastalığı ve eklemlerde bozulmalar ön planda olmak üzere bir dizi hayatı kötü etkileyen ve yaşam süresini kısaltan sağlık sorununa neden olmaktadır. Önlenmesi ise oldukça güçtür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerikan Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Prof. Dr. Nadire Berker, belirli bir vücut ağırlığı ve yağ birikimi oluştuktan sonra vücutta oluşan değişiklikler nedeniyle kilo vermek imkansız denecek kadar zor olabileceğini ve bu nedenle normal kilosunun üzerinde olduğunu gören her insan kalori alımını kısıtlamalı, beslenmesini düzenlemeli ve hayatına egzersizi katması gerektiğini belirtiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşırı ve kötü beslenmeye bağlı olarak kalori alımı artışı vücutta yağ dokusu ve şeker fazlası, hareketsizlik birleştiğinde pankreas açlık halinde daha fazla insülin salgılamaya başlar. Vücuda alınan şekere vücudan verdiği insülin salgısı cevabı hızlanır. Ancak insüline hücrenin duyarlılığı düşer. Bir diğer deyişle biz şeker almaya devam ettikçe vücudumuz da bu şakarin hücrelerimize girebilmesi, vücudumuzun bu şekeri kullanabilmesi için daha fazla insülin salgılamaya başlar. Ancak hücrelerimiz bir süre sonra bu aşırı insülin salgısına cevap vermezler, yani insüline duyarsız hale gelirler, böylelikle şeker hücre içine geçememeye ve kanda yükselmeye başlar. Ayrıca adrenokortikal hormonlar ve büyüme hormonu yapımı azalır, yağların yakılmasından sorumlu olan lipaz denen enzim azalır ve kolesterol üretimi hızlanıarak şişmanlık giderek yerleşir, şeker hastalığı sinsice başlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşırı kilo nedeniyle hastalık riski arttığı gibi varolan veya yeni gelişen hastalıklar da daha şiddetli geçirilir. Aşırı kilo fiziksel iş yapabilme kapasitesini azaltır. Şişman kişiler eggzersize başlamadan önce kapasitelerini ölçmek için egzersiz testi yapmak gereklidir. Ancak şişmanlarda koroner arter hastalığı yani kalp damarlarında tıkanıklık riski yüksek olduğundan çok dikkatli olunmalı, en ufak bir rahatsızlıkta test sonlandırılmalıdır. Test esnasında tansiyon da aniden yükselebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egzersiz orta derece şişman insanlarda kilo kaybına yardımcıdır ancak morbid obezitede işe yaramaz. Düzenli egzersizle yağ dokusunda azalma olur. Vücut ağırlığı aynı kalabilir bu da kas dokusu gelişmesine bağlıdır. Düzenli egzersiz göbek ve karın çevresi yağ kaybına yol açar, gövde yağ dağılımını düzeltir. Vücut yağları gövde üst tarafında biriken kişiler egzersizle daha kolay yağ kaybederler. Fizik aktivite ve açlık arası ilişki tam aydınlatılmamıştır. Kalori kısıtlandığında, diyetle vücudun kalori yakma hızı azalmaktadır. Ayrıca vücut diyetteyken egzersizle yaktığı kalori mikatrını da azaltmaktadır. Bu nedenle egzersiz istenildiği ölçüde kalori harcamasına neden olamamaktadır. Yine de düzenli egzersiz ile kişi kilosunu koruyabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şişmanlarda düzenli egzersiz hücrenin insüline gösterdiği direnci azaltmakta, açlık kan şekerini düşürmekte ve şeker toleransını arttırmaktadır. Bu sayede şeker hastalığı riski azalmakta, şişmanlığın sürmesine yol açan kısır döngü kırılabilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şişmanlık tedavisinde amaç yağ kütlesinin azaltılması, kas kütlesinin korunmasıdır. Hafif ve orta derecede şişman olanlar, vücut yağı üst gövdede toplanmış olanlar, sürekli kilo alıp vermeyenler, fazla kilolarını erişkinken almış olup gerçekten vermek isteyenler kilo kaybedebilirler. Aşırı şişmanların, durmadan kilo alıp verenlerin, çocukluğundan beri şişman olanların kilo verme şansı yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyet yaparken amaçlar yağ alımının ve alınan toplam kalori miktarının azaltılmasıdır. Fiziksel aktivitenin amaçları ise günlük hareket miktarının ve kalp-akciğer kondüsyonunun arttırılmasıdır. Kilo kaybı sağlayan tıbbi müdaheleler arasında açlık diyetleri, mide ameliyatları, mideyi pas geçen barsak bypas ameliyatları, çene telleme, mide içi balonlar, yağların cerrahi yöntemle alınması ve ilaçlar sayılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şişmanlarda egzersiz planlarken her zaman egzersiz testi yapmak zorunlu değildir. Testin amacı egzersiz reçetesinin daha detaylı yazılabilmesidir. Kişinin fiziksel kapasitesi anlaşılır ve egzersizin yoğunluğu buna göre belirlenir. Program hazırlanırken eğlenceli, pratik, kişinin hayatına uyumlu bir hareket ve spor dizisi seçilmelidir. Amaç kalori harcatırken vücuda hasar vermemektir. Kalori hem egzersiz sırasında hem de hemen egzersizden sonra erken dinlenme fazında harcanır. Bu nedenle günde bir uzun egzersiz seansı mı yoksa birkaç kez kısa seanslar mı yapılması gerektiği tartışmalıdır. Şişmanlarda vücut ağırlığının eklemler üzerine bindirilmediği sporlar tercih edilmelidir. Yürüyüşler de yapılabilir, günlük yaşam aktiviteleri arttırılır, dirençli çalışmalar ile kaslar güçlendirilir. Her gün veya haftada en az 5 gün çalışılmalıdır. Günde tek sefer 40-60 dakika veya günde 2 kez 20-30 dakika egzersiz yapılmalıdır. Egzersizin şiddeti kişinin maksimum kapasitesinin %50-70’i olacak şekilde ayarlanmalı, daha sonra % 70-85’e çıkılmalıdır. Dirençli kas güçlendirme egzersizleri yerine aerobik egzersizlerle yağ kütlesi daha kolay azalır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şişmanlıkta egzersiz programlarının en hassas noktası eklem hasarının önlenmesidir, ayrıca bireyin motivasyonunun yani egzersiz yapma hevesinin korunması da çok önemlidir. Kilo fazlalığı vücudun ısı ayarlama sistemini bozduğundan egzersize başlamadan önce mutlaka gevşeme, ısınma yapılmalı, egzersiz sonunda soğuma yapılmalı ve egzersizin şiddeti yavaş yavaş arttırılmalıdır. Eklemlere yük bindirmeyen veya az yük bindiren sporlar seçilmeli, ısı ayarlamasına dikkat edilmeli, ortam serin, neredeyse soğuk olmalı, bool sıvı alımı sağlanmalı, rahat ve ter atan giysiler giyilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egzersiz olarak kürek, yürüyüş ve bisiklet önerilir. Koroner arter hastalığı riski azalır, kilo azalır, fonksiyonel performans artar. Süre önemlidir, günde en az 60 dakika çalışılmalı ve ideal olarak her gün çalışılmalıdır. Bu progrmada istenilen hedeflere en erken 9-12 ayda ulaşılabilir. Son olarak şişmanlarda başka hastalıkların da olabileceği unutulmamalı, özellikle kalp hastalığı veya hipertansiyon nedeniyle ilaç kullanan hastalarda egzersiz programları mutlaka hekimler tarafından gözden geçirilmelidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-6618809442416702848?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/6618809442416702848'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/6618809442416702848'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2009/02/egzersiz-yaparak-kilo-verebilir-misiniz.html' title='Egzersiz yaparak kilo verebilir misiniz?'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-7057337816426033665</id><published>2009-02-04T03:40:00.001-08:00</published><updated>2009-02-04T03:40:36.953-08:00</updated><title type='text'>Menopoz...</title><content type='html'>sağlık menopoz diyet&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ateş basması, gerginlik, kilo alımı ve diğerleri... Diyetisyen Tuğçe Altan Bahçe, sağlıklı bir menopoz süreci için beslenme planı çıkardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadın yaşamının üçte birini kapsayan menopoz dönemi genellikle kadınların korkulu düşü. Çünkü bir yandan değişen hormo sistemin getirdiği yakınmalar diğer dan bu yakınmaların da etkisiyle, en farklı dönemin psikolojik yansıması. Yavaşlayan metabolizma nedeniyle bel çevresinde yağlanmanın başlaması... Birbirini izleyen birçok yakınma...Peki bütün bunlar olmak zomnda mı?  Uzmanların yanıtı hayır! Çünkü bu sorunların üstesinden gelmek mümkün. Nasıl mı? İşte sorunlar ve üstesinden gelme yolları:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Östrojenin azalmasıyla gelen ateş basmaları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Menopoz, kadının yaşamında doğurganlık döneminin sona erdiği ve yeni dönemin başladığı doğal bir süreç, menopozla birlikte yaşamın farklı dönemllerinde olduğu gibi, kadın vücuda birçok fizyolojik değişiklikler gösterir. Bunların başında hormonal ve fizolojik değişiklikler gelir. Menopoz başdığında kadınların östrojen hormonu salgısı giderek azalır ve mensturion tamamen durur. Östrojenin yokluğu nedeniyle ateş basması, ani aşırı terleme, sinirlilik, ağlama nöbetleri, uykusuzluk, unutkanlık, kemik erimesi ve kan şeker düzeninin bozulması, kilo artışı gibi bilinen pek çok belirti ve sağlık sorunu ortaya çıkar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hormonların dengeli çalışması beslenme önemli&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Menopoz dönemi öncesinde kilo sorunu olmayan kadınlarda bile, menopozla birlikte karın bölgesinde yağlanma olur. Menopozun olumsuz belirtileri ile birlikte istenmeyen bu kilo artışım engellemek için kadınlar çok sıkı ve yetersiz (dengesiz) diyetlere başvurabilir. Uygulanan bu sıkı diyetlerle kemik sağlığı bozulur, bağışıklık sistemi yeterli çalışamaz. Ancak kilo artışı da kişide, östrojen hormonuna duyarlı göğüs kanseri ve kalp damar hastalıkları riskinin artmasına neden olabilir. Menopoz dönemindeki beslenme, diğer dönemlerde olduğu kadar önemli ve sağlığı koaımaya yardımcıdır. Yeterli ve dengeli, ana ve ara öğün içeren bir beslenme programı, vücudun bu döneme uyum sağlamasına yardımcı olurken, hormonların dengeli çalışmasını sağlar. Kişiyi olası hastalıklardan korur. Bu dönem kısa süreli beslenme programlarını uygulamak yerine, uzun dönemli yaşam tarzı değişikliklerini ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarını kazanmaya çalışmakta fayda var. Çünkü artık farklı bir siz varsınız. Vücudunuzun tepkileri bu dönemde değişirken, siz ona yardımcı olmalısınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Az tüketin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;¦ Tuzu dikkatli kullanmaya çalışın. Fazla tuz tüketimi sodyum minerali alımını artırdığı için, kan basıncında değişikliklere, dolayısıyla da kalp-damar hastalıkları riskinin artmasına neden olur. Ayrıca idrar ile birlikte kalsiyum atımının artmasına yol açarak osteoporoz (kemik erimesi) oluşumunu hızlandırır.&lt;br /&gt;¦ Kahve, çay ve gazlı içeceklerin içeriğinde bulunan kafein ve tanin, bazı minerallerin emilimini olumsuz etkiler. Menopoz ile oluşabilecek uykusuzluk ve sıcak basması gibi olumsuz belirtileri artırır. Bu nedenle bitki çayları, kafeinsiz kahve, ayran veya az şekerli limonata gibi içecekleri tercih edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;¦ Tahıl grubu tüketmeye çalışın: Tam ekmek çeşitlerini, bulgur, kuru baklagiller gibi besinlere&lt;br /&gt; beslenmenizde sıkça yer am    vermelisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;¦ Et tüketimi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşlenmemiş tahıl grubu besinleri tercih edin. Bunların posa (lif) oranları yüksek ve glisemik indeks değerleri düşük olduğu için kilo almanızı engeller ve daha uzun süre kan şeker asını sağlar, mgeleyin. Kırmızı eti  haftada 2 defa tüketin. (Fazlası olumsuz etkileyen doymuş yağ içerir.) Balık ve diğer beyaz et ürünlerini haftada 3 defa tüketmeye çalışın. Balık kalp sağlığı için gerekli olan yağ asidi Omega 3' ün en iyi kaynağıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;¦ Süt ve süt grubu olan besinler gereklidir. Süt ürünlerini her gün 2-3 su bardağı kadar tüketmeli, yeşil yapraklı sebzelere önem vermelisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MENOPOZ DÖNEMİ İÇİN ÖRNEK MÖNÜ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KAHVALTI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;¦ 2 kibrit kutusu beyaz peynir(yarım yağlı)&lt;br /&gt;¦ 2 ince dilim tam buğday ekmeği&lt;br /&gt;¦ 2 adet ceviz (haftada 3-4 günceviz, kalan günlerde ise 1 tatlı kaşığıketen tohumu kullanın)&lt;br /&gt;¦ 1 tatlı kaşığı yaban mersini&lt;br /&gt;¦ 2 adet kuru kayısı&lt;br /&gt;¦ 1 büyük fincan yeşil çay (şekersiz)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ARA ÖĞÜN&lt;br /&gt;¦ 2 adet mandalina&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÖĞLE YEMEĞİ&lt;br /&gt;¦ 6 yemek kaşığı kıymalı yeşilmercimek&lt;br /&gt;¦ 1 kase yoğurt (yağsız) salatası (1 tatlı kaşığı kadarzeytinyağı ilave edilmiş)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ARA ÖĞÜN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;¦ 1 adet elma&lt;br /&gt;¦ 1 su bardağı az yağlı süt&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AKŞAM YEMEĞİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;¦ 6 köfte kadar ızgara levrek(200 gr.)&lt;br /&gt;¦ 1 adet zeytinyağlı enginar(1 tatlı kaşığı kadar zeytinyağı ilaveedilmiş)&lt;br /&gt;¦ 1 dilim tam buğday ekmeği&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ARA ÖĞÜN¦ 1/2 adet nar&lt;br /&gt;¦ 1 adet kivi&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-7057337816426033665?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/7057337816426033665'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/7057337816426033665'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2009/02/menopoz.html' title='Menopoz...'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-5581952808727160649</id><published>2009-02-04T03:39:00.002-08:00</published><updated>2009-02-04T03:40:13.279-08:00</updated><title type='text'>Dökülen saçlarınızı saymaktan sıkılmadınız mı?</title><content type='html'>sağlık güzellik saç&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saç dökülmesi erkek ve bayanlarda görülen olağan bir süreçtir. İşte saç dökülmesinin nedenleri ve çözümleri..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genetik özellikler, bilinçsiz kozmetik kullanımı, yanlış saç bakım yöntemleri, stres, mevsimsel dökülmeler gibi sebeplerden dolayı saç köklerinde meydana gelen tahribatlar saç tellerinde incelmeye, saçların dökülmesine neden olur. Amerikan Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Dr. Bilgehan Yılmaz, saç dökülmesinin sadece dökülmeye sebep olan etkeni bilip ona karşı bir önlem aldığında durdurulabileceğini belirtiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Saç dökülmesinin bir çok nedeni olabilir. Demir eksikliği ve buna bağlı kansızlık veya başka sebeplerle kansızlık (anemi), tiroit hastalıkları, yumurtalıklara bağlı hormonel düzensizlikler gibi sebepler genel olarak daha sıktır. Fakat kronik stres faktörleri ve ailevi yatkınlık da saç dökülmesinde önemli faktörlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- Kadınlarda da erkeklerde olduğu gibi kalıtımın etkisi vardır fakat erkeklerde görülen sıklıkta ortaya çıkmaz. Kalıtsal faktörlerin etkisi ile ortaya çıkar ve “kadında erkek tipi saç dökülmesi” olarak türkçeleştirebileceğimiz tabloda saçlar zaman içinde giderek incelir, tüysüzleşir ve bu incelme ile giderek alına yakın tepe bölgesinde seyrelme başlar. Çok ileri vardığı durumlarda kadında da tepede erkekteki gibi kellik tablosu ortaya çıkabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3- Her gün belli miktarda saç kaybederiz. Bunlar doğal yaşam sürelerini tamamlamış ve dökülmeleri gereken saçlardır. Yerlerine yenileri çıkar. Çeşitli kaynaklara göre değişkenlik gösterse de günde 100 adete kadar saç kaybı normal kabul edilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4- Fön, perma, boya gibi işlemlerde saçlar kopup, kırılabilir. Zamanla cansız, kuru ve mat görünmeye başlayabilirler. Buna rağmen saç kökleri zarar görmez. Biz gene de doğru ve kaliteli ürünler kullanmaya özen göstermeliyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5- Saçlarımızın sağlığı tüm bedenimizin sağlığı ve yaşamımızdaki psikolojik faktörlerle de ilgilidir. Sağlıklı ve huzurlu bir yaşam için gayret göstererek saçlarımıza yardımcı olabiliriz. Ne yaparsak yapalım değiştiremeyeceğimiz kalıtsal faktörlere gelince, eğer bunlarla ilgili bir saç problemi yaşıyorsak mutlaka bir dermatoloğa görünmeliyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6- Beslenme tüm vücut sağlığımız için olduğu gibi saçlarımız için de önem taşır. Beslenmenin dengeli olması çok önemlidir. Kilo verme veya ince kalma kaygısı ile yapılan diyetler bazen saçlarımıza zarar verebilmektedir. Hatta bazı kadınlardaki sürekli saç dökülmesinin sebebi dengesiz beslenmeleridir. Hiç yağ yememek, çok düşük kalorili rejimler yapmak ya da proteinden fakir beslenmek sonucunda saç dökülmesi kaçınılmazdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7- Saç dökülmesini, sadece dökülmeye sebep olan etkeni bilip ona karşı bir önlem aldığınızda durdurabilirsiniz. Örneğin demir eksikliğine bağlı bir kansızlıktan dolayı saç dökülmesi problemi yaşıyorsanız, saçınıza herhangi bir yağ ya da başka bir ürün sürerek bu problemi çözemezsiniz, demir almanız, eksik demir depolarınızı doldurmanız gerekmektedir. Kısmen eczanelerde de satılan bu tür bakım amaçlı ürünler saçlarınızın daha parlak ve bazen de daha hacimli görünmesini sağlayabilir ancak eğer gerçek bir saç dökülmesi probleminiz varsa bunu engelleyemezler. En başta da söylediğim gibi önce bir uzman durumu değerlendirmeli, gerekli görürse tetkikler istemeli ve sonrasında tedaviyi sürdürmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8- Çoğu kadını sadece estetik bir kaygıya yönelten saç dökülmesinin arkasında bazen bir hastalık gizlenebildiğini unutmamalıyız. Saçlarımızın olağandışı bir şekilde döküldüğünü düşünüyorsak etraftan duyduğumuz tavsiyelere kulak asmamalı ve önce bir uzmanla görüşmeliyiz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-5581952808727160649?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/5581952808727160649'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/5581952808727160649'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2009/02/dokulen-saclarnz-saymaktan-sklmadnz-m.html' title='Dökülen saçlarınızı saymaktan sıkılmadınız mı?'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-1276445133438353427</id><published>2009-02-04T03:39:00.001-08:00</published><updated>2009-02-04T03:39:25.157-08:00</updated><title type='text'>İnsülin, Alzheimer için de etkili olabilir</title><content type='html'>Araştırmacılara göre Alzheimer, beyni etkileyen bir tür şeker hastalığı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD’deki Northwestern Üniversitesi ile Brezilya’daki Rio de Janeiro Üniversitesi’nin ortak araştırmasında, şeker hastalığının tedavisinde kullanılan insülin hormonunun, Alzheimer hastalığına karşı da etkili olabileceği bulundu.&lt;br /&gt;Araştırmada, eksikliği ya da işlenememesi şeker hastalığına yol açan insülin hormonunun beyin hücrelerini hafıza kaybına karşı koruduğu sonucuna varıldı. Uzmanlara göre insülin hassasiyeti yaş ilerledikçe azalıyor ve beyin hücreleri, kendilerine zarar veren proteinlerle mücadele edemeyip, saldırılara daha açık hale geliyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-1276445133438353427?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/1276445133438353427'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/1276445133438353427'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2009/02/insulin-alzheimer-icin-de-etkili.html' title='İnsülin, Alzheimer için de etkili olabilir'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-6801518771031622423</id><published>2008-12-19T03:17:00.000-08:00</published><updated>2008-12-19T03:18:10.887-08:00</updated><title type='text'>Göğüs Küçültme</title><content type='html'>Meme küçültme ameliyatı, sadece meme şekli ve büyüklüğünü iyileştirmekle kalmaz aşırı büyüklükteki memelerin oluşturduğu boyun ve sırt ağrısı gibi, hastaların sıklıkla şikâyetçi olduğu sorunlara da kalıcı bir çözüm getirir. Memelerdeki aşırı büyüklük, ergenlik sonrası dönemde ortaya çıkabileceği gibi, gebelik sonrasındaki dönemde ciddi bir boyuta ulaşabilir. Diğer bir grup hasta ise sorunun çözümünü bilemediği için uzun bir dönem boyun ve sırt ağrıları çektikten sonra bir fizik tedavi uzmanı tarafından plastik cerraha gönderilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğru hasta seçimi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıdaki açıklamadan da anlaşılacağı gibi meme küçültme ameliyatları için başvuran hastalar üç grupta değerlendirmek gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-Ergenlik sonrası dönemde aşırı büyük memeleri nedeniyle daha çok sosyal ve psikolojik anlamda rahatsız olan genç hasta grubu. Bu hastalar, bir yandan vücut imajları ile ilgili mutsuzluk yaşarlarken diğer yandan da uygun kıyafet bulmak ve giyinmekte güçlük çekmekte arkadaş ve çalışma ortamlarında alay konusu olmaktan korkmaktadırlar.&lt;br /&gt;2- Gebelik öncesi dönemde sınırda olan meme büyüklüğü sorununu bir ölçüde tolere etmiş ancak gebelikle ve süt verme ile birlikte aşırı derecede büyüme sonrası hem sosyal-psikolojik sorunlar yaşayan hem de baş-boyun ağrılarından yakınan orta yaş grubu hastalar.&lt;br /&gt;3-Meme büyüklüğüne ait sosyal-psikolojik sorunları geride bırakmış, hatta gebelikler sonrasındaki erken dönem baş-boyun ağrılarına bir süre sonra katlanmaya alışmış ancak ileri yasta kemik erimesinin başlamasıyla birlikte bu sorunları artık göz ardı edemeyen ve ancak bir fizik tedavi uzmanının yönlendirmesi ile plastik cerraha gelmiş ileri yaş grubu hastalar. Bu hastaların vücut şekilleri meme büyüklüğünün değiştirdiği vücut ağırlık merkezlerini telafi etmek amacıyla omuzların öne doğru olduğu hafif kambur bir görünümdedi&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-6801518771031622423?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/6801518771031622423'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/6801518771031622423'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/12/gs-kltme.html' title='Göğüs Küçültme'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-3882110173384302972</id><published>2008-11-27T01:48:00.001-08:00</published><updated>2008-11-27T01:48:36.506-08:00</updated><title type='text'>İnci gibi dişler için   ipucu</title><content type='html'>Yanlış diş fırçası seçimi, çay-kahve alışkanlıkları, ağız kokusu gibi etkenler yüzünden gülümsemeniz ışıltısını kaybetmesin…Dişlerinizin şekli, kendinize duyduğunuz güvene katkıda bulunan fiziki şartlardan biridir. Kendi hakkınızdaki düşünceleriniz de iş ve özel hayatınızı doğrudan etkiler. Nasıl mı? Daha güzel ve rahat gülümseyen kişiler kendileriyle barışık, özgüveni yüksek ve sosyal kişilerdir. Bu da çevrelerine pozitif enerji verir ve sempati kazandırır. Yapılan araştırmalar bu sonucu doğruluyor. Unutmayın, yüz güzelliğinde dişlerin görüntüsü en önemli etkenlerden biridir. Aynı zamanda (küçük düzeltmelerin de en çabuk fark yarattığı bölgedir. Bu sebeple yüzünüzün görünüşü ile ilgili endişe re problemleriniz varsa, önce dişlerinize bir göz atmanızda fayda var. O halde, güzel bir gülümseme ve daha estetik görünen dişler için bilgilerinizi tazelemenin zamanı geldi! Creadenta Ağız ve Diş Sağlığı Merkezimden Diş Hekimi Elif Özcan, bu konularda bizleri bilgilendirdi, doğru ve yanlışları anlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) Elle fırçalamak, otomatik diş fırçalarıyla fırçalamaktan daha mı sağlıklı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük yanılgı! Yeni nesil elektrikli diş fırçaları geleneksel elle fırçalama yöntemlerinden kesinlikle çok daha sağlıklı sonuçlar veriyor. Çünkü bu son model fırçalar, dakikada binlerce titreşimle çok daha derinlere nüfuz ederek plak oluşumunu önlüyor ve zamanlama özellikleri sayesinde ilci dakikalık ideal süreyi aşmanıza da engel oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2) Peki ne zaman normal diş fırçasından vazgeçip, elektrikli diş fırçalarını tercih etmek gerek?Diş fırçalama süreniz hakkında kuşkularınız var ise, çocuğunuza diş fırçalamayı sevdirmeye çalışıyorsanız, dişlerinizi normal fırçalar ile çok sert fırçalıyorsanız, dişeti hastalığınız ya da artıkları dişlerinizden uzaklaştırmayla ilgili problemlerinize karşı diş hekiminiz tarafından önerildiyse, normal fırçalar ile en arka dişlerinize ulaşamayıp, o bölgeyi temizleyemiyorsaniz, diş fırçalamanızı zorlaştıracak bir engeliniz veya ellerinizi kullanmada bir zorluğunuz varsa, sabit ortodontik tedavi görüyorsanız, yeni teknolojileri kullanmayı seviyorsanız, elektrikli diş fırçalarını tercih etmeniz gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3) Diş macununu sık sık değiştirmek gerekir mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam aksine. Diş macununu seçerken özel ihtiyaçlarınız olmadığı sürece (aşın diş taşı, dişeti hastalığı, hassasiyet vb.) alacağınız macunun florid içerip içermediği ne bakmanız yeterlidir. Çoğunluğun bu ekstralara ihtiyacı yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4} Dişleri hızlı ve kısa sûrede fırçalamak iyi sonuç verir mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kesinlikle hayır. Dişler fırçalandığında amaç dişlerin mekanik olarak temizlenmesidir. Yapılan hesaplamalar, dişin her yüzeyinin yeterli derecede fırçalanması için 2-3 dakika gerektiğini göstermiştir. Dişlerin, bu sürenin altında doğru olarak fırçalanması mümkün değildir. Yani 30 saniyelik bir diş fırçalama sadece ağzınızın tadını değiştirir, fırçalama olarak bir şey ifade etmez. İnsanlann yaptığı en önemli hatalardan bin, bu kadar (tısa fırçalayarak dişlerini temiz tuttuklarına inanmalarıdır. Oysa düzgün olmayan bir fırçalama, dişleri çürüklerden korumaz. Diş fırçalamada önemli olan, fırçalama işlemidir. Diş macununa çok az görev düşer. Ayrıca yoğun baskı uygulayarak, hızlı ve kısa sürede diş fırçalamak, diş yüzeyinin zedelenmesine ve bir süre sonra çatlamalara yol açar. 0u yüzden şunu aklınızdan çıkarmayın: Küçük hareketlerle kırmızıdan beyaza, yani diş etinden dişlere doğru fırçalamayı deneyin&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-3882110173384302972?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/3882110173384302972'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/3882110173384302972'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/inci-gibi-diler-iin-ipucu.html' title='İnci gibi dişler için   ipucu'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-4748314842088338016</id><published>2008-11-27T01:47:00.002-08:00</published><updated>2008-11-27T01:48:01.783-08:00</updated><title type='text'>Şimdi ‘pantolon estetiği’</title><content type='html'>Bacak estetiğinin alanına giren birçok konu var. En önemlilerinden biri, baldırlara uygulanan estetik işlemler. Bu operasyonlar, ileri derecede kilo alıp vermiş kişilerde bacağın üst bölümünün sarkması nedeniyle uygulanıyor. Bu durumda bacakta oluşan ve deri fazlalığı olan bölgelerin adeta pantolon çeker gibi estetik operasyon ile yukarı çekilmesi söz konusu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sorun, bacağın iç ve arka kısımlarında da görülebiliyor. Daha da ileri durumlarda, örneğin 40-50 kilo veren kişilerde, eldiven gibi bacağın tüm üst bölümünün yukarı çekilmesi şeklinde bir ameliyat yapılması gerekiyor. Bu da oldukça zor bir ameliyat.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu konuda hastalara belli bir süre hareketsizlik öneriyoruz. Buradaki izlerin, özellikle kasık içindekilerin yerçekimiyle genişleyip aşağı doğru sarkabileceğinin hastaya anlatılması gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bacaklardaki yağ çıkıntıları, bacağın görüntüsünü bozuyor. Bunu ortadan kaldırmakta ise en çok “liposuction” yöntemi kullanılıyor. Yağ fazlalıkları alınarak bu düzensiz çıkıntılar azaltılabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bacağın şeklinin çok kalın görünmesine neden olan yağ fazlalıkları da aynı şekilde alınıyor. Ancak kas yapısının artmasıyla oluşan deformitelere bir şey yapma şansımız yok.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-4748314842088338016?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/4748314842088338016'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/4748314842088338016'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/imdi-pantolon-estetii.html' title='Şimdi ‘pantolon estetiği’'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-4877076806136353322</id><published>2008-11-27T01:47:00.001-08:00</published><updated>2008-11-27T01:47:47.822-08:00</updated><title type='text'>5 Adımda Yumuşak Dudaklar</title><content type='html'>Kış geliyor, dudaklarınız yavaş yavaş kuruyabilir. Dudaklarınız sık sık çatlıyorsa, bu probleminizi çözmenin kolay yolları var. 5 adımda yumuşak dudaklara sahip olun!    * Bir kumaş parçasını ıslak suya batırıp biraz sıkarak dudaklarınızda bekletin. Sıcak ve nemli bez dudaklarınızı yumuşatacaktır.&lt;br /&gt;    * Dudaklarınızı bol miktarda bal ile sürtün.&lt;br /&gt;    * Dudaklarınızı diş fırçanız ile ovun.&lt;br /&gt;    * Dudaklarınıza bir bez parçasıyla bal ya da erimiş şekeri güzelce sürün.&lt;br /&gt;    * Dudaklarınızı hafifçe ovun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-4877076806136353322?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/4877076806136353322'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/4877076806136353322'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/5-admda-yumuak-dudaklar.html' title='5 Adımda Yumuşak Dudaklar'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-4921872274765971996</id><published>2008-11-27T01:46:00.000-08:00</published><updated>2008-11-27T01:47:30.854-08:00</updated><title type='text'>Kepçe Kulak Cerrahisi</title><content type='html'>Kepçe Kulak Cerrahisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Otoplasti genellikle kepçe kulakları başa daha yaklaştırmak, eksik kıvrımlarını şekillendirmek veya büyük kulakları küçültmek amacıyla yapılır. Bu operasyon genellikle dört ve on yaş arasındaki çocuklara yapılmaktadır. Dört yaş itibariyle kulaklar hemen hemen tam olarak gelişmiş kabul edilir ve operasyon ne kadar erken yapılırsa çocukların dış çevrede karşılaşacağı problemler daha az olacaktır. Bu ameliyat erişkinlerde de yapılabilir ve erişkinler için ek bir risk söz konusu değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer kulak ameliyatını kendiniz veya çocuğunuz için düşünüyorsanız bu broşür size yapılacak işlemi anlamanıza yardımcı olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birçok cerrah, çocukların kepçe kulakları hakkındaki hissi sorunlarına ebeveynlerin duyarlı olmalarını önermektedir; çocuğunuz değişiklik isteyene kadar cerrahi için ısrar etmeyiniz.Kulakların şeklinden rahatsızlık duyan ve cerrahi isteyen çocuklar genellikle işlem sırasında daha uyumlu olmaktadırlar.&lt;br /&gt;İlk görüşmede operatörünüz hastanın durumunu değerlendirecek ve en etkili tekniği önerecektir.Ayrıca cerrahi müdahale için nasıl hazırlanılması gerektiğini açıklayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otoplasti genellikle lokal anestezi altında yapılmaktadır; bazen doktorunuz müdahalenin hastahanede yapılmasını önerebilir, böyle bir durumda hastanede bir gece geçirebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuğunuz küçükse doktorunuz genel anestezi önerebilir, böylece çocuğunuz operasyon boyunca derin bir uyku içinde olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otoplasti genellikle bir buçuk-iki saat sürer, komplike olgular daha uzun sürebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erişkinler ve çocuklar ameliyattan sonra ayağa kalkıp dolaşabilir ve eve gidebilirler. Hastamızın başı, ameliyatın sonunda şekillenme ve iyileşmeyi kolaylaştırmak için sarılacaktır. Kulaklar birkaç gün ağrıyabilir ancak bu şikayet ilaçlarla yatıştırılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yedi gün sonra bu sargı çıkarılarak daha hafif bir pansuman ile baş sarılacaktır. Bu sargıların da çıkarılmasından sonra doktorunuz özellikle geceleri kullanmak üzere kafa bandı (tenisçi bandı-bandana) önerecektir. Bu bandın gündüz de kullanılması kulağın şeklinin daha iyi muhafazasına yardımcı olacaktır. Dikişler genellikle bir hafta içinde alınır veya kendiliğinden eriyen dikişler kullanılabilir.Kulağın büküleceği herhangi bir aktiviteden bir buçuk ay kadar kaçınılmalıdır. Erişkinlerin çoğu işlerine aşağı yukarı on gün içinde dönebilir. Çocuklar yedi gün civarı bir sürede okula gidebilirler,ancak aktivitelerde dikkatli olmaları gerekir. Çocuğunuzun öğretmeninden bu konuda birkaç hafta boyunca çocuğunuza göz kulak olması yönünde yardım isteyebilirsiniz.&lt;br /&gt;Otoplasti kalifiye,deneyimli bir cerrah tarafından yapılırsa komplikasyonlar oldukça nadir ve küçüktür. Ancak her cerrahide olduğu gibi cerrahi ile ilgili riskler ve işleme özel spesifik komplikasyonlar söz konusu olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hastaların küçük bir yüzdesinde kulakta kan pıhtısı gelişebilir. Bu pıhtı kendiliğinden eriyip yok olabilir veya bir iğneyle çekilebilir. Nadiren, kulak kıkırdağında skar dokusu oluşumuna neden olan bir enfeksiyon gelişebilir. Bu enfeksiyonlar genellikle antibiyotiklerle tedavi edilir; nadiren enfekte bölgeyi cerrahi işlemle boşaltmak gerekebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kepçe kulak dışında, ameliyat ile düzeltilebilecek başka kulak problemleri de vardır. Bunlar arasında “Lop Ear” kulak üst kesimi aşağı ve öne kıvrımlı ise; “Cup Ear” çok küçük kulak ve “Shell Ear” dış kenardaki kurvatur, doğal kıvrım ve çizgilerin kaybolduğu kulak sayılabilir. Ayrıca büyük kulak memelerine yönelik işlemler de yapılabilir. Yine ek olarak doğuştan veya bir kaza sonrası kulağını kaybedenler için yeni kulak yapılabilir. Bazen orijinal problemden daha kötü olan bir skar kalabilir. Kendi probleminizle ilgili olarak cerrahinin etkinliğini doktorunuza sorunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birçok hasta ,genç veya erişkin kulak ameliyatı sonucundan tatmin olmayabilir. Ancak amaç unutmayınız ki mükemmele ulaşmak değil daha iyiye ulaşmaktır. Her iki kulağın tıpa tıp eşit olacağını ummayınız; mutlak simetri hem olanaksız hem de doğal olmayan bir şeydir. Müdahaleyi ve beklentilerinizi operasyon öncesi doktorunuzla tartışırsanız sonuçtan daha memnun kalma şansınız artar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-4921872274765971996?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/4921872274765971996'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/4921872274765971996'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/kepe-kulak-cerrahisi.html' title='Kepçe Kulak Cerrahisi'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-6418857039332881938</id><published>2008-11-24T03:18:00.003-08:00</published><updated>2008-11-24T03:18:59.161-08:00</updated><title type='text'>Doktor Yakup AVŞAR</title><content type='html'>&lt;p&gt;Genç estetik cerrahlar kategorisinde yer alan Türk asıllı Op. Dr. Yakup AVŞAR 1969 yılında Iran’ın Tebriz kentinde doğdu. Tıp Fakültesini Tebriz Tıp Bilimleri Enstitüsünde ingilizce dilinde tamamladı.&lt;br /&gt;Tebriz’de dermatoloji üzerine çalıştı ve bu dönemde tıp terminolojisi konusunda 40,000 girişli bir sözlük hazırladı. Resim ve heykel alanında Tebriz Sanat Tarihi Akademisi’nde eğitim aldı. Graft-flep uygulamaları konulu tezi ile ilgi duyduğu plastik cerrahiye giriş yaptı.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span id="more-60"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;img src="http://www.estetikdergisi.com/images/yakup_avsar.jpg" /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Türkiye hayranı olan Dr. Avşar plastik cerrahi ihtisasını Türkiye’de tamamladı. İhtisas döneminde hazırladığı tez konusu ‘kıkırdak dokusunun üç boyutlu şekillendirilmesi ile burun estetiği ‘nde önemli vurgulamalar yaparak bu konuda çalışmalarını ilerletti. Dr. Avşar’ın mikrocerrahi tecrübesi ve başarıları ihtisas dönemine dayanmaktadır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Mikro-cerrahide bilimsel çalışmaları ‘Türk plastik ve rekonstrüktif cerrahi derneği dergisi’ ve ‘european journal of microvascular surgery’ de yayınlanmıştır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Mikro-cerrahi yeteneğini burun estetiğine yöneltip üstün yenilikler elde eden Dr. Avşar’ın dünyada lider olduğu bu konuda bilimsel çalışmaları hızla devam etmektedir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Mikro-rinoplasti yöntemini dünyada ilk defa göz önüne seren Dr. Avşar bu yöntemin üstünlüklerini tartışıyor. Endoskopik ve mikro-cerrahi yöntemlerini kullanarak, estetik cerrahide less invasive yöntemden yola çıkıp fast healing mekanizmalarını ortaya koymaktadır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Estetik cerrahi konusunda kurucusu olduğu Este Klinik’te uluslar arası hizmet vermektedir. Dr. Avşar’ın hedefi; estetik cerrahide dünya standartlarının üzerine çıkmak ve Türkiye’mizi uluslar arası platformlarda temsil etmektir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;TIP DOKTORA TEZİ:&lt;br /&gt;Cilt greftleri ve flep cerrahisi; Dr. Yakup Avşar, 1996 (Tebriz Ü. Tıp Fak.)&lt;/p&gt; &lt;p&gt;UZMANLIK TEZİ:&lt;br /&gt;Üç boyutlu kıkırdak otogreftlerinin yapılandırılması ve interperikonderiyel implantasyon üstünlüğünün saptanması .&lt;br /&gt;Dr. Yakup Avşar, 2003 -Uzmanlık Tezi (T.Ü.Tıp Fak.)&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-6418857039332881938?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/6418857039332881938'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/6418857039332881938'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/doktor-yakup-avar.html' title='Doktor Yakup AVŞAR'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-9164455767598470072</id><published>2008-11-24T03:18:00.001-08:00</published><updated>2008-11-24T03:18:32.618-08:00</updated><title type='text'>Doktor Baki Çokneşeli</title><content type='html'>957 yılında İstanbul’da doğdu. Orta ve lise öğrenimini İstanbul’da English High School’da 1975 yılında tamamladıktan sonra aynı yıl İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi’nde başlayan tıp eğitimini 1981 yılında tamamlayarak mezun oldu. &lt;p&gt;&lt;span id="more-61"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;img src="http://www.estetikdergisi.com/images/baki_cokneseli.jpg" alt="Baki Çokneşeli" align="left" /&gt;&lt;br /&gt;1981-1986 yılları arasında İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Ana Bilim Dalı’nda ihtisas yaptı. 1986-1988 yılları arasında İstanbul Şişli Etfal Hastanesi, Plastik Cerrahi Kliniği’nin kuruluşunda başasistan olarak görev yaptı.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-9164455767598470072?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/9164455767598470072'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/9164455767598470072'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/doktor-baki-okneeli.html' title='Doktor Baki Çokneşeli'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-2394641171297199742</id><published>2008-11-24T03:15:00.003-08:00</published><updated>2008-11-24T03:15:58.979-08:00</updated><title type='text'>Doktor H. Tolgahan Alpaydın</title><content type='html'>Ege Üniversitesi Plastik Cerrahi Kliniğinde yaklaşık 7 sene olan uzmanlık öğrenciliği esnasında Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahinin bütün alanlarında aktif olarak eğitim alınmıştır. Yine bu sürede el ve mikrocerrahi konusunda ekstremite replantasyon ve rekonstrüksiyonları tarafımdan uygulanmıştır. Yaklaşık 2 sene ‘el ve mikrocerrahi hastanesinde bu konularda irtibat halinde bulunup operasyonlara girdim. Bu eğitim Amerikan Hastanesi Plastik Cerrahi Kliniğinde Dr.Ayan Gülgönen’nin yanında bizzat çalışarak devam etmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img src="http://www.estetikdergisi.com/images/tolgahan_apaydin.jpg" align="left" /&gt; &lt;p&gt;EĞİTİM DURUMU ve ÇALIŞMA DURUMU&lt;br /&gt;1977 - 1982 : Ankara İlkokulu, Karşıyaka, İzmir&lt;br /&gt;1982 - 1985 : Gazi Lisesi, Karşıyaka, İzmir&lt;br /&gt;1985 - 1988 : Atatürk Lisesi, Alsancak, İzmir&lt;br /&gt;1988 - 1994, : Üniversitesi Tıp Fakültesi, Bornova, İzmir&lt;br /&gt;1995 - 2001 : Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Kliniğinde Uzmanlık Öğrencisi&lt;br /&gt;2001, 2002 : Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Kliniğinde uzman&lt;br /&gt;2002, 2003 : Buca SSK Hastanesinde sözleşmeli uzman doktor&lt;br /&gt;2003 - : İzmirestetik Cerrahi Kliniği&lt;/p&gt; &lt;p&gt;MESLEKİ EĞİTİM&lt;br /&gt;1997- 1999 : El ve mikrocerrahi eğitimi , Özel El ve Mikrocerrahi Hastanesi, Kahramanlar, İzmir&lt;br /&gt;1997 : Plastik Cerrahi Derneği I. kozmetik cerrahi kursu, İstanbul&lt;br /&gt;1999, Temmuz : Amerikan Hastanesi Plastik Cerrahi Kliniği El ve Mikrocerrahi Bölümünde Dr. Ayan Gülgönen ve Dr. Türker Özkan ile çalışma, İstanbul&lt;br /&gt;2000, Şubat-Nisan : Fellowship olarak burslu mikrocerrahi eğitimi için Cleveland Clinic Foundation Plastik Cerrahi Kliniğinde Dr. Maria Siemionow ile çalışma Cleveland, OHIO, Amerika Birleşik Devletleri&lt;/p&gt; &lt;p&gt;2000, Nisan-Eylül : Cleveland Clinic Foundation Plastik Cerrahi Kliniği Kozmetik Cerrahi Bölümünde Dr. J. Zinns ile çalışma, Cleveland, OHIO, Amerika Birleşik Devletleri&lt;/p&gt; &lt;p&gt;2000, Kasım : Gülhane Askeri Tıp Fakültesi (GATA) ileri mikrocerrahi kursu, Ankara&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Tarafıma verilen referanslar ve çalışmalarımla Amerika Birleşik Devletlerinden burs alarak Cleveland Clinic Foundation’ da fellow olarak çalıştım. Burada bulunduğum sürede klinik olarak replantasyon, transplantasyon alanlarında, deneysel olarakta iskemi-reperfüzyon hasarının saptanmasını sağlayabilecek cihaz geliştirme programlarında Dr. Maria Siemionow ile çalıştım.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-2394641171297199742?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/2394641171297199742'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/2394641171297199742'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/doktor-h-tolgahan-alpaydn.html' title='Doktor H. Tolgahan Alpaydın'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-5332019892437905543</id><published>2008-11-24T03:15:00.001-08:00</published><updated>2008-11-24T03:15:31.974-08:00</updated><title type='text'>Doktor Harun Özkan</title><content type='html'>30 Haziran 1966 tarihinde Ankara Üniv.Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Askeri doktor olan Özkan 1974 de Genel Cerrahi Uzmanı, 1976 da Estetik - Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı oldu. 1974 Kıbrıs Barış Harekatında ‘ Çıkarma birlikleri mesul cerrahı ve cerrahi hastane baştabibi’ olarak görev yaptı. &lt;p&gt;&lt;span id="more-63"&gt;&lt;/span&gt;Bu harekatda yaralıların sağlıklarına kavuşmalarında gösterdiği inanılmaz başarı Türkiye Genel Kurmay Başkanlığı tarafından taktir edildi ve Op.Tbp.Yzb. Harun Özkan ‘Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası - Altın Madalya -’ ile ödüllendirildi. Bu madalya İlk kez bir doktora veriliyordu. Özkan böylece Silahlı Kuvvetlerdeki tek altın madalyalı muharip gazi doktor oldu.&lt;br /&gt; 1979 - 80 yıllarında Tokyo - Japonya’da Showa Üniv. Tıp Fak. Estetik - Plastik Cerrahi bölümünde çalıştı.&lt;br /&gt; 6 Nisan 1983′de Üniversite Doçenti oldu.&lt;br /&gt; 1985 de Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Temsilcisi olarak Romanya’da sağlık kuruluşları ve hastanelerde incelemeler yaptı.&lt;br /&gt; 1988 de Japon Ulusal Estetik - Plastik Cerrahi Kongresi’ne misafir konuşmacı olarak davet edildi. Japonya dışından davet edilen 20 Plastik Cerrah ‘dan biri olarak tebliğ sundu. Kongre esnasında ‘Uluslararası Onizuka Plastik Cerrahi Derneği ‘ başkanı seçildi. Halen İstanbul’da serbest hekim olarak çalışmaktadır.&lt;/p&gt;&lt;!-- adman_adcode (middle, 1) --&gt;&lt;script type="text/javascript"&gt;&lt;!-- google_ad_client = "pub-7635192836736184"; /* estetikdergisi300x250, oluşturulma 09.10.2008 */ google_ad_slot = "3087079814"; google_ad_width = 300; google_ad_height = 250; //--&gt; &lt;/script&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-5332019892437905543?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/5332019892437905543'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/5332019892437905543'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/doktor-harun-zkan.html' title='Doktor Harun Özkan'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-2476614837235794477</id><published>2008-11-24T03:14:00.000-08:00</published><updated>2008-11-24T03:15:17.344-08:00</updated><title type='text'>Doktor Nebil Bozdoğan</title><content type='html'>&lt;p&gt;Op. Dr. Nebil Bozdoğan 1959 yılında İstanbul’da doğdu,orta ve lise öğrenimini TED Ankara Koleji’nde tamamladı. 1977 yylynda başladığı Ankara Üniversitesi Ankara Tıp Fakültesi’ni 1983 yylynda bitirerek Tıp Doktoru unvanını aldı.Yine Ankara’da uzmanlık ihtisası yaparak Estetik-Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi uzmanı oldu.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span id="more-64"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;img src="http://www.estetikdergisi.com/images/nebil_bozdogan.jpg" /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Dr. Nebil Bozdoğan Hollanda hükümetinden burs kazanarak 1989-1990 tarihleri arasında Leiden Üniversite Hastanesi araştırma laboratuarı ve Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Kliniği’nde burslu olarak çalıştı bu süre içinde Hollanda’da özel ve resmi değişik hastanelerde aktif olarak görev aldı..1991-1992 yıllarında GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Kliniği’nde yedek subay olarak askerlik hizmetini tamamladı.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kendi branşında 35 den fazla bilimsel yayını vardır ve 30 dan fazla ulusal ve uluslararası kongre etkinliği bulunmaktadır. TPECD (Türk Plastik ve Estetik Cerrahi Derneği) ve ESHRS (European Society of Hair Restoration Surgery) üyesidir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;MarMed-Marmara Saç Ekimi ve Estetik Cerrahi Ltd Şti. ortaklarındandır. Avrupa Saç Cerrahi Derneğinin 1995 yılındaki Brükselde yapılan kongresinde sunum yapmak için Türkiyeden davet edilen tek Türk Doktordur.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-2476614837235794477?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/2476614837235794477'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/2476614837235794477'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/doktor-nebil-bozdoan.html' title='Doktor Nebil Bozdoğan'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-9093781585904004891</id><published>2008-11-21T00:13:00.004-08:00</published><updated>2008-11-21T00:14:07.815-08:00</updated><title type='text'>Doktor Arda Katırcıoğlu</title><content type='html'>Op. Dr. Arda Katırcıoğlu, ilk-orta ve lise eğitimini Ankara’ da bitirmiş olup, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 1997 yılında tıp doktorluğu ünvanını almıştır. Aynı yıl Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı’nı kazanıp uzmanlık eğitimini burada tamamlamıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2003-2005 yılları arasında Ankara Özel Bayındır Hastanesi’nde görev yapmıştır. 2005 yılında askerlik görevi için gittiği Erzincan Asker Hastanesi’nde görevini tamamlamış olup bu ilde görev yapan ilk Plastik Cerrah olmuştur. Burada açtığı muayenehanesinde başarıyla görev yapmış olan Dr. Arda Katırcıoğlu 2006 yılında Aydın 82. Yıl Devlet Hastanesi’ nde çalışmaya başlamıştır. Yine 2006 Şubat ayında La Perla Estetik Cerrahi Güzellik ve Lazer Merkezi’ ni hizmete açtı. 2007 yılında MiaPlast Estetik Merkezi &amp; Solaryumu hizmete açtı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evli ve iki çocuk babası olan Arda Katırcıoğlu, İngilizce ve İspanyolca bilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YAYINLAR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Gokrem S., Ozdemir OM., Demirseren ME., Can Z., Katircioglu A. Modification of the Skoog principle of digital flap interposition with a new technique of web space reconstruction. Plast Reconstr Surg. 2001 Apr 1;107(4):1075&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Demirseren M.E., Gökrem S., Özdemir O.M., Katircioglu A., Can Z, Serel S. Hatchet Shaped Tensor Fascia Lata Musculocutaneous Flap For The Coverage of Trochanteric Pressure Sore: A new Modification Annals Plast Surg. 2003 Oct 51(4):419-22.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Gökrem S., Özdemir O.M., Katircioglu A., Şen Z., Ersoy A., Can Z., Emiroğlu M., Gültan S. A Rare Craniofacial Cleft: Tessier No. 7: A Retrospective Analysis. Journ Medic School 2002, Vol 24(2): 63-68.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Demirseren M.E., Katırcıoğlu A., Gökrem S., Can Z, Özbek M.R. Depressor Anguli Oris Flebi ile Alt Dudak Defektlerinin Fonksiyonel Onarımı. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Mecmuası 2000, 4: 265-269.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-9093781585904004891?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/9093781585904004891'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/9093781585904004891'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/doktor-arda-katrcolu.html' title='Doktor Arda Katırcıoğlu'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-379706817879249273</id><published>2008-11-21T00:13:00.003-08:00</published><updated>2008-11-21T00:13:47.965-08:00</updated><title type='text'>Doktor Ferruh Bingül</title><content type='html'>970 yılında Niğde’de doğdu. İlk ve orta öğrenimimi Eskişehir’de tamamladım. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesinden 1995 yılında tıp doktoru olarak mezun oldu..Daha sonra Ankara’da ihtisasımı tamamlayarak Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı oldum. 2000 yılında Ege Ordu-Narlıdere/İzmir’de askerlik görevini yaptım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;�&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;40’a yakın ulusal ve uluslar arası bilimsel yayınım, 20’den fazla kongre katılımım ve 20’ye yakın kongre etkinliğim bulunmaktadır.&lt;br /&gt;Türk Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği (TPRECD) ve Estetik Plastik Cerrahi Derneği (EPCD) üyesiyim. Halen Ankara’da Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı olarak çalışmaktayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÜYE OLDUĞU DERNEKLER&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Türk Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Estetik Plastik Cerrahi Derneği&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Yara Bakım ve Doku Onarımı Derneği&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Ankara Tabip Odası&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uluslararası Bilimsel Yayınları:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Sarıfakıoğlu N, Terzioğlu A, Bingül F, Aslan G. A hidden donor site for resurfacing finger tip defects: the “ring graft”. Br J Plast Surg 2003;56(8):797-803.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Terzioğlu A, Tuncalı D, Yüksel A, Bingül F, Aslan G. Giant Lipomas: A Series of 12 Consecutive Cases and a Giant Liposarcoma of the Thigh. Derm Surg 2004;30(3):463-467.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Aslan G, Sarıfakıoğlu N, Terzioğlu A, Tuncalı D, Bingül F. The prepuce and circumcision: dual application as graft. Ann Plast Surg 2004;52(2):199-203.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Sarıfakıoğlu N, Gökrem S, Bingül F, Ustun H, Aslan G. The fate of transplanted fibrous capsule as an autogenous graft. Plast Reconstr Surg. 2005 Apr;115(4):1087-94.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Tuncalı D, Bingül F, Talim B, Sürücü S, Şahin F, Aslan G. Histologic Characteristics Of the Human Prepuce Pertaining to its Clinical Behavior as a Dual Graft. Ann Plast Surg. 2005; 54(2): 191-195.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. Aslan G, Tuncalı D, Terzioğlu A, Bingül F. Periareolar-transareolar-perithelial incision for the surgical treatment of gynecomastia. Ann Plast Surg. 2005; 54(2): 130-134.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7. Tuncalı D, Bingül F, Terzioğlu A, Aslan G. Animal bites. Saudi Med J 2005; 26(5): 772-776.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8. Aslan G, Tuncalı D, Bingül F, Ateş L, Yavuz N. The “Duck” Modification of the Tensor Fascia Lata Flap. 2005; 54(6): 637-639.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9. Terzioğlu A, Bingül F, Aslan G, Toy G. Cylindroma of the Leg. Ann Plast Surg 2002;48(2):221-222.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-379706817879249273?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/379706817879249273'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/379706817879249273'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/doktor-ferruh-bingl.html' title='Doktor Ferruh Bingül'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-7991869554417906270</id><published>2008-11-21T00:13:00.001-08:00</published><updated>2008-11-21T00:13:30.951-08:00</updated><title type='text'>Doktor Mustafa Şengezer</title><content type='html'>1951 yılında Niğde’de doğdu.Konya Maarif kolejinde orta ve lise öğrenimini tamamladı. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinden 1978 yılında mezun olarak Tıp Doktoru oldu.1986 yılında Genel Cerrahi uzmanı oldu ve aynı yıl içinde Plastik Cerrahi üst ihtisasına başladı. 1988 yılında Plastik Cerrahi ihtisasını tamamlayan Dr. Şengezer ihtisas eğitimi sırasında Almanya’da Amerikan Hava Kuvvetleri Hastanesi Plastik Cerrahi bölümünde görev yaptı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1988-1989 yıllarında Etimesgut Hava Hastanesinde Plastik Cerrahi Kliniği şefi olarak çalıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1989 yılında GATA Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı’nda yardımcı doçent olarak göreve başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1991-1992 yılarında 1,5 yıl süreyle Amerika Birleşik Devletleri’nde Kentucky Üniversitesi Plastik Cerrahi Bölümü’nde çalıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1993 yılında plastik cerrahi doçenti oldu. Amerikan Plastik Cerrahi Derneği, Uluslararası Yanık Derneği, Türk Plastik Rekonstrüktif Estetik Cerrahi Derneği (TPRECD), Estetik Plastik Cerrahi Derneği (EPCD) ve Akdeniz Yanık Derneği, Dr. Şengezer’in üyesi olduğu derneklerin bazılarıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1999’da profesör olan Dr. Şengezer 2000 ‘ de Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA), Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı olmuştur .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dr. Şengezer, Plastik Cerrahi eğitimi süresince pek çok kurslara, yurt içi ve yurt dışı kongrelere katılarak en üst düzeyde Plastik Cerrahi bilgi ve deneyimine sahip olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dr. Şengezer’in yurt içi ve yurt dışı pek çok yayını ve bildirileri vardır. Yurt dışı yayınlarının arasında beş adedi kendi alanlarında dünyada ilk kez gerçekleştirilmiş çalışmalardır ve Dr. Şengezer, gerek yurt içinde ve gerekse yurt dışında pek çok ilke imza atmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yurtiçi Yayınları&lt;br /&gt;1. Selmanpakoğlu N, Aytemiz C, Şengezer M. - GATA Bülteni 30:139-148,1988&lt;br /&gt;Jinekomastinin cerrahi tedavisinde geliştirilmiş yeni bir yöntem.&lt;br /&gt;2. Durak N, Aytemiz C, Şengezer M ,Çeliköz B. - GATA Bülteni 31 : 307-317 , 1989&lt;br /&gt;Yüz 1/3 orta bölüm hipoplazilerinde Le Fort III osteotomi tekniği ile onarımın üstünlükleri.&lt;br /&gt;3. Selmanpakoğlu N, Durak N, Aytemiz C, Baş L, Şengezer M. - GATA Bülteni 31:781-791, 1989&lt;br /&gt;Ayaktan ele parmak naklinde “ Toe to Hand “ bir modifikasyon: Üç olgu nedeni ile.&lt;br /&gt;4. Durak N, Şengezer M, Aytemiz C. - Türkiye Klinikleri Tıp Bilimleri Araştırma Dergisi 7(4):312-314, 1989&lt;br /&gt;Orbital patlama (blow out) kırıklarının tanısında pratik bir yöntem ( Kontrast Radyografi ).&lt;br /&gt;5. Şengezer M, Öztan Y, Durak N, Aytemiz C. - Türkiye Klinikleri Tıp Bilimleri Araştırma Dergisi 8(4):329-336, 1990&lt;br /&gt;Epispadias onarımında Young yönteminin yeri.&lt;br /&gt;6. Aytemiz C,Güler MM, Şengezer M, Çeliköz B, Selmanpakoğlu N. - GATA Bülteni 33:1067-1081,1991&lt;br /&gt;Çene eklemi ankiloz cerrahisinde yarım asırlık gelişimimiz ve çene protezlerinin uygulanışı.&lt;br /&gt;7. Aytemiz C. Şengezer M, Güler MM. - GATA Bülteni 35:369-378,1993&lt;br /&gt;Prepusyel fleplerin hipospadias cerrahisinde kullanılışları ve vertikal ada flebi ile neouretra oluşturulması.&lt;br /&gt;8. Şengezer M, Çetin C. - Anadolu Tıp Dergisi 15(1) : 27-35 , 1993&lt;br /&gt;Randomize deri fleplerinin canlılığı üzerine beta pridil karbinolün etkileri.&lt;br /&gt;9. Şengezer M, Selmanpakoğlu N, Türegün M. - GATA Bülteni 35:489-495, 1993&lt;br /&gt;Yanık yarasının mikrobiyolojik yönü: Prospektif bir çalışma.&lt;br /&gt;10. Selmanpakoğlu N, Öztan Y, Deveci M, Şengezer M. - TPCD Dergisi 1(2):98-102, 1993&lt;br /&gt;Clinical application of skin homograft for extensive burns.&lt;br /&gt;11. Şengezer M, Selmanpakoğlu N,Deveci M. - TPCD Dergisi 1(3):214-217, 1993&lt;br /&gt;Extensive pigmented Bowen’s disease of genitalia.&lt;br /&gt;12. Şengezer M, Selmanpakoğlu N, Duman H, Çetin C. - Türk Plastik Cerrahi Dergisi 3(2) ; 74-78, 1995&lt;br /&gt;Epidemiological analysis of burn injuries in Gülhane Military Medical Academy Burn Center&lt;br /&gt;13. Çeliköz B, Duman H, Şengezer M, Güler M, Selmanpakoğlu N. - Türk Plastik Cerrahi Dergisi 3(2) ; 120-25, 1995&lt;br /&gt;Mandibula kırıklarının kompresyon plakları ile onarımı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-7991869554417906270?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/7991869554417906270'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/7991869554417906270'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/doktor-mustafa-engezer.html' title='Doktor Mustafa Şengezer'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-1810101611401481628</id><published>2008-11-20T00:03:00.003-08:00</published><updated>2008-11-20T00:03:35.641-08:00</updated><title type='text'>doktor Yurdakul İlker</title><content type='html'>&lt;p&gt;1971 yılında Ankarada doğdu. İlk ve orta eğitimini Ankara da tamamladı.&lt;br /&gt;1995 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden tıp doktoru olarak&lt;br /&gt;mezun oldu. Aynı yıl Türkiye 7. si olarak Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi,&lt;br /&gt;Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi AnaBilim Dalında uzmanlık eğitimi yapma&lt;br /&gt;hakkı kazandı.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span id="more-68"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;img src="http://www.estetikdergisi.com/images/yurdakul_ilker.gif" style="width: 223px; height: 191px;" height="191" width="376" /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;İhtisas Eğitimini sürdürürken Finlandiya, Kuopio Üniversitesi ve İsveç, Linköping Üniversitesinde kısa dönemler gözlemci doktor olarak çalıştı. 2001 yılında uzmanlık eğitimini tamamladı. Aynı yıl İstanbul İren hastanesinde , el cerrahisi bölümünde çalışmaya başladı.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-1810101611401481628?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/1810101611401481628'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/1810101611401481628'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/doktor-yurdakul-ilker.html' title='doktor Yurdakul İlker'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-4067588898493279799</id><published>2008-11-20T00:03:00.001-08:00</published><updated>2008-11-20T00:03:16.181-08:00</updated><title type='text'>Doktor Cemal Aygıt</title><content type='html'>&lt;p&gt;Prof. Dr. A. Cemal AYGIT&lt;br /&gt;Kişisel Bilgiler Doğum Tarihi ve Yeri: 1.1.1959, İZMİR&lt;br /&gt;Askerlik Hizmeti : 15.10.1992 - 14.12.1992, AFYON&lt;br /&gt;Eğitim ve Akademik Ünvanlar&lt;br /&gt;30.5.1986 Doktor&lt;br /&gt;Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi (1980-1986)&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span id="more-69"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;img src="http://www.estetikdergisi.com/images/cemal_aygit.jpg" /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;21.4.1993 Uzman Doktor&lt;br /&gt;İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi (1986-1993 )11.11.1999 Doçent&lt;/p&gt; &lt;p&gt;14.6.2005 Profesör&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Yabancı Dil&lt;br /&gt;İngilizce ve Fransızca&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Çalıştığı&lt;br /&gt;Kurumlar Ekim 1986 İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Temmuz 1993 Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı İSTANBUL&lt;br /&gt;Araştırma Görevlisi&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Ağustos 1993 Adana Devlet Hastanesi&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Temmuz 1995 Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Kliniği ADANA&lt;br /&gt;Uzman Doktor (Mecburi Hizmet)&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Ağustos 1995 Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Ekim 2006 Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı EDİRNE&lt;br /&gt;Yardımcı Doçent, Doçent, Profesör&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kasım 2006 İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi&lt;/p&gt; &lt;p&gt;2007 Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı İSTANBUL&lt;br /&gt;Profesör (2547/39 uyarınca görevlendirme)&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Uzmanlık Tez Konusu Onarılmış tek yanlı damak yarıklı hastalarda dudak ve burun şekil bozukluğunun ikincil onarımı ve alınan geç sonuçların irdelenmesi. İstanbul, 1993 (YÖK Tez no:31083)&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Yurtdışı Kurslar&lt;br /&gt;- Temel Tıp ve Klinik Tıp Bilimleri eğitim kursu, Florida A.B.D. Ağustos 1988 - Ocak 1989&lt;br /&gt;- Yarık Damak Merkezi’nde nazendoskopi, flouroskopi ve konuşma tedavisi konularında bilgi ve görgü artırımı, Bristol Hastanesi, Frenchay, İNGİLTERE Mayıs 1992&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Üye Olduğu Dernekler&lt;br /&gt;- Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği&lt;br /&gt;- International Confederation of Plastic Reconstructive and Aesthetic Surgery&lt;br /&gt;- European Association of Plastic Surgeons&lt;br /&gt;- Interplast Türkiye Derneği&lt;br /&gt;- Estetik Plastik Cerrahi Derneği&lt;br /&gt;- Ulusal Travma ve Acil Cerrahi Derneği&lt;br /&gt;- International Society of Aesthetic Plastic Surgery&lt;br /&gt;- Çene Yüz Cerrahları Derneği (Kurucu Üye)&lt;br /&gt;İdari ve Dernek&lt;br /&gt;Görevleri&lt;br /&gt;12/09/1996 : Cerrahi Tıp Bilimleri Bölüm Başkan Yardımcılığı&lt;br /&gt;08/09/2002 Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi&lt;/p&gt; &lt;p&gt;16/10/1996 : Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Başkanlığı&lt;br /&gt;3/11/ 2006 Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi&lt;/p&gt; &lt;p&gt;09/03/2000 : Fakülte Kurulu Doçent Üyeliği&lt;br /&gt;20/08/2002 Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi&lt;/p&gt; &lt;p&gt;01/12/2000 : Uzmanlık Eğitimi Koordinasyon Kurulu Üyeliği&lt;br /&gt;20/08/2002 Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi&lt;/p&gt; &lt;p&gt;05/02/2001 : Fakülte Yönetim Kurulu Doçent Üyeliği&lt;br /&gt;20/08/2002 Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi&lt;/p&gt; &lt;p&gt;18/05/2003 : Estetik Plastik Cerrahi Derneği&lt;br /&gt;15/05/2005 Yönetim Kurulu Üyeliği&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Verdiği Dersler&lt;/p&gt; &lt;p&gt;• Yara iyileşmesi&lt;/p&gt; &lt;p&gt;• Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi’de temel prensipler&lt;/p&gt; &lt;p&gt;• Alloplastik materyaller,sütür materyalleri, doku genişleticiler ve dismorfoloji&lt;/p&gt; &lt;p&gt;• Maksillofasiyal yaralanmalar ve yüz kemikleri kırıkları&lt;/p&gt; &lt;p&gt;• Maksilla ve mandibulanın kist ve tümörleri&lt;/p&gt; &lt;p&gt;• Gelişimsel çene deformiteleri ve çene cerrahisi Temporomandibuler eklem hastalıkları&lt;/p&gt; &lt;p&gt;• Yumuşak doku ve kemik defektlerinin onarımı, flep ve greftler&lt;/p&gt; &lt;p&gt;• Kutanöz vasküler anomaliler ve lenfödem&lt;/p&gt; &lt;p&gt;• Kraniofasial anomaliler&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-4067588898493279799?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/4067588898493279799'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/4067588898493279799'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/doktor-cemal-aygt.html' title='Doktor Cemal Aygıt'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-1110393234425512764</id><published>2008-11-20T00:02:00.005-08:00</published><updated>2008-11-20T00:02:57.975-08:00</updated><title type='text'>Doktor Teoman Doğan</title><content type='html'>&lt;p&gt;1968′te Stockholm’de doğdu. 119. dönem mezunu olarak Galatasaray Lisesini bitirdi. Tıp fakültesini Marmara Üniversitesi’nde okudu. TUS sınavında dereceyle girdiği plastik cerrahi ihtisasını yine aynı üniversitede yaptı. Üniversite yıllarında Berlin’de Humbolt hastanesinde kısa bir staj yaptı. Tıp diplamasını ABD’de kabul ettirmek için ECFMG sınavlarını geçti USMLE sertifikası aldı.&lt;br /&gt;&lt;span id="more-82"&gt;&lt;/span&gt;&lt;img src="http://www.estetikdergisi.com/images/teoman_dogan.jpg" align="left" height="201" width="143" /&gt;&lt;br /&gt;San Francisco’da Dr. Buncke’nin yanında mikrocerrahi eğitimi (research fellowship): Asistanlığı sırasında mikrocerrahinin babası sayılan Dr. Buncke’nin yanına, San Francisco ya gitti. Mikrocerrahi eğitimini bu klinikte tamamladı. San Francisco’da aldığı cerrahi eğitimin yanında sayısız deneysel çalışma yapma imkanı buldu ve bu çalışmalarını en saygın dergilerde yayınladı. Bir yandan mesleki gelişimini tamamlarken bir yandan da Amerika’da akademik ortamı ve sağlık sistemini tanıma şansını buldu.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Anatomi doktorası ve üniversite hocalığı : İhtisası sırasında anatomi çalışmalarına ağırlık verdi ve Marmara Üniversitesi’nin anatomi kürsüsünde doktora yaptı. Böylece hem tıbbın temel dallarından olan anatomide akademik kariyere başlamış oldu hem de anatomi bilgisini en üst düzeye çıkararak cerrahi tekniğini geliştirme şansı yakaladı.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-1110393234425512764?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/1110393234425512764'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/1110393234425512764'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/doktor-teoman-doan.html' title='Doktor Teoman Doğan'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-2770814924721849076</id><published>2008-11-20T00:02:00.003-08:00</published><updated>2008-11-20T00:02:39.755-08:00</updated><title type='text'>Doktor UFUK BİLKAY</title><content type='html'>r. Ufuk Bilkay 1966 yılında İzmirde doğdu. Orta öğrenimini İzmir Atatürk Lisesinde tamamladıktan sonra, 1984 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne başladı. 1990 yılında tıp eğitimini tamamlayarak tıp doktoru ünvanını aldı. 1 sene Dokuz eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalında asistan doktor olarak çalıştıktan sonra buradan ayrılarak 1992 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim dalında ihtisasa başladı. 1999 yılında eğitimini tamamlayarak Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı ünvanını aldı. &lt;p&gt;&lt;span id="more-94"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;img src="http://www.estetikdergisi.com/images/ufuk_bilkay.jpg" /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;1998 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Atlanta şehrindeki Emory University’ de “research fellow” olarak çalışarak; Endoskopik Plastik Cerrahi, Mikrocerrahi ve Rekonstrüktif meme cerrahisi (kanser sonrası memenin yeniden oluşturulması) ile ilgili çalışmalar yaptı. Bu dönem içerisinde Emory Clinic ve Paces Plastic Surgery Center gibi önemli Plastik Cerrahi merkezlerinde Dr. John Bostwick III, Dr. Glyn Jones, Dr. Foad Nahai, Dr. Clinton Mc Cord ve Dr. Road Hester gibi önemli doktorlarla beraber çalışarak yüz ve göz çevresi estetiği, burun estetiği, meme estetiği, vücut şekillendirme-liposuction ve maksillofasiyal-ortognatik cerrahi konularında bilgi ve becerisini geliştirdi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği, Estetik Plastik Cerrahi Derneği, Türk Rekonstrüktif Mikrocerrahi Derneği, Yara Bakımı Derneği, BAPRAS, EURAPS gibi ulusal ve uluslar arası derneklerin üyesi olan Dr. Ufuk Bilkay İngilizce bilmektedir.&lt;/p&gt; &lt;h2&gt;Bilimsel Çalışmaları&lt;/h2&gt; &lt;p&gt;&lt;span lang="EN-US" lang="EN-US"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span lang="EN-US" lang="EN-US"&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;ULUSLARARASI DERGİLERDEKİ BİLİMSEL  ÇALIŞMALARI&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;1.&lt;/strong&gt; Gençosmanoğlu R, &lt;strong&gt;Bilkay U&lt;/strong&gt;, Alper M,  Gürler T, Cagdas A. Late results of split grafted penoscrotal avulsion injuries.  &lt;u&gt;Journal of Trauma&lt;/u&gt; 1995 39(6); 1201-1203&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;2. Bilkay U&lt;/strong&gt;&lt;span lang="EN-US" lang="EN-US"&gt;, Gurler T, Bilkay Ü, Gorken C, Kececi Y, Argon M, Akın Y. Comparison of fixation methods in treating mandibular fractures: Scintigraphic evaluation. &lt;u&gt;J Craniofac Surg&lt;/u&gt;  1997 8(4):270-273&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span lang="EN-US" lang="EN-US"&gt;3. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span lang="EN-US" lang="EN-US"&gt;Kececi Y, Gurler T, Gundogan H, &lt;/span&gt;&lt;strong&gt;Bilkay  U&lt;/strong&gt;&lt;span lang="EN-US" lang="EN-US"&gt;, Cagdas A. Benign giant schwannoma  located in the upper arm. &lt;u&gt;Annals of Plastic Surgery&lt;/u&gt;  1997;39(1):100-102&lt;/span&gt;&lt;strong&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;4. &lt;/strong&gt;&lt;span lang="EN-US" lang="EN-US"&gt;Alper M, Gurler T,  Totan S, &lt;/span&gt;&lt;strong&gt;Bilkay U&lt;/strong&gt;&lt;span lang="EN-US" lang="EN-US"&gt;,  Songur E, Mutluer S. Intraorbital Osteom and surgical strategy. &lt;u&gt;J Craniofac  Surg&lt;/u&gt; 1998;9(5):464-467 &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span lang="EN-US" lang="EN-US"&gt;5. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span lang="EN-US" lang="EN-US"&gt;Songür E, &lt;/span&gt;&lt;strong&gt;Bilkay U&lt;/strong&gt;&lt;span lang="EN-US" lang="EN-US"&gt;, Alper M, Özek C, Çelik N. X-shaped meatoplasty and urethral  advencement for distal hypospadias treatment. &lt;u&gt;Ann Plast Surg  &lt;/u&gt;1999;43(1):103-104 &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span lang="de" lang="de"&gt;6. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span lang="de" lang="de"&gt;Songür E, Mutluer S, Gürler T, &lt;/span&gt;&lt;strong&gt;Bilkay  U&lt;/strong&gt;&lt;span lang="de" lang="de"&gt;, Görken C, Güner U, Çelik N.   &lt;/span&gt;&lt;span lang="EN-US" lang="EN-US"&gt;Management of Frontoethmoidal  (Sincipital) Encephalocele. &lt;u&gt;J Craniofac Surg&lt;/u&gt;  1999;10(2):135-139 &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span lang="EN-US" lang="EN-US"&gt;7.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span lang="EN-US" lang="EN-US"&gt; Görken C, Alper M, &lt;/span&gt;&lt;strong&gt;Bilkay U&lt;/strong&gt;&lt;span lang="EN-US" lang="EN-US"&gt;, Çelik N, Songür E. Congenital infiltrating  lipomatosis of the face. &lt;u&gt;J Craniofac Surg&lt;/u&gt; 1999;10(4):365-368 &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span lang="EN-US" lang="EN-US"&gt;8.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span lang="EN-US" lang="EN-US"&gt; Özek C, Gurler T, Alper M, Gundogan H, &lt;/span&gt;&lt;strong&gt;Bilkay  U&lt;/strong&gt;&lt;span lang="EN-US" lang="EN-US"&gt;, Songür E, Akın Y, Cagdas A.  Modified McIndoe Procedure for Vaginal Agenesis. &lt;u&gt;Ann Plast Surg  &lt;/u&gt;1999;43(4):393-396 &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span lang="EN-US" lang="EN-US"&gt;9.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span lang="EN-US" lang="EN-US"&gt; Alper M, &lt;/span&gt;&lt;strong&gt;Bilkay U&lt;/strong&gt;&lt;span lang="EN-US" lang="EN-US"&gt;, Keçeci Y, Çelik N, Sabah D, Zileli M, Songür E, Çağdaş A. Transsacral usage of a pure island TRAM flap for sacral defect. Case Report. &lt;u&gt;Ann Plast Surg&lt;/u&gt; 2000;44(4):417-421&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-2770814924721849076?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/2770814924721849076'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/2770814924721849076'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/doktor-ufuk-bilkay.html' title='Doktor UFUK BİLKAY'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-474675099907140087</id><published>2008-11-20T00:02:00.001-08:00</published><updated>2008-11-20T00:02:14.206-08:00</updated><title type='text'>Doktor İhsan Başaran</title><content type='html'>&lt;p&gt;1963 yılında Samsunda doğdu.Temel Tıp Eğitimini 1981-88 yılları arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde tamamlanmıştır.&lt;br /&gt;1988 yılında Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda Türkiye üçüncüsü olarak Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim dalında uzmanlık eğitimine başladı.&lt;br /&gt;Uzmanlık Eğitimi sırasında ”İyileşen Periferik Sinirlerde Retrograd Axonial Transport un görüntülenmesi” konusundaki proje ile 1994 yılında Norveç Hükümeti Araştırma Bursu almış 10 ay süre ile Rikshospitalet (Oslo,Norveç) de araştırma yapmıştır&lt;br /&gt;&lt;span id="more-95"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;img src="http://www.estetikdergisi.com/images/ihsan-basaran.gif" height="179" width="228" /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Uzmanlık eğitimi sonrası ONEP Plastik Cerrahi Kliniğinde (İstanbul, Türkiye) 1 yıl Estetik Cerrahi Klinik&lt;br /&gt;Fellowluğu yapmıştır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;1998-1999 yılları arasında Kasımpaşa Deniz Hastanesinde Plastik Cerrah olarak askerlik hizmetini yaptıktan sonra 1 yıl süre ileBaylor College of Medicine ( Houston, Texas, USA) ta Plastik Cerrahi Bölümünde Araştırma Fellowu olarak çalışmıştır. Bu süre içerisinde özellikle Estetik Meme ameliyatları konusunda çalışmalar yapmıştır.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-474675099907140087?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/474675099907140087'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/474675099907140087'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/doktor-ihsan-baaran.html' title='Doktor İhsan Başaran'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-721919993109774855</id><published>2008-11-20T00:01:00.003-08:00</published><updated>2008-11-20T00:01:58.067-08:00</updated><title type='text'>Estetik Cerrahi Uzmanlarının Adres ve Telefonları</title><content type='html'>&lt;p&gt;Estetik Cerrahlara ulaşmak için aşağıdaki telefon numaralarını arayabilirsiniz , ziyaretçilerimiz için estetik cerrahların İletişim bilgilerini buraya topladık&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span id="more-106"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Op. Dr. Yakup Avşar&lt;br /&gt;Este Klinik&lt;br /&gt;0212 270 09 93&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Op. Dr. Hakan Güney&lt;br /&gt;Onep Sağlık ve Estetik Merkezi 212 283 92 70&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Op. Dr. Hıfzı Velidedeoğlu&lt;br /&gt;Amerikan Hastanesi 212 311 20 00&lt;br /&gt;Onep Sağlık ve Estetik Merkezi 212 283 92 70&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Op. Dr. İbrahim Özkuş&lt;br /&gt;Amerikan Hastanesi 212 311 20 00&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Op. Dr. İhsan Başaran&lt;br /&gt;Amerikan Hastanesi 212 311 20 00&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Op. Dr. İlker Apaydın&lt;br /&gt;Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi 212 252 43 00 /1604&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Op. Dr. Meryem Gülümser&lt;br /&gt;Muayenehane Bağdat Cad. Cemile Ap. No 433/17 Suadiye 216 302 04 09&lt;br /&gt;e-mail Fizyoplast@superonline.com&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Op. Dr. Murat Pençe&lt;br /&gt;Onep Sağlık ve Estetik Merkezi 212 283 92 70&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Op. Dr. Mustafa Ali Aydoğdu&lt;br /&gt;SSK Ulus Hastanesi 312 310 30 00&lt;br /&gt;Libra Estetik Cerrahi Merkezi Büklüm Sk. 55/8 Kavaklıdere Ankara 312 467 03 68&lt;br /&gt;Faks 312 467 20 30&lt;br /&gt;e-mail esitlik@hotmail.com&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Op. Dr. Muzaffer Çelik&lt;br /&gt;İstanbul Kranioplast Merkezi 212 283 92 92&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Op. Dr. Naci Karacaoğlu&lt;br /&gt;Onep Sağlık ve Estetik Merkezi 212 283 92 70&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Op. Dr. Nezail Demirciler&lt;br /&gt;International Hospital 212 663 30 00&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Op. Dr. Nuri Soysal&lt;br /&gt;International Hospital 212 663 30 00&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Op. Dr. Osman Oymak&lt;br /&gt;Oymak Plastik Cerrahi Merkezi 212 241 75 43&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Op. Dr. Ömer Alp&lt;br /&gt;Muayenehane 212 241 79 78 212 246 55 66&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Op. Dr. Ömer Buhşem&lt;br /&gt;Bursa Konur Hastanesi 224 452 43 25&lt;br /&gt;GSM 542 426 24 76&lt;br /&gt;e-mail buhsem@veezy.com&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Op. Dr. Sacit Karademir&lt;br /&gt;International Hospital 212 663 30 00&lt;br /&gt;Onep Sağlık ve Estetik Merkezi 212 283 92 70&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Op. Dr. Sadri Ozan Sözer&lt;br /&gt;ONEP Sağlık ve Estetik Merkezi 212 283 92 70&lt;br /&gt;e-mail estetik@estetikcerrahi.net&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Op. Dr. Soner Tatlıdede&lt;br /&gt;Şişli Etfal Hastanesi 212 231 22 09 / 1282&lt;br /&gt;Muayenehane 212 351 66 66&lt;br /&gt;e-mail sonertat@e-kolay.net&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Op. Dr. Yavuz Keçeci&lt;br /&gt;SSK İzmir Eğitim Hastanesi 232 250 50 50 /5433&lt;br /&gt;Muayenehane 232 421 14 60&lt;br /&gt;e-mail ykececi@yahoo.com&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Op. Dr. Cengiz Ersezen&lt;br /&gt;Bağdat Cad. Feza Ap. 415/6 Şaşkınbakkal-Kadıköy&lt;br /&gt;Tel: 216-385 52 53&lt;br /&gt;Tel: 216-385 84 5&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Op. Dr. Bülent Türkyılmaz&lt;br /&gt;Valikonağı Cad. No:27 Dr:1&lt;br /&gt;Tel: 0212 225 21 02 Fax: 0212 224 01 61&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Op. Dr. Murat Tezcan&lt;br /&gt;Bursa Vatan Hastanesi&lt;br /&gt;Fevzi Çakmak Cad No:55 Fomara / Bursa&lt;br /&gt;Tel: 0 224 220 22 44&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Op. Dr. Bülent Cihantimur&lt;br /&gt;Tel: 0 224 233 27 25&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Op. Dr. İsmail Nevzat Tuncay&lt;br /&gt;Berlin / Almanya&lt;br /&gt;Tel: 00 4 930 691 30 20&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Prof. Dr. Sıdıka Kurul&lt;br /&gt;Tel: 0 212 288 50 00&lt;br /&gt;Mail: skurul@istanbul.edu.tr&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Op. Dr. Derviş Akbilen&lt;br /&gt;Alman Hastanesi&lt;br /&gt;Tel: 0 212 293 21 50&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Op. Dr. Aykut Mısırlıoğlu&lt;br /&gt;Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi&lt;br /&gt;Tel: 0 216 441 39 00&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Op. Dr. Ulvi Güner&lt;br /&gt;1386 Sok. No:5 D:2 Alsancak/ İzmir&lt;br /&gt;Tel: 0 232 465 11 12 - 465 11 68&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Op. Dr. Tolgahan Alpaydın&lt;br /&gt;Buca SSK Hastanesi İzmir&lt;br /&gt;Muayenehane Tel: 232 4631273&lt;br /&gt;Cep Tel: 532 2526869&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Prof. Dr. Yücel Erk&lt;br /&gt;Hacettepe Tıp Fakültesi Hastanesi 312 310 35 45&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Doç. Dr. Ayhan Numanoğlu&lt;br /&gt;Marmara Tıp Fakültesi Hastanesi 216 326 70 22&lt;br /&gt;Acıbadem Hastanesi 216 326 33 36&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Doç. Dr. F. Figen Özgür&lt;br /&gt;Hacettepe Tıp Fakültesi Hastanesi 312 310 35 45&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-721919993109774855?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/721919993109774855'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/721919993109774855'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/estetik-cerrahi-uzmanlarnn-adres-ve_20.html' title='Estetik Cerrahi Uzmanlarının Adres ve Telefonları'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-255301172065139876</id><published>2008-11-20T00:01:00.001-08:00</published><updated>2008-11-20T00:01:39.928-08:00</updated><title type='text'>Estetik Doktoru  Ahmet Seyhan</title><content type='html'>&lt;p&gt;İsim Ahmet Seyhan&lt;br /&gt;Dogum Yeri Ladik / Samsun&lt;br /&gt;Dogum Tarihi 1962&lt;br /&gt;&lt;img src="http://img168.imageshack.us/img168/2089/ahmetseyhanbi4.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;MEZUNİYET OKUL TARİHİ&lt;br /&gt;Lisans Ege Üniversitesi, Ege Tıp Fak. 1983&lt;br /&gt;Yüksek Lisans Ege Üniversitesi, Ege Tıp Fak. 1985&lt;span id="more-239"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Doktora Dicle Üniversitesi, Tıp Fak. 1992&lt;br /&gt;ÜNVANI BİLİM / BİLİM DALI TARİHİ&lt;br /&gt;Yardımcı Doçent Celal Bayar Üniversitesi, Tıp Fak. 1994&lt;br /&gt;Doçent Celal Bayar Üniversitesi, Tıp Fak. 1999&lt;br /&gt;Profesör Celal Bayar Üniversitesi, Tıp Fak. 2005&lt;br /&gt;İDARİ GÖREVLER&lt;br /&gt;KURUM GÖREV YIL&lt;br /&gt;Celal Bayar Üniversitesi&lt;br /&gt;Tıp Fakültesi Plastik Cerrahi&lt;br /&gt;Anabilim Dalı Başkanı 1994&lt;br /&gt;(devam etmekte)&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Prof. Dr. Ahmet Seyhan’a ait yayınlar…&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Uluslararası Yayınlar:&lt;br /&gt;Kitap Bölümü:&lt;br /&gt;Seyhan A. Mini Z in Z to relieve the transverse linear tension after a Z plasty transposition.&lt;br /&gt;In “Innovative Techiques in Skin Surgery”, Ed: Harahap M, Marcel Dekker, New York, Basel, 309 312, 2002.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-255301172065139876?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/255301172065139876'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/255301172065139876'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/estetik-doktoru-ahmet-seyhan.html' title='Estetik Doktoru  Ahmet Seyhan'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-7944929716644136317</id><published>2008-11-17T23:57:00.003-08:00</published><updated>2008-11-17T23:57:43.880-08:00</updated><title type='text'>Estetik Fiyatları ücretleri kaç para</title><content type='html'>Botoks: 300-500 milyon TL.&lt;br /&gt;Kaş kaldırma: 2-4 milyar TL. G&lt;br /&gt;Göz kapağı estetiği: 1.5-3 milyar TL.&lt;br /&gt;Gözaltı torbaları: 2-3 milyar TL.&lt;br /&gt;Gıdı ve boyun estetiği: 3-4 milyar TL.&lt;br /&gt;Dolgu maddeleri: 400-750 milyon TL.&lt;br /&gt;Kulak küçültme: 2.5- 3 milyar TL.&lt;br /&gt;Yüz germe (Lifting): 3-6 milyar TL.&lt;br /&gt;Dudak kalınlaştırma: 500 Milyon - 1.5 milyar TL,&lt;br /&gt;Dudak çevresi çizgileri: 400 milyon TL. (6 ay); 1 milyar TL (5 yıl)&lt;br /&gt;Burun estetiği: 3-5 milyar TL.&lt;br /&gt;Meme ameliyatları: 3-5 milyar TL.&lt;br /&gt;Basen-kalça liposuction: 1.5- 2 milyar TL.&lt;br /&gt;Bel inceltme liposuction: 1.5-2 milyar TL.&lt;br /&gt;Plasmalite, yüz ve boyun: 400 dolar&lt;br /&gt;El, dekolte, boyun ve yüz: 600 dolar&lt;br /&gt;Karın germe: 3-4 milyar TL.&lt;br /&gt;Diz kapakları düzeltme: 1 milyar TL.&lt;br /&gt;Ayak bilekleri inceltme: 1.5-2 milyar TL.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-7944929716644136317?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/7944929716644136317'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/7944929716644136317'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/estetik-fiyatlar-cretleri-ka-para.html' title='Estetik Fiyatları ücretleri kaç para'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-7081197486545100924</id><published>2008-11-17T23:57:00.001-08:00</published><updated>2008-11-17T23:57:26.542-08:00</updated><title type='text'>Amino asitlerle yaşlanmaya karşı</title><content type='html'>L-Glutamine, doğadan gelen en etkili amino asitlerden biri. Ancak stres ve yorgunluk yüzünden vücudumuz, ihtiyacımız olan amino asitleri tutamıyor bile. Aynı zamanda kasları geliştirip vücudun daha da sağlıklı olmasını sağlayan L-Glutamine sayesinde cildinizi de doğal bir yolla gençleştirebilirsiniz. Bunun için; Türkiye pazarına yeni giren Dr. Perricone ürünlerinden biri olan ancak satışı ülkemizde yapılmayan “Dr. Perricone’s L-Glutatnıne Powder With Blueberry&amp;amp;Probiotics” kullanılabilecek en iddialı ürünlerden biri.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-7081197486545100924?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/7081197486545100924'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/7081197486545100924'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/amino-asitlerle-yalanmaya-kar.html' title='Amino asitlerle yaşlanmaya karşı'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-6986815442658984232</id><published>2008-11-17T23:56:00.004-08:00</published><updated>2008-11-17T23:57:12.493-08:00</updated><title type='text'>Estetik Karin Germe</title><content type='html'>&lt;p&gt;Doğumdan sonra ya da aşırı kilo vermeden sonra karın derisinin eski haline dönememesi sonucunda karın derisinde sarkmalar oluşabilir. Estetik karın ameliyatında, orta ve alt karın derisi, yağ dokusu ile birlikte fazla veya sarkmış olan kısmı çıkarılır, aynı ameliyatta karın kasları gevşemiş veya yana doğru araları açılmışsa, dikişler konarak gerginleştirilir. Genellikle göbek hizasının altnıda kalan deri tamamen çıkartılır, üzerinde kalan deri bölgesi ise göbek hizasını altına iner. Böylece karın derisi gerginleşir, düzleşir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span id="more-206"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Ameliyat sırasında karın kasları arasında orta hatta bir açılma mevcut ise (diyastaz) bu açıklık kapatılarak kaslar orta hatta birbirne yaklaştırılır. Böylece karında mevcut öne doğru bombelik te düzeltilmiş olur. ncak bu ameliyat sonucunda, bikini içinde olmak üzere yatay yönde uzun bir skar (iz) kalacaktır. Bu izin nedeni, yukardan aşağı doğru gerdirilen ve fazlalık kısmı çıkartılan karın dersinin alt kenarının dikilmesi sonucudur. Bu ameliyatla, hamilelikte oluşan çatlakların göbek hizasının altında kalanları tamamen giderilebilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Genel vücut ölçüleri normale yakın fakat karın bölgesinde perhiz veya spora rağmen giderilemeyen deri ve yağ fazlalıkları olanlar en iyi adaylardır. Bu nedenle ameliyattan önce bir miktar kilo vermek yararlı olacaktır. Ayrıca, bir kaç doğumdan sonra karın derisinde sarkma veya gevşeme olanlar, karın kaslarında aşırı gevşeme olanlar, yaşın ilerlemesi ile birlikte ortaya çıkan deri elastikiyetinin azalması, aşırı miktarda kilo kaybından sonra derinin sarkması durumunda abdominoplasti yapılabilir. Perhize devam eden ve daha kilo kaybetmeyi planlayanlar için ameliyat ertelenmelidir. Ayrıca tekrar çocuk sahibi olmayı planlıyorsanız ameliyata karar vermeden önce iyi düşünmelisiniz. Abdominoplasti ameliyatı fizik görünüşünüzü daha iyileştirir, kendinize güveninizi arttırır. Fakat yinede mükemmel bir görüntü beklenmemelidir. Ayrıca etrafınızdaki insanların size davranışlarında bir değişme beklemeyiniz.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Tecrübeli bir cerrah tarafından yapıldığında abdominoplasti ile iyi sonuçlar alınabilir. Ancak her cerrahi girişimde olabilecek komplikasyonlar bu girişimde de olabilir. Ameliyat sonrası komplikasyonlar arasında enfeksiyon ve kanama nadir de olsa görülebilir. Enfeksiyon durumunda drenaj ve antibiyotik kullanılır. Yara iyileşmesinin gecikmesi durumunda daha fazla skar (iz) kalabilir. Aşırı belirgin izler için ikinci bir girişim gerekebilir. Özellikle sigara yara iyileşmesini bozan etkenlerden biridir. Bu nedenle ameliyatdan önce sigara içilmesine son vermek gerekir. Ameliyattan 10 gün önce sigara içilmesine son vermelidir. Ameliyat öncesi özellikle gövde bölgesi güneşte kalmamalı, diyet uygulanıyorsa, yara iyileşmesini bozabileceğinden buna da ara verilmelidir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt; Ameliyat:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Genellikle yapılacak ameliyatın zorluk derecesine göre ortalama 3-4 saat sürer. Hastalara ameliyat öncesi sedasyon (sakinleştirici ilaçlar) yapılır. Ameliyat genel anestezi altında gerçekleştirilir. Ameliyat izi bikini içinde kalacak şekilde deri kesisi yatay yönde yapılır. Karın göbek altından, kaburgaların alt kenarına kadar olan bölge derisi altta bulunan kas tabakasından ayrılır. Göbek hemen kenarından elips şeklinde kesilerek karın duvarında bırakılır. Daha sonra karın kaslarında gevşeme varsa uygun dikişlerle gerginleştirilir. Deri aşağı doğru hafif çekilerek fazlalık miktarı belirlenir. Ortadan bir geçici tespit dikişi konduktan sonra göbeğin yeni yeri belirlenerek ufak bir kesi yapılır. Karın duvarındaki göbek buradan çıkarılır ve yeni yerine dikilir. Göbek yeni yeri işaretlenerek kesilir ve yeni yerine ince dikişlerle dikilir. Hafif gerilen deri altta daha önce yapılan kesi üzerine getirilerek fazlalılığı kesilir. Sonra deri kenarları ince dikişlerle dikilir. Ameliyat sonunda karın dikişlerinin gergin olmaması için dizler karına çekik olarak hasta yatırılır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Ameliyat sonrası birkaç gün karında ağrı, gerginlik hissi ve ödem (sıvı birikimine bağlı hafif şişlik) olabilir. Bu yakınmalar için ağrı kesiciler kullanılır. Erken devrede hasta ayağa kaldırılır ve yürümesi istenir. Deri dikişleri 5-7. günde alınmaya başlanarak 10-15 günde tamamı alınır. Pansuman sargıları azaltılarak yerine karın korsesi giydirilir. Hastaların bazıları 2 hafta sonra işine dahi dönebilir. Tam iyileşme ise birkaç hafta sürebilir. Karındaki dikiş izleri önceleri pembe renkte ve belirgindir. Giderek izlerin rengi solar ve izler azalır. Bu süreç altı aya kadar devam edebilir. Korse ise 1-1.5 ay kadar kullanılır. Daha sonra hafiften başlamak üzere karın kaslarını çalıştıracak egzersizler tavsiye edilir&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-6986815442658984232?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/6986815442658984232'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/6986815442658984232'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/estetik-karin-germe.html' title='Estetik Karin Germe'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-8467073705332272988</id><published>2008-11-17T23:56:00.003-08:00</published><updated>2008-11-17T23:56:52.189-08:00</updated><title type='text'>A’dan Z’ye Estetik Operasyonlar</title><content type='html'>&lt;p&gt;Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Sıdıka Kurul kadınlar tarafından en çok tercih edilen estetik uygulamaları hakkında bilgi verdi.&lt;br /&gt;&lt;span id="more-210"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Estetik Göz Kapağı Estetiği (BLEPHAROPLASTY)&lt;br /&gt;Alt ve üst göz kapağında torbalanma, deride gevşeme, sarkma ve kırışıklık gözlerin yan taraflarında kaz ayağı adı verilen derin çizgilerin giderilebilmesi için yağ torbalarının ve deri fazlalığının ameliyatla çıkartılması gerekir. Bu ameliyatta deri kesileri alt göz kapağı için kirpik diplerinden, üst göz kapağı için üst kapağın doğal kıvrımından yapıldığından dolayı ameliyat izi belli olmaz. Gerekli durumlarda kaz ayağı görünümü için dolgu maddeleri veya botoks yapılır. Lokal veya genel anestezi altında yapılabilen bu ameliyat sonrası ,erken dönem genellikle rahat geçer. Göz etrafında şişlik ve morarma;gözlerde kuruluk, yanma hissi, görme bulanıklığı görülebilir.Gözyaşı artabilir, gözler ışıktan bir süre rahatsız olabilir. Hasta ilk günlerde gözünü tam olarak kapatamayabilir. Bunlar ilk hafta içinde kendiliğinden geçen, beklenen olaylardır. Dikişler 3-5 gün sonra alınır.Ameliyat iyi sonuç verir. Kişi 3 gün sonra işine dönebilir. Kullanıyorsa 1 hafta sonra kontakt lenslerini takabilir. Gözkapaklarının yeni şekli, yerçekimi nedeniyle etkileneceğinden kişinin bünyesine göre bazen birkaç yıl bazen de ömür boyu dayanır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Meme Dikleştirme (MASTOPEXY)&lt;br /&gt;Estetik meme dikleştirme ameliyatında, sarkık meme dokusu yeniden şekillendirilir, fazla deri çıkartılır, meme başı olması gereken konuma getirilir. Ameliyat sonrasında, anahtar deliği şeklinde, zamanla daha az belirgin hale gelen bir iz kalır. Bazı hallerde sadece meme başı çevresinden yapılan kesiler ile meme dikleştirme işlemi gerçekleştirilebilir. Sarkıklıkla birlikte, meme küçüklüğü de söz konusu ise, memeyi büyütmek amacı ile meme arkasındaki kasın altına uygun büyüklükte bir meme protezi konur. Meme sarkıklığı bazı hallerde sadece meme protezi konulması ile de düzeltilebilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Hasta 3-4 gün içinde işine dönebilir. 3 ay ağır spor yapmaması uygundur. Hangi yöntem uygulanırsa uygulansın , meme dikleştirme ameliyatı genel olarak iyi ve kalıcı sonuç verir, kadının kendine olan güvenini,sosyal yaşama ve ikili ilişkilere katılımını arttırır. Dikleştirilmiş meme uzun süre kalıcıdır, ancak kilo değişiklikleri, gebelik, emzirme ve yerçekimi yeni sarkmalara yol açabilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Yüzdeki Çökmeleri Düzeltme&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Dolgu maddeleri: Yüzün belli noktalarındaki derin kırışıklıklar cilt aşındırma yöntemleri ile düzeltilemez. Bu amaçla dolgu maddeleri kullanılır. Günümüzde yaygın olarak kullanılan dolgu maddelerinin çoğu zamanla vücut tarafından eritildiğinden, tekrarı gerekir. Dolgu maddelerinin uygulaması kolaydır, iz bırakmazlar ve sonuçları memnunluk vericidir. Dolgu maddeleri aynı zamanda dudak kalınlaştırmak veya dudakları daha belirgin hale getirmek için de kullanılabilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;1. Kişinin kendi dokuları; Yağ ve doku kokteyli enjeksiyonu (Lipofilling): Kişinin kendi vücudundan (karın veya basen bölgesinden) alınan yağ doğrudan veya kıkırdak, fasya ve deri altı tabakalarından oluşan doku çok ince doğranarak,yüzdeki kırışıklığın altına enjekte edilir. Uygulamadan sonra bazı hastalarda morluk oluşabilir;işlemden sonra buz uygulaması morluk oluşmasını büyük oranda önler.Enjekte edilen yağ miktarına bağlı olarak hasta işlemden sonra işine dönebilir veya 1-2 gün işinden uzak kalması gerekebilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;2. Hazır dolgu maddeleri; Kollajen Sığırdan alınan kollajen saflaştırılarak ,insanınkine benzer bölümü yüzdeki kırışıklıklara enjekte edilebilir. Kullanmadan önce test yapılması gerekir. Hyaluronik asit hayvansal kaynaklı olmayan bir dolgu maddesidir, uygulama öncesinde test tapılmasına gerek yoktur. Uygulamadan sonra bazı hastalarda morluk oluşabilir;işlemden sonra buz uygulaması morluk oluşmasını büyük oranda önler.İşlemden sonra hasta işine dönebilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Gıdı Operasyonu&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Çene altında yağ toplanması, deride sarkma, boyun kasının belirgin hale gelmesi.. Çene altında (Gıdı) dolgunluk her yaştaki kadın için sorundur. Alt çene kemiğinde küçüklük/geride olma gibi kemik problemleri dışında gençlerde çene altı bölgesinde yağ birikintisi (yapısal olarak) , orta ve ileri yaşlardaki kişilerde kilo alma, boyunda kısalma ve duruş bozukluğunun yol açtığı çene altı dolgunluğu önden bakıldığında kısa boyun ve toplu yüz, yandan bakıldığında çene/boyun açısının kaybı nedeni ile estetik sıkıntı yaratmaktadır. İleri yaşlarda ise boyun yaşlanmasında temel problem cilt dahil olmak tüm yumuşak dokuların yerçekimi ile aşağı doğru sarkmasıdır ve bazı kişilerde yüzeyel boyun kasının belirgin hale gelmesidir.&lt;/p&gt;&lt;!-- adman_adcode (middle, 1) --&gt;&lt;script type="text/javascript"&gt;&lt;!-- google_ad_client = "pub-7635192836736184"; /* estetikdergisi300x250, oluşturulma 09.10.2008 */ google_ad_slot = "3087079814"; google_ad_width = 300; google_ad_height = 250; //--&gt; &lt;/script&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-8467073705332272988?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/8467073705332272988'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/8467073705332272988'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/adan-zye-estetik-operasyonlar.html' title='A’dan Z’ye Estetik Operasyonlar'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-3200916781449388637</id><published>2008-11-17T23:56:00.001-08:00</published><updated>2008-11-17T23:56:33.697-08:00</updated><title type='text'>Erkeklerin Estetik</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Kariyer sahibi erkekler yıllardır manikürlerini yaptırıyorlar, tırnaklarını törpülüyorlar, vücut ölçüleriyle ilgileniyorlar, saçlarına şekil veriyorlar, boyuyorlar, masaj istiyorlar, deodorantlarını ve parfümlerini sıkıyorlar, yüz gençleştirme tedavilerine veya epilasyona ihtiyaç hissediyorlar.&lt;span id="more-217"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;* &lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;span&gt;Birinci sırada lazer epilasyon, cilt bakımı, manikür ve pedikür ile ilgileniyorlar.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;* &lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;span&gt;Zayıflama tedavileri, dolgu ve botoks gibi işlemleri ikinci sırada tercih ediyorlar.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;* &lt;span&gt;Cerrahi girişimden mümkün olduğunca uzak duruyorlar. Buna rağmen son zamanlarda liposuction, göğüs küçültme ve burun ameliyatı yaptıran erkeklerde bir artış var&lt;/span&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;* &lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;span&gt;Erkek kozmetikleri büyük ilgi görüyor. After shave’ler, nemlendiriciler, vücut losyonları, özel şampuanlar; en ünlü kozmetik markaların erkek ürünleri onlar için üretiliyor.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;* &lt;span&gt;Erkeklerin en fazla ilgilendiği sorunlardan birini de kellik tedavileri oluşturuyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;EPİLASYON&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;!-- adman_adcode (middle, 1) --&gt;&lt;span&gt;&lt;script type="text/javascript"&gt;&lt;!-- google_ad_client = "pub-7635192836736184"; /* estetikdergisi300x250, oluşturulma 09.10.2008 */ google_ad_slot = "3087079814"; google_ad_width = 300; google_ad_height = 250; //--&gt; &lt;/script&gt; &lt;script type="text/javascript" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js"&gt; &lt;/script&gt;&lt;script&gt; window.google_render_ad(); &lt;/script&gt;&lt;iframe name="google_ads_frame" src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/ads?client=ca-pub-7635192836736184&amp;amp;dt=1226994961078&amp;amp;lmt=1226994960&amp;amp;prev_slotnames=5050973529&amp;amp;output=html&amp;amp;slotname=3087079814&amp;amp;correlator=1226994960984&amp;amp;url=http%3A%2F%2Fwww.estetikdergisi.com%2F%3Fp%3D217&amp;amp;ea=0&amp;amp;ref=http%3A%2F%2Fwww.estetikdergisi.com%2F%3Fcat%3D197&amp;amp;frm=0&amp;amp;ga_vid=1039215691.1226994961&amp;amp;ga_sid=1226994961&amp;amp;ga_hid=842833253&amp;amp;flash=9.0.124&amp;amp;u_h=768&amp;amp;u_w=1024&amp;amp;u_ah=738&amp;amp;u_aw=1024&amp;amp;u_cd=32&amp;amp;u_tz=120&amp;amp;u_his=1&amp;amp;u_java=true&amp;amp;u_nplug=14&amp;amp;u_nmime=53&amp;amp;dtd=0" marginwidth="0" marginheight="0" vspace="0" hspace="0" allowtransparency="true" frameborder="0" height="250" scrolling="no" width="300"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;/span&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Erkekler, özellikle yanaklarının üzerinde çıkanlar başta olmak üzere; sırt, omuz başları, kaşların arası, ense ve kulağın iç kısımları, elmacık kemikleri üzerindeki kıllardan kurtulmak istiyor. Erkek kılları daha kalın ve sert olduğu için lazer uygulamasına daha iyi cevap veriyor ve daha kısa sürede sonuç alınıyor.&lt;/span&gt;&lt;span&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;ERKEK CİLDİ&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Erkek cildi, hormonal yapısı nedeniyle daha dayanıklı ve daha kalındır. Bu nedenle yaşlanma etkileri erkeklerde daha ileri yaşlarda ortaya çıkar. Erkek cildinin sorunları buluğ çağında, aknelerle başlar. 35-45 yaş arasında kırışıkların farkına varırlar. Sorunlar ömür boyu tıraş olmanın sıkıntılı sonuçlarıyla devam eder. Bütün bunlara bir de güneş ışınları, stres, alkol ve beslenme hataları eklendiğinde, erkek cildinin bakım ihtiyacı artar. Bu nedenle botoks, dolgu maddeleri enjeksiyonları ve ameliyatsız cilt gerdirme işlemlerini gün geçtikçe daha fazla talep ediyorlar.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-3200916781449388637?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/3200916781449388637'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/3200916781449388637'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/erkeklerin-estetik.html' title='Erkeklerin Estetik'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-2136189133388539413</id><published>2008-11-17T23:55:00.005-08:00</published><updated>2008-11-17T23:55:55.578-08:00</updated><title type='text'>Endoskopik yüz germe - Facelift</title><content type='html'>&lt;p&gt;Yerçekiminin etkisi, güneş ışınları ve günlük yaşamın stresi insanların yüzlerinde yaşlanma belirtilerinin oluşmasına neden olurlar. Yüzde göz kapakları ve etrafında, ağız çevresi ve yanaklarda, çene altında ve boyunda oluşan derin çizgiler, kırışıklıklar, katlanma ve yağ toplanmaları şeklinde yüzde belirginleşirler.&lt;span id="more-226"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Günümüzde yüz germe ameliyatları yaygın olarak yapılmakta ve ileri derecede sonuçlar alınmaktadır. Gelir düzeyinin artması ile insanlar daha genç ve güzel görünmek istemektedirler.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu uygulamada yüzde sarkan ve gevşeyen kas, yağ, deri gibi dokuların eski yerlerine getirilmesi ve fazla olanların yok edilmesi temel prensiptir. Yüz germe ameliyatlarında sadece yanak ve boyun değil aynı zamanda “Alın Germe” ve “Göz Kapağı Estetiği” ameliyatları da kombine olarak yapılabilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Hastaya sağlayacağı fayda görüntüsünde ortalama 7-10 yıl arasında değişmektedir. Bu uygulama yüzünüzün yeniden gençlik günlerinizdeki gibi görünmesini sağlar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Ameliyat hastanın tercihine bağlı olarak lokal ve genel anestezi altında yapılabilmektedir. Ameliyat süresi 3-4 saat kadar sürer. Genellikle hastanede kalmayı gerektirmez. 7-10 gün içerisinde hasta normal hayatına geri dönebilir. Konuşma mesafesinden bile görünür bir iz kalmaz. Endoskopik yöntemlerle kalacak izler minimale inmektedir.&lt;/p&gt;&lt;!-- adman_adcode (middle, 1) --&gt;&lt;script type="text/javascript"&gt;&lt;!-- google_ad_client = "pub-7635192836736184"; /* estetikdergisi300x250, oluşturulma 09.10.2008 */ google_ad_slot = "3087079814"; google_ad_width = 300; google_ad_height = 250; //--&gt; &lt;/script&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-2136189133388539413?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/2136189133388539413'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/2136189133388539413'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/endoskopik-yz-germe-facelift.html' title='Endoskopik yüz germe - Facelift'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-1234319092708255516</id><published>2008-11-17T23:55:00.003-08:00</published><updated>2008-11-17T23:55:36.593-08:00</updated><title type='text'>Ben’ler Hakkında</title><content type='html'>Halk arasında genellikle çok farklı şeylere “ben” deniyor. Bunların arasında gerçek anlamda ben denilen belirtiler, derinin rengini veren melanin maddesini yapan hücrelerden oluşanlar.&lt;span id="more-228"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt; Benler nasıl oluşurlar ve neden vardırlar?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Oluşum sebebi kesin belli değil. Ama esas olarak kişinin kendi yapısı, tamamen kendi genlerindeki özelliklere bağlı. Bir kısmı doğumsal olabiliyor. Sonradan ortaya çıkanlarda özellikle genetik yapıya ek olarak ultraviyolenin, yani güneşin etkisi çok büyük.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt; Güneşin benlere etkisi nasıl oluyor?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Güneşi gördükçe hem sayıları artıyor ham da yapıları bozulup, dejenere olabiliyorlar. Güneş etkisi derken, burada özellikle ani ve yüksek dozdaki güneş çok önemli. Özellikle yanık yapacak boyutta, kızarma, soyulma vs. gibi durumlar, deri kanserine dönüşme riski taşıyabiliyorlar.&lt;br /&gt;Benlerin tehlikeli olup olmadıklarını görünüşlerinden anlamamız mümkün mü?&lt;br /&gt;Belli bir ölçüde anlaşılabilir. Bir kere benlerin sayısının çokluğu önemli. Koyu renkteki benler, renk düzensizliği, mesela bir benin içinde birden fazla renk varsa bunlar da tehlikeli. Ayrıca normalde oval ya da yuvarlar olan benlerin sınırları düzensiz, yani dantel gibi girintili çıkıntılıysa bu da riskli bir durum. Benlerin hareketlenmesi de bir o kadar önemli. Normal duran bir ben kısa süre içersinde büyümeye ya da hızla renk değiştirmeye başlarsa, dikkatli olmak gerek. Bunun yanında benlerin büyüklüğü de önemli. Yarım santimden itibaren, kayda değer belli bir risk taşıyorlar. Benlerin bütününe bakarsar ve hepsini birden değerlendirirsek, melanoma (kanser) dönüş riski yüzde bir civarındadır. Yalnız yarım santimden sorna, yavaş yavaş kademeli olarak tehlike artar.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt; Melanoma nasıl bir kanser türü?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Benlerden çıkan bir kanser tipi, yalnız deri kanserleri değil, bütün kanser tiplerinin içinde en hızlı ilerleyen ve en çok ölüme neden olan kanserlerdendirb Melonomun yüzde otuzbeşi benler üzerinde çıkıyor, diğerleri sağlam görünen deri üzerinde çıkıyor.&lt;br /&gt;Peki, kanser riskini ortadan kaldırmak için ne yapmalıyız?&lt;br /&gt;Yılda bir gibi belli aralıklarla doktor kontrolüne gidilmelib Özellikle çok sayıda beni olanlar için geçerli bu. Bunun yanında güneşten korunmak çok önemli. Güneş cildi bid tetikleyici faktör. Bir de benlerin korunmasında, zedelenmemelerine dikkat etmek gerekir. Çarpma, vurma, sürtme gibi…&lt;br /&gt;&lt;strong&gt; Et benleri de aynı riski taşıyor mu?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Genelde halkımız kabarık olan benlerin daha tehlikeli olduğunu düşünür. Oysaki aksine, deriden kabarıklaştıkça tehlike azalır.&lt;br /&gt;Bazı insanlarda doğum lekesi gibi büyük benler vardır. Bunlar da risk kapsamına giriyor mu?&lt;br /&gt;Evet. Bazılarında 5 cm, 15 cm gibi büyük benlere rastalayabiliyoruz. Bunlarda ciddi oranlarda, özellikle 20 cm üzerine çıktığı zaman, yüzde onbeşleri bulan melanoma dönüş riski bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt; Ben aldırmanın tehlikesi var mı?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Genelde benler çıkarılınca kanser olunduğuna inanılır, ama benin tamamının vücuttan atılmasıyla hiçbir şey olmaz. Benden ve onun tehlikesinden kurtulmanın en sağlıklı yolu budur. Ama ben vücut üzerinde dururken kesilir, koparılır ya da takılıp düşme gibi nedenlerden koparsa, bu tehlikelidir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt; Ben aldırmak basit bir işlem mi?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Evet. Benin çevresine iğneyle lokal anestezi yapılıyor. İşlem yarım saat kadar sürüyor.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt; Ben aldırdıktan sonra güneşe rahatlıkla çıkılabilir mi?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Ben aldırsan da aldırmasan da güneşe çıkmamak en iyisi. Ben aldırmak, tehlikeden kurtulunduğu anlamına gelmiyor, çünkü sürekli yenileri çıkabiliyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-1234319092708255516?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/1234319092708255516'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/1234319092708255516'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/benler-hakknda.html' title='Ben’ler Hakkında'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-2857749043426383252</id><published>2008-11-17T23:55:00.001-08:00</published><updated>2008-11-17T23:55:19.953-08:00</updated><title type='text'>Ultrashape Nedir?</title><content type='html'>&lt;p&gt;Ultrashape ultrasonik ses dalgalarını kullanan bir bölgesel zayıflama cihazıdır. Yağ hücrelerinin zarlarını yok ederek etki gösterir. Zarları parçalanan bu yağ hücreleri bir anlamda erir ve bu bölgeden vücudun savunma hücreleri tarafından uzaklaştırılır. Bu yöntem ameliyatsız vücut şekillendirme yöntemleri arayışının sonucu bulunmuştur. &lt;span id="more-229"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;İşlem ağrısızdır. İğne vs kullanılmaz. Cilt altına herhangi bir alet&lt;br /&gt;müdahalesi yapılmaz.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bölgesel Zayıflama Tedavisi Ultrashape Contour 1 sistemi denilen özel&lt;br /&gt;patentli bir teknolojiyi kullanmaktadır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;İşlem sonrası işinize dönebilirsiniz. Seans yaklaşık 1-2 saat kadar sürmektedir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Ultrashape bölgesel zayıflama tedavisi, bilimsel yayınlarla doğrulanmış bir yöntemdir. Sadece istenmeyen yağların parçalanmasını sağlayan odaklanmış ultrasonik ses dalgaları dokuya gönderilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kan damarı, sinirler gibi çevre dokulara zarar vermez.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Tedavi ile yağ hücrelerinin zarları ortadan kaldırılır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Trigliserit olarak adlandırılan yağ hücresinin içindeki madde çevreye dağılır. Dolaşım ve lenfatik sistem yoluyla karaciğere ulaştırılır. Karaciğerde bu yağ doku işlenerek ve yakılarak atılır. İşlemden sonra yapılacak özel diyet bu atılımı kolaylaştırır.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-2857749043426383252?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/2857749043426383252'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/2857749043426383252'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/ultrashape-nedir.html' title='Ultrashape Nedir?'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-9003493567237427007</id><published>2008-11-17T23:54:00.000-08:00</published><updated>2008-11-17T23:55:05.420-08:00</updated><title type='text'>Göbek için 5 Egzersiz Göbek Nasıl Eritilir Giderilir</title><content type='html'>Bel çevresini zayıflatmak yaş ilerledikçe zorlaşır. Genel olarak hiç kilo almasanız bile yağlar, vücudunuzun bu bölümünde birikir. Oturarak bu yağlardan kurtulamazsınız! Önereceğimiz 5 egzersiz bel çevresi ve gövdenizin zayıflaması sağlar. Sağlıklı beslenme ve 60 ila 90 dakika arasında yapılan egzersizin düz bir karın için en iyi yol olduğu biliniyor. Düzenli egzersiz yapamıyorsanız üzülmeyin, gün içinde kısa periyodlarda yapacağınız egzersizlerle de düz bir karına sahip olabilirsiniz.&lt;strong&gt;- &lt;/strong&gt;Yere yüz yukarı şekilde uzanın ve parmaklarınızı başınızın arkasında birleştirin. Dizinizi çenenize doğru getirmeye çalışın ve bu sırada omuzlarınızı, boynunuzun konumu aynı kalarak yerden yukarı doğru kaldırın. Sol bacağınızı düz tutarak yerden 45 derece açıyla kaldırın ve sağa doğru hafifçe dönmeye çalışın. Yatarak bisiklet kullanıyor gibi düşünebilirsiniz. pedal çeviriyor gibi 12-16 kez bacak değiştirerek uygulayın.&lt;!-- adman_adcode (middle, 1) --&gt;&lt;script type="text/javascript"&gt;&lt;!-- google_ad_client = "pub-7635192836736184"; /* estetikdergisi300x250, oluşturulma 09.10.2008 */ google_ad_slot = "3087079814"; google_ad_width = 300; google_ad_height = 250; //--&gt; &lt;/script&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;2-&lt;/strong&gt; Sandalyenin üzerine çıkın ve sıkıca tutunun. Dizlerinizi sırayla kıvırarak çenenize doğru kaldırmaya çalışın, b u hareketi 12-16 kez tekrarlayın.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;3-&lt;/strong&gt; Yere yüz yukarı uzanın. Ellerinizi yanlara düz bir şekilde uzatın. Bacaklarınızın ikizini de 90 derece açıyla yukarı doğru kaldırın ve bacak bacak üstüne atar gibi düz olarak bir süre sabit durdurduktan sonra değiştirin. Hareketi 12-16 kez tekrarlayın.&lt;br /&gt;4- Yere yüz yukarı uzanın. Ellerinizi 45 derecelik açıyla kulaklarınızın yanından düz olarak geriye doğru uzatın. Düz olarak uzattığınız bacaklarınızı 45 derece aralık şekilde kıvırın. Omuzlarınızı kendinize doğru kaldırın.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;5-&lt;/strong&gt; Yere yüz aşağı uzanın. Ayak parmaklarınızın ucunda ve el  dirseklerinize dayanarak tüm vücudunuzu havaya kaldırmaya çalışın.&lt;/p&gt; &lt;strong&gt;Dahası:&lt;/strong&gt; Favori şarkılarınızla dans edin. Hava almak için yürüyüş yapın. Çocuklarla elim sende oynayın. Bisiklete binme ve merdiven egzersizleri yapı&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-9003493567237427007?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/9003493567237427007'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/9003493567237427007'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/gbek-iin-5-egzersiz-gbek-nasl-eritilir.html' title='Göbek için 5 Egzersiz Göbek Nasıl Eritilir Giderilir'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-9161567409136322327</id><published>2008-11-17T23:53:00.000-08:00</published><updated>2008-11-17T23:54:28.578-08:00</updated><title type='text'>Gebelikte Egzersiz</title><content type='html'>&lt;p class="post_entry"&gt;&lt;strong&gt;Yürüyüş: &lt;/strong&gt;Hamile kadınlara doktarlar bol bol yürümeyi öneriyor. Çünkü temiz hava alarak hareket etmek sağlığınız açısından önemlidir. Hem güneşten faydalanıp kemiklerinizi güçlendirmek, hem de ciğerlerinize temiz hava depolamak için hamilelik döneminde yürümekten daha ideal bir başka spor yoktur. Ayrıca bu sayede doğuma kadar çok fazla kilo da almaktan kurtulabilirsiniz. Yalnız yürüme esnasında kendinizi çok fazla zorlamayın. Hamile olmadan önceki temponuzu bir kenara bırakın. Bundan sonra temponuz sizin ve bebeğinizin sağlığının elverdiği ölçüde olmalıdır. Herhangi bir sinyal aldığınızda yürüyüşe ara vermekte tereddüt etmeyin.Gebelerin çok fazla hareket etmesinin ya da başka bir deyişle spor yapmasının bebeğe zarar vereceği düşünülür. Oysa günümüzde spor yapmayı hayat tarzı olarak benimseyen anneler spordan uzak kalmak istemiyor. Fakat her sporun da hamilelikten önceki gibi aynı yoğun tempoda yapılmasının riskleri vardır. Bu yüzden hangi sporu nasıl yapmanız gerektiğini bilmelisinz.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span id="more-152"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Yüzme: &lt;/strong&gt;Herşeyden önce yüzme esnasında kendinizi daha hafif hissedeceğiniz için yüzme sporu bu dönemde size çok hoş gelecektir. Tabii suyu seviyorsanız. Denizin ya da gittiğiniz yüzme havuzunun su sıcaklığının vücut ısınıza uygun olması gerekir. Vücut ısınız 38 derece civarı olacağı için bundan daha düşük ısıda suya girdiğinizde kasılmalar meydana gelebilir. Bu sebeple suyun ısısını dikkate almalısınız.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Su içinde kendinizi çok fazla yormadan ve yavaş tempoda yüzebilirsiniz. Hamilelere genellikle sırtüstü yüzme önerilir. Çünkü sırtüstü yüzerken karnınız gerilir, kollarınız ve bacaklarınız çalışır.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hamileyken hızlı kulaç atmaktan, kelebek stilinde yüzmekten ve suya atlayarak girmekten kaçının. Ani hareketler size ve bebeğinize zarar verebilir. Bu yüzden en iyi yöntem yüzerken nefesinizi kontrol etmek ve suyun sizi yüzdürmesine izin vermek.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Jogging:&lt;/strong&gt; Birçok kadın hamileyken de jogging yapmayı sürdürür. Ancak eğer riskli bir hamilelik yaşıyorsanız koşmak iyi bir fikir değildir. Hamileyken, daha önce koştuğunuz mesafeyi ve hızı düşürmelisiniz. Hatta bir süre sonra koşmayı bırakıp tamamen yürüyüşe bile geçebilirsiniz. Eğer ağrı, kas gerilmesi ya da kanama hissederseniz derhal doktorunuzu arayın.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Bisiklet:&lt;/strong&gt; Bisiklete binmek hamilelik döneminde ufak tefek kazalara yol açabileceği için biraz tehlikelidir. Ancak bisiklete binmeyi iyi biliyorsanız ya da bir spor salonunda kondüsyon bisikletini kullanacaksanız o halde sorun yok demektir. Kendinizi çok fazla zorlamadan ve nefesinizi kontrol ederek bisiklete binmelisiniz. Birçok doktor düşme tehlikesinden uzak durmak için özellikle hamileliğin son 2-3 haftasında yalnızca kondüsyon bisikleti kullanılmasını tavsiye eder.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Kayak:&lt;/strong&gt; Kimi doktorlar hamileliğin erken döneminde kayak yapmaya izin veriyorlar. Fakat buna güvenerek kendinizi kayak pistlerine atmayın. Kayak yapmadan önce mutlaka doktorunuza danışın. Düşmek size ve bebeğinize zarar verebilir. Hamileliğin ikinci devresiden itibaren kayak yapmak iyi bir fikir değildir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Diğer Spor Aktiviteleri:&lt;/strong&gt; Tenis ve golf hamilelik süresince güvenlidir ancak fazla bir egzersiz sağlamazlar. Ata binmek ise herzaman için bir düşme tehlikesi bulundurduğundan güvenli değildir. Yaz aylarında su kayağı yapmaktan hoşlanıyorsanız gebelik döneminde bir süre bu spora ara verin. Gözde sporlardan ve hobilerden biri olan bowling oynamanızda herhagi bir sorun yoktur. Fakat geç hamile kaldıysanız dikkatli olun çünkü sırt ağrılarınız olabilir. Dengeniz değiştiğinden bowling oynamanız zorlaşabilir&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-9161567409136322327?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/9161567409136322327'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/9161567409136322327'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/gebelikte-egzersiz.html' title='Gebelikte Egzersiz'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-5253989614255388290</id><published>2008-11-16T23:52:00.005-08:00</published><updated>2008-11-16T23:52:57.423-08:00</updated><title type='text'>Botoks’un Tarihi</title><content type='html'>&lt;p&gt;Botoks’un Türkiyeye gelişine kadar kısaca Tarihi&lt;br /&gt;&lt;span id="more-25"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;1600-1800 yıllarında Amerika’da kızılderililer, Botulinum toksinini oklarının ucuna sürerek avlanmak amacıyla kullanıyorlardı. &lt;/p&gt;&lt;div class="PostContent"&gt;&lt;li&gt;1822 de bu toksinin tedavi amacıyla kullanılabileceği anlaşıldı.&lt;/li&gt; &lt;li&gt;1949 da toksinin, kasları nasıl felç ettiği anlaşıldı.&lt;/li&gt; &lt;li&gt;70′li yılların ikinci yarısında ve 80′lerin başında botulinum toksin’in kozmetik amaçlı kullanımı ile ilgili ilk bilimsel makaleler&lt;br /&gt;yayınlanmaya başlandı.&lt;/li&gt; &lt;li&gt;1981 yılında ilk kez şaşılığın tedavisi için kullanıldı.&lt;/li&gt; &lt;li&gt;1982 yılında toksinden elde edilen BOTOX®’un şaşılığın ve gözkapağı kaslarının spazmının tedavisinde kullanımı FDA (Food and Drug&lt;br /&gt;Administration) tarafından onaylandı.&lt;/li&gt; &lt;li&gt;1995 yılında BOTOX®, Türkiye’de satılmaya başlandı.&lt;/li&gt; &lt;li&gt;2000 yılında Allergan firması (BOTOX®) boyun kaslarının spazmının tedavisinde kullanımı amacı ile FDA onayı aldı.&lt;br /&gt;Son olarak 15 nisan 2002′de, Allergan firması (BOTOX®) alında, göz çevresinde ve iki kaş arasındaki kırışıklıkların düzeltilmesinde kullanımı açısından FDA onayı aldı.&lt;/li&gt; &lt;li&gt;Allergan firmasının bildirdiğine göre bugün botulinum toksin preperatları, dünyada 70 ülkede 11 yıldan uzun bir süredir, estetik ve kozmetik cerrahi uygulamalarında güvenle kullanılmaktadır.&lt;/li&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-5253989614255388290?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/5253989614255388290'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/5253989614255388290'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/botoksun-tarihi.html' title='Botoks’un Tarihi'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-2071573338842350125</id><published>2008-11-16T23:52:00.003-08:00</published><updated>2008-11-16T23:52:44.149-08:00</updated><title type='text'>Botoks</title><content type='html'>&lt;p&gt;(Botulinum toksini), Clostridium botulinum adlı bakteriden elde edilen bir toksindir. &lt;strong&gt;Botoks&lt;/strong&gt;, sinir uçlarında iletimi sağlayan maddelerin salınımını engelleyip, sinirler ile sinirlerin ulaştığı organlar arasındaki iletimi durdurarak etkisini gösterir. Sinir iletiminin durması, sinirin ulaştığı organın işlevlerinin azalmasını ya da tamamen kaybolmasını sağlar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span id="more-24"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;img src="http://www.estetikdergisi.com/images/botox.gif" style="width: 206px; height: 196px;" height="155" width="225" /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Botoks’un etki mekanizmasından tıpta birçok alanda yararlanılmaktadır. Plastik cerrahi alanında ise genellikle mimik kaslarının hareketleri ile ortaya çıkan yüzdeki çizgilenmeleri azaltmak ve aşırı terleyen bölgelerdeki terlemeyi azaltmak amacı ile kullanılır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Mimik kaslarının yıllar boyunca çalışması, üzerini örten deri üzerindeki kıvrımları belirgin hale getirir ve böylece yüzdeki dinamik çizgilenmeler ortaya çıkar. En sık ortaya çıkan dinamik çizgiler, alın, kaşlar arası, göz kenarları ve ağız çevresinde görülür. Alın ve göz kenarlarındaki çizgiler kişiye daha yaşlı bir görünüm, kaşlar arasındaki çizgiler ise kişiye çatık kaşlı, kızgın bir bakış ifadesi verir. Mimik kaslarına botoks uygulanarak bu kasların hareketleri zayıflatılabilir, kas hareketlerindeki azalma, üzerindeki derinin, kas hareketleri ile katlanmasını ve katlanmaya bağlı çizgilenmeyi de azaltır. Bu şekilde yaşlı ve kızgın olarak görünen yüz ifadesinde de belirgin bir düzelme sağlanır.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-2071573338842350125?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/2071573338842350125'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/2071573338842350125'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/botoks.html' title='Botoks'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-9203157535908502355</id><published>2008-11-16T23:52:00.001-08:00</published><updated>2008-11-16T23:52:22.473-08:00</updated><title type='text'>Botoks Nasıl Yapılır.</title><content type='html'>Botulinum toksin uygulanacak alanın temiz, cilt yağından, kirden ve her türlü makyajdan arındırılmış olması gerekir.&lt;br /&gt;Enjeksiyon öncesi bu alan antiseptik bir solusyon ile silinerek enjeksiyona hazırlanır.&lt;br /&gt;Uygulamadan önceki en az 10 gün aspirin yada benzeri ilaçların alınmaması, uygulamadan önceki 48 saat içinde alkol alınmaması gereklidir. Alkol, aspirin ve benzeri ilaçlar enjeksiyon yerinde ödemi artırır, morarmayı kolaylaştırır.&lt;br /&gt;Uygulama yapılmadan 30-45 dakika önce uygulama yapılacak alana uyuşturucu krem (EMLA krem) uygulanması iğnenin acısını azaltır, fakat genellikle iğne fazla can yakmaz ve buna gerek kalmaz. Uyuşturmak için buzda uygulanabilir. Bir kaç yıl içinde piyasaya çıkması beklenen ve ciltte derin anestezi sağlayan spreyler de anestezi için kullanılabilir. Bu uyuşturucu spreyler henüz izin aşamasındadır ve şu an için piyasada bulunmamaktadır. Ben bu spreylerden birini kendim deneme fırsatını buldum ve oldukça etkili olduğunu belirtmeliyim. Botulinum toksini çok ince iğnelerle uygulandığından enjeksiyonun anestezisiz yapılması kişiye fazla bir rahatsızlık vermez. Zaten botulinum toksini enjeksiyonundaki ağrı ve yanmanın sebebi iğnenin cilde batışından çok toksinin kendisinin verildiği bölgede yarattığı yanma hissidir. Bu yanma hissi kısa sürede geçer ve kişiye fazla bir rahatsızlık vermez.&lt;br /&gt;Botulinum toksin enjeksiyonu, kırışıklıkları oluşturan kaslar hedeflenerek yapıldığından enjeksiyonu yapan doktorun, yüz anatomisini çok iyi bilmesi gereklidir. Doktor, hastanın yüzüne bakınca, kırışıklık olan bölgedeki kasların yerlerini, sanki derinin altını görüyormuşcasına, net bir şekilde bilmelidir. Bunlar dışında enjeksiyonun yapılma tekniği ve verilecek toksin dozu da önemlidir. Doktorunuz muayene sırasında gerekli planlamayı yapacak ve gereken doza karar verecektir. Doz hesaplanırken BOTOX® ve DYSPORT® preperatlarının dozajlarının farklı olduğu akılda tutulmalıdır.&lt;br /&gt;Botulinum toksininin uygulaması, estetik amaçla sadece plastik cerrahlar ve dermatologlar (cilt hastalıkları uzmanları) tarafından uygulanan ve uygulanması 5-10 dakika süren bir işlemdir. Toksin, flakon içinde liyofilize toz olarak piyasaya sunulmuştur. BOTOX® flakonlarının soğuk ortamda (-5 derece veya altında) muhafaza edilmesi gerekir. DYSPORT® ise 2-8 °C’de nakledilip saklanabilir. Uygun şartlarda saklandığında kuru raf ömrü 2 yıldır. Enjeksiyondan hemen önce 1-4 cc steril serum fizyolojik ile sulandırılarak kullanılır. Prospektüse göre sulandırıldıktan bir süre sonra toksin bozulmaya başladığından, tüm toksinin hemen kullanılması gerekir. Sulandırılan toksin buzdolabında (2-8 derecede) 4 saat kadar saklanabilir, bu süre sonunda kullanılmayan toksin bozulduğu için kullanılmaz, atılmalıdır; bu prospektüs bilgisidir. Yalnız, Allergan firması 2004 yılında Amerika da, en çok Botox kulanan doktorlarla bir toplantı yapmış ve Botox kullanımının ayrıntılarını tekrar, yeni baştan belirlemiştir. Şu an prospektüsde sulandırıldıktan sonra hemen kullanılması önerilirken, oluşturulan konsensus raporuna göre sulandırılmış Botox, etkinliğini kaybetmeden buzdolabının kapağında 6 hafta kadar saklanabilir. Ayrıca prospektüsde prezervatif madde içermeyen serum fizyolojik ile sulandırılması önerilirken, konsensus raporunda prezervatif madde içeren serum fizyolojik ile daha ağrısız enjeksiyon yapılabildiği belirtilmiş ve prezervatif madde içeren serum fizyolojik kullanılması önerilmiştir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-9203157535908502355?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/9203157535908502355'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/9203157535908502355'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/botoks-nasl-yaplr.html' title='Botoks Nasıl Yapılır.'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-907458561237403367</id><published>2008-11-16T23:51:00.003-08:00</published><updated>2008-11-16T23:51:57.542-08:00</updated><title type='text'>Botoks Hakkında Herşey</title><content type='html'>Botoks hakkında merak ettiğiniz herşey , bütün sorular ve cevapları &lt;p&gt;&lt;span id="more-27"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;img src="http://www.estetikdergisi.com/images/botoks_nedir.jpg" align="left" /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Botox ile göz çevresi ( gözaltı ) kırışıklıklar ve alındaki kırışıklıklar kısa sürede yok edilmektedir. Ayrıca botoks ile koltuk altı terleme ve avuç içi terleme tedavisi de mümkündür.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Botoks ( botox) ufak bir şişe ilaçla yüz kırışıklıklarından kurtulma anlamına gelir. Çok küçük miktarda dozlar kas içine injekte edilerek kırışıklıklara neden olan kasların rahatlaması sağlanır. Zamanla ortaya çıkan kalıcı kırışıklıklar kasların rahatlaması ile ortadan kaybolur. Botox tedavileri en fazla 10-15 dk. sürer. Tedavi etkinliği 4-6 ay devam eder. Tekrar edilen uygulamalar ile daha kalıcı sonuçlar sağlanır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Botox ( botoks ) uygulama yerleri nelerdir?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Gülümserken, kahkaha atarken, kaş ve alın hareketlerinde göz çevresi ve alında ortaya çıkan mimik kırışıklıklarına en etkili yöntemdir. Bu kırışıklıklar dinamik çizgiler olarak adlandırılır. Yüz dinlenme halinde iken bu çizgiler daha az belirgindir. Ayrıca konuşurken ve sigara içerken ortaya çıkan dudak çevresi kırışıklıklar ile boyun bölgesi kırışıklıklarına da etkilidir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Botoks tedavisi için uygun bir aday mıyım?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Botox (botoks) uygulamasında en iyi uygulama sonuçları 25 yaş ile 65 yaş arasında alınır. 65 yaş üzerindeki kişilerde mimik çizgileri dinlenme halinde bile belirgindir. Bu grup kişilerde diğer yöntemler botox tedavisine göre daha iyi sonuçlar vermektedir. Her bireyin farklı yönleri hekim tarafından incelenir ve botox ya da başka bir yöntem uygulamasına karar verilir.&lt;/p&gt;&lt;!-- adman_adcode (middle, 1) --&gt;&lt;script type="text/javascript"&gt;&lt;!-- google_ad_client = "pub-7635192836736184"; /* estetikdergisi300x250, oluşturulma 09.10.2008 */ google_ad_slot = "3087079814"; google_ad_width = 300; google_ad_height = 250; //--&gt; &lt;/script&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-907458561237403367?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/907458561237403367'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/907458561237403367'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/botoks-hakknda-herey.html' title='Botoks Hakkında Herşey'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-1179711849368589308</id><published>2008-11-16T23:51:00.001-08:00</published><updated>2008-11-16T23:51:39.057-08:00</updated><title type='text'>Botoks Sonrası Oluşabilecekler</title><content type='html'>Botulinum toksininin sistemik bir yan etkisi bulunmamıştır, fakat çok nadiren de olsa -her enjeksiyonda olduğu gibi- toksine karşı bir aşırı duyarlılık reaksiyonu gelişebileceği akılda bulundurulmalıdır. En sık görülen yan etkisi enjeksiyon yerinde görülen yanma hissi, ödem, morarma ve şişlikdir. Bunlarda kısa sürede ortadan kaybolur.&lt;br /&gt;Bazı hastalar başağrısından yakınırlar. Baş ağrısı -olursa- genellikle 2-3 saatte kendiliğinden düzelir. Baş ağrısı uygun enjeksiyon tekniği uygulanmazsa oluşan bir sorundur, enjeksiyonu yapan kişi uygun teknikle çalışıyorsa başağrısı olmaz.&lt;br /&gt;Toksin, hamilelere, süt verenlere ve Myastenia Gravis gibi nörolojik hastalıkları olan kişilere yapılmamalıdır. Bilinçsiz yapılan enjeksiyonlar sonucu üst gözkapağında düşme yada -dudak çevresinde derine yapıldıysa- dudak hareketlerinde bozulmaya yol açabilir.&lt;br /&gt;Vakaların sadece 1-2%’sinde üst gözkapaklarında düşme olduğu bildirilmektedir. Üst gözkapaklarında düşme eğer olursa 2-3 hafta içinde kendiliğinden düzelir. Etkinin geçici olduğu da akıldan çıkarılmamalıdır. Üst dudağın yukarısında kalan alanlara yapıldığında son derece güvenlidir. Bu seviyenin altındaki bölgelere -dudaklar çevresine- dudak hareketlerini geçici olarak bozabileceği için son derece dikkatli yapılması önerilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-1179711849368589308?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/1179711849368589308'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/1179711849368589308'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/botoks-sonras-oluabilecekler.html' title='Botoks Sonrası Oluşabilecekler'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-8364465966093864388</id><published>2008-11-16T06:42:00.003-08:00</published><updated>2008-11-16T06:42:53.525-08:00</updated><title type='text'>Botoks ile dimdik göğüsler</title><content type='html'>Kırışıklıkları yumuşatarak yüze canlı ve genç bir ifade veren Botoks, şimdi de deforme olmuş göğüslere umut oluyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şaşılık tedavisinden spastik çocuklara, sinirsel kas hastalıklarından aşırı terlemeye kadar tıbbın birçok alanında kullanılan, estetikte ise çığır açan botoks, artık meme ve burun ucu kaldırmada da uygulanmaya başladı. Botoks ile burun ucu ve göğüs kaldırma çalışmalarına başlayan Avrupa Estetik ve Kozmetik Dermatoloji Derneği’nin (ESCAD) Etik Komite Başkanı Dr. Erçin Özüntürk, botoksun estetik müdahale yapmadan ve dolgu maddesi kullanmadan sarkık memeyi kaldırabilme özelliğinin olduğunu belirtiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Henüz dünyada da uygulaması yeni olan botoks ile meme kaldırmayı üç vakada uyguladığını anlatan Özüntürk, botoks işleminden 15 dakika sonra kişinin günlük hayatına geri dönebildiğini belirtiyor. Özüntürk, uygulamadan sonra hastanın yatar pozisyona geçmemesi ve başını aşağıya eğmemesi gerektiğini söylüyor. Botoksun etkisinin yaklaşık üç ay sürdüğünü, göğüslerin eski haline geldikten sonra tekrar tekrar yapılmasında hiçbir sakınca bulunmadığını anlatan Özüntürk, yöntemin tek olumsuz yönünü “meme ucunun yana kayması” olarak ifade ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kasım ayında Floransa’da düzenlenecek Avrupa Dermato-Veronoloji Derneği Kongresi’nde, botoksun estetik amaçlı yeni uygulamaları hakkında bir sunum yapacak olan Özüntürk “Botoks ile kaşları kaldırdığımıza göre burunu ve memeyi de kaldırabilir miyiz noktasından hareketle bu alanlarda kullanımı gündeme geldi” diyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-8364465966093864388?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/8364465966093864388'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/8364465966093864388'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/botoks-ile-dimdik-gsler.html' title='Botoks ile dimdik göğüsler'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-3479800232596389324</id><published>2008-11-16T06:42:00.001-08:00</published><updated>2008-11-16T06:42:33.994-08:00</updated><title type='text'>Botoks Zararlımıdır ?</title><content type='html'>Botox bir bakteri tarafından üretilen güçlü bir zehirdir. Yalnış üretilmiş veya kullanım tarihi geçmiş konserve gıdaların içinde bulunabilen toksik bir maddedir. 2002 yılında Amerikan Besin ve İlaç Dairesi tarafından da onaylanan “botox ile kırışıklıkları giderme tedavisi” müthiş bir hızla tüm dünyaya yayılmaktadır…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Botoks'un Zararları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cilt kırışıklıklarını gidermede kullanılan miktarının herhangi bir toksik etkisi yoktur.. Hayati tehlike yaratan dozu 2500-3000 ünite iken, kozmetik alanda kullanılan dozajı en çok 50 ünitedir. Hakkında pek çok “şehir efsanesi” olsa da botox enjeksiyonundan zarar görenlerin sayısı yok denilecek kadar azdır. Eğer botoks doğru zamanda, miktarda, uygun hastalarda ve uzman eller tarafından uygulanırsa hem mimik kasları üzerinde yarattığı geçici felç ile var olan kırışıklıkları azaltır hem de mimikleri yeniden biçimlendirerek daha sonra oluşabilecek kırışıklıkları önler.Kimlere uygulanabilir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer cildinizde mimiklerin yol açtığı kırışıklıkların tedavisinde botoxtan yararlanmak istiyorsanız, botoxtan değil, uygulamada yapılan yalnışlardan korkun! Cildinizin fiziksel tahrişi; kaş çatma veya gülme kökenli mimiklerin ayrıca yaş ve kalıtım kaynaklı güneşin, sigaranın ve diğer çevresel yaşlanmanın etkisiyle oluşan kırışıklıklardan kurtulmak istiyorsanız botoxtan yararlanmayı düşünün. Cildinize uygulayacağınız gençleşme programlarında botoxtan da istifade edip edemeyeceğinizi doktorunuzla konuşun.Botox uygulamasının en çok eleştirilen yönü hastalardaki “donmuş, mimiksiz maske tarzı yüz” görünümüdür. Botoxun yüzdeki ifadeyi bir ölçüde yok ettiği doğrudur. Botox kullanılan alanlarda mimik oluşması güçleşmektedir. Hatalı uygulandığında yüz ifadesi bile kaybolabilmektedir. Eğer uygun dozlarda ve uygun alanlarda yapılmışsa botoxun cilde yenilenmiş, tazelenmiş, toparlanmış bir görünüm verdiğinin de altını çizelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne zaman tehlikelidir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Botox uygulanacak hastalarda bir-iki hafta önceden aspirin, E vitamini, gingko biloba, sarmısak tabletleri ve omega-3 kapsülleri gibi kan sulandırıcı ürünlerin kesilmesi önerilmektedir. Kasları etkileyen kalsiyum kanal bloke edici ilaçları, aminoglikozid antibiyotikleri, kinin ve pensilamin içeren antibiyotikleri kullanan hastaların doktorlarından izin alması gerekiyor. Hamilelerin, emziren annelerin, kanı sulandıran ilaçlar kullananların ve pıhtılaşma sorunu olan hastaların bu uygulamadan uzak durmasında fayda var. Bu uygulamayı sadece deneyimli dermatologlar ve estetik cerrahlara yaptırmanızı öneriyoruz. Eğer dikkat etmezseniz üzücü sonuçlarla karşılaşabileceğinizi hatırlatıyoruz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-3479800232596389324?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/3479800232596389324'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/3479800232596389324'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/botoks-zararlmdr.html' title='Botoks Zararlımıdır ?'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-6942566587057824576</id><published>2008-11-15T15:12:00.002-08:00</published><updated>2008-11-15T15:13:03.304-08:00</updated><title type='text'>Dudak estetiği ve botox</title><content type='html'>&lt;h1&gt;Dudak estetiği ve botox&lt;/h1&gt;&lt;p&gt;Kırışıklıklardan kurtulmak isteyenler için hyalüronik asit üreten pek çok firma dudağa özel, kimyasal bağlarla kuvvetlendirilmiş yeni hyalüronik asitli ürünleriyle daha kalıcı seçenekler sunma yarışındalar. Bir diğer geçici çözüm de uzun yıllardır kullanılan, sığırlardan elde edilen ‘kollajen’ dolgusu. Uygulama öncesi, mutlaka test gerektirdiği için bugün eski önemini yitirmiş olsa da hala pek hekimin tercih ettiği bir maddedir. Etki süresi ise yine altı aydır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span id="more-149"&gt;&lt;/span&gt; &lt;img src="http://www.estetikdergisi.com/images/dudak.jpg" align="left" /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kalıcı maddeler grubunun en bilineni, ülkemizde ve pek çok batı ülkesinde kullanımı yasak olan ‘enjektabl sıvı silikon’dur. Doğal olmayan görünümlere yol açan, sağlık açısından ciddi riskleri bulunan madde artık kullanılmıyor. Onun yerine, içeriği poliakrilamid ve türevleri olan pek çok sentetik madde, dudaklarını kalıcı olarak dolgunlaştırmak isteyenler için en uygun ve sağlıklı çözümü oluşturuyor. Bu tür madde uygulamalarının geriye dönüşü olmadığının bilinerek yola çıkılması ve doğru materyal seçimi, sonraki memnuniyetsizlikleri önlemek açısından oldukça önemlidir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Dolgu maddeleri ile elde edilen görünümle yetinemeyen, daha belirgin dudaklar isteyenler için ise cerrahi olarak yerleştirilen implantlar veya cerrahi yolla yapılan kalınlaştırma işlemleri ise halen geçerli çözümlerdir. Uzun süre sigara kullanımı ve yaşla ortaya çıkan, dikine dudak çizgilerine, modern tıp çeşitli çözümler sunmaktadır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;‘Barkod çizgileri’ de denilen bu tür kırışıklıkların tedavisi, çizgilerin derinliğine öncelikle dudak çevresinin kimyasal fiziksel yolla soyulmasıyla başlar. Çizgilerin daha yüzeysel olduğu hallerde, soymadan da, kollajen yapımını uyarmak mümkündür. Bu amaçla, lazer veya diğer ışık kaynaklarından yararlanılır. Dolgu işlemi, çizgiler hafifletilip, belli bir düzeye getirildikten gerçekleştirilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Görüldüğü gibi estetik tıptaki bu gelişmeler sayesinde daha dolgun ve etkileyici dudaklar artık uzak bir hayal değil. Dileyen kadın şiirlerde gonca güle, tatlı-sulu meyvelere benzetilen etkileyici dudaklara sahip olabilir ve bu dizeler sanki kendisi için yazılmış gibi özel hissedebilir.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu amaçla hangi maddeler kullanılıyor? Dudaklarda kullanılan dolgu maddeleri, geçici ve kalıcı olanlar şeklinde iki gruba ayrılır. Geçici olan dolgu maddelerinden, bugün için en sık yararlanılanı içeriği ‘hyalüronik asit ve türevleri’ olan dolgu maddeleridir. Bunlar, altı ay gibi bir süre etkisini korur. Zamanla vücut bu maddeyi tıpkı kendi maddesiymiş gibi metabolize ederek harcar. Dolayısıyla altı ayda bir yenilemek gerekir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bu grup, her zaman, dudak kalınlaştırmada doğal görünüme önem verenler için en doğru tercihtir. Belki dayanma süresi kısa gözükebilir, ama sağlık açısından da en güvenilir seçeneği oluştururlar. Üstelik yeni, dolgun dudaklarından hoşnut kalmayanlar için altı ay beklemeden de geriye dönüş mümkündür. ‘Paris Lip’ adı verilen, vermilyonun doldurularak, yalnızca dudak kontürünün belirgin kılındığı bir teknik veya dudağın kırmızı renkli mukozasının doldurularak, hacminin artırıldığı bir başka teknik seçilerek, yaklaşık 20 dakika gibi kısa bir sürede uygulama yapılır. Bir miktar anestezi gerekebilir, çünkü dudak sinirsel açıdan yoğun bir bölgedir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Dudaklarınızı nemlendirmek için asla ıslatmayın, bunun yerine yağlı, E  vitamini ve bitkisel bazlı kremleri tercih edin.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Dudaklarda, diğer vücut bölgelerindeki gibi, yağ ve terbezleri, kıl follikülleri yoktur. Dolayısıyla doğal koruyucu sıvı ve yağ tabakası da bulunmaz. Bu nedenle kolaylıkla kurur ve dış etkenlere açık hale gelir. Dudak hareketlerini, kimileri kasılırken, kimileri gevşeyen 12 farklı kas idare eder.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Estetik cerrahide bazı anlamını bilmediğiniz sözcükler ve anlamları:&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Poliakrilamid: Yumuşak dokular için dolgu maddesi olarak kullanılan sentetik bir bileşiktir. Bir tür pleksiglas da denilebilir. Kollajen: Memelilerde bağ dokusunu oluşturan en önemli yapısal proteindir. Deri ve damar duvarının elastikiyetini sağlar; kıkırdak, bağ, tendon, kemik ve diş gibi yapıların ana maddesini oluşturur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Antioksidan: Vücudumuzdaki kimyasal reaksiyonlar sonucu oluşan veya dışarıdan alınan sigara, kirli hava ve alkol gibi zararlı maddeleri etkisiz hale getiren özel maddelerdir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Komedon: Yağ bezinin cilt yüzeyine açılan kanalının kısmen veya tamamen tıkanması sonucu oluşan, siyah veya beyaz noktalara verilen addır. Aknenin ilk evresidir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Vermilyon: Dudağı çevreleyen deri ile dudak mukozasını ayıran kenara verilen  addır.&lt;/p&gt;&lt;!-- adman_adcode (middle, 1) --&gt;&lt;script type="text/javascript"&gt;&lt;!-- google_ad_client = "pub-7635192836736184"; /* estetikdergisi300x250, oluşturulma 09.10.2008 */ google_ad_slot = "3087079814"; google_ad_width = 300; google_ad_height = 250; //--&gt; &lt;/script&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-6942566587057824576?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/6942566587057824576'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/6942566587057824576'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/dudak-estetii-ve-botox.html' title='Dudak estetiği ve botox'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-4145430213868747531</id><published>2008-11-15T15:12:00.001-08:00</published><updated>2008-11-15T15:12:39.001-08:00</updated><title type='text'>Botoks ile meme kaldırma göğüs</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;span class="t808080x14"&gt;Henüz dünyada da yeni bir yöntem olan botoks ile meme kaldırmayı Türkiye’de üç vakada uyguladığını anlatan Dr. Erçin Özüntürk, botoks işleminden 15 dakika sonra kişinin günlük hayatına geri dönebildiğini belirtiyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span id="more-165"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;img src="http://img.sabah.com.tr/2007/07/18/gny/im/12DB1F5DA3341D4ABFCF9116r.jpg" style="width: 370px; height: 124px;" height="124" width="480" /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Şaşılık tedavisinden spastik çocuklara, sinirsel kas hastalıklarından aşırı terlemeye kadar tıbbın birçok alanında kullanılan, estetikte ise çığır açan botoks, artık meme ve burun ucu kaldırmada da uygulanmaya başladı. Botoks ile burun ucu ve göğüs kaldırma çalışmalarına başlayan Avrupa Estetik ve Kozmetik Dermatoloji Derneği’nin (ESCAD) Etik Komite Başkanı Dr. Erçin Özüntürk, botoksun estetik müdahale yapmadan ve dolgu maddesi kullanmadan sarkık memeyi kaldırabilme özelliğinin olduğunu belirtiyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Henüz dünyada da uygulaması yeni olan botoks ile meme kaldırmayı üç vakada uyguladığını anlatan Özüntürk, botoks işleminden 15 dakika sonra kişinin günlük hayatına geri dönebildiğini belirtiyor. Özüntürk, uygulamadan sonra hastanın yatar pozisyona geçmemesi ve başını aşağıya eğmemesi gerektiğini söylüyor. Botoksun etkisinin yaklaşık üç ay sürdüğünü, göğüslerin eski haline geldikten sonra tekrar tekrar yapılmasında hiçbir sakınca bulunmadığını anlatan Özüntürk, yöntemin tek olumsuz yönünü “meme ucunun yana kayması” olarak ifade ediyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kasım ayında Floransa’da düzenlenecek Avrupa Dermato-Veronoloji Derneği Kongresi’nde, botoksun estetik amaçlı yeni uygulamaları hakkında bir sunum yapacak olan Özüntürk “Botoks ile kaşları kaldırdığımıza göre burunu ve memeyi de kaldırabilir miyiz noktasından hareketle bu alanlarda kullanımı gündeme geldi” diyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Meme kanseri cerrahisinin değişen yüzü&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Meme kanseri vakalarında artık meme koruyucu cerrahi uygulanıyor. Ameliyat sonrası hastanın fiziksel ve psikolojik yakınmalarına çözüm bulunuyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Meme kanserin tedavisinde başvurulan&lt;br /&gt;ameliyatlar günümüzde giderek “minimalize” oluyor. Böylelikle ameliyatın getirdiği yan etkilerin azaltılması ve ameliyat sonrasının hasta açısından daha konforlu geçmesi sağlanıyor. Eskiden memenin alınmasıyla ve koltuk altının adeta boşaltılmasıyla sonuçlanan bu ameliyatlarda artık genellikle memedeki tümörün alınması esas.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bunun yanında uygulanan özel tekniklerle koltuk altının durumunu gösteren merkezi lenf bezi bulunarak koltuk altı lenf bezlerinin çıkartılıp çıkartılmayacağına karar veriliyor. İstanbul Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı’ndan Dr. Oktar Asoğlu’yla yeni ameliyatların hastaya getirdiği kolaylıkları konuştuk…&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;“Memenin alınmasına yüzde 15-20 vakada rastlanıyor ancak”&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Meme kanseri cerrahisinde bugün gelinen nokta nedir?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Meme koruyucu cerrahinin uygulanması deneyimli merkezlerde yüzde 70-80′leri buluyor. Artık memenin alınmasına ancak yüzde 15-20 vakada rastlanıyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Her hastanın hemen ameliyat olması gerekmiyor değil mi?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Eğer memede cilt tutulumu varsa (deri üzerinde belirtileri başlamışsa), tümör çok büyük veya koltuk altında oldukça büyümüş ve hareket etmeyen lenf nodülleri varsa bunlar ileri evre bir tümör kabul edilerek başlangıç olarak kemoterapi uygulanır. Ameliyat öncesi kemoterapi uygulanan hastalar, direkt cerrahi uygulanan hastalardan sağkalım açısından çok daha iyi seyrediyorlar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Saptanan kitlenin büyüklüğü önemli mi?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kesinlikle. Çünkü kitlenin boyutu arttıkça lenf bezinin tutulumu artıyor ki bu da hastalığın evresini etkiliyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;“Artık ameliyatlarda hasta hastanede günübirlik kalıyor”&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Meme kanserinde sağkalım oranları ne düzeyde?&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bu hastalığın evresiyle ilgili. Erken evre meme kanserlerinde bugün artık 10 yıllık sağkalımlar verebiliyoruz.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Ameliyat sonrası iyileşme süresi ne kadar?&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bu ameliyatlar artık çok uzun sürmüyor ve hastaların iyileşme süresi de daha kısa. Çoğu hasta 12-14 saat kadar yani günübirlik hastanede kalıyor. Bugün için artık bazı erken tümörlerde, cildi koruyarak altına silikon yerleştirilip aynı seansta yeni bir meme yapılması ya da sırt kaslarını kullanarak karşı memenin aynısını diğer tarafa yapmak da mümkün.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kolunu kullanamama ameliyat sonrasında sık görülen bir sorundu, değil mi?&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bu sorun ortadan kalktı. Hasta sosyal ve günlük hayatına çok kısa bir sürede dönüyor.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-4145430213868747531?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/4145430213868747531'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/4145430213868747531'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/botoks-ile-meme-kaldrma-gs.html' title='Botoks ile meme kaldırma göğüs'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-5315323605247298662</id><published>2008-11-15T15:11:00.000-08:00</published><updated>2008-11-15T15:15:35.186-08:00</updated><title type='text'>Hamilelikte botoks bebeğe zarar veriyor</title><content type='html'>&lt;div class="PostContent"&gt;  &lt;p&gt;Mersin Üniversitesi (MEÜ) Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ümit Türsen, kadın ile birlikte var olmaya başlayan estetik kavramının ardından estetik cerrahinin son derece gelişme gösterdiğini söyledi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span id="more-176"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;img src="http://www.estetikdergisi.com/images/hamilelik.png" align="left" /&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Estetik cerrahisinin kırışıklıklardan selülit gidermeye, göğüs dikleştirmeden burun şekillendirmeye kadar bir çok müdahalenin yapılabildiği ve adeta kişinin kendisini baştan yaratabileceği bir şekle büründüğünü anlatan Türsen, son dönemlerde güneş hasarına ve yaşlanmaya bağlı oluşan kırışıklıkları gidermekte tercih edilen botoksun oldukça yoğun talep almaya başladığını vurguladı.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Botoks için her yaştan başvurularla karşılaştıklarını belirten Türksen, “Birimimize gelen herkese ihtiyaçları ölçüsünde yardımcı olmaya özen gösteriyoruz. Ancak gebelik dönemindeki kadınların ve emzikli annelere botoks yaptırmalarını önermiyoruz. Çünkü, her şeyden önce botoks, kaslara yapılan bir tedavidir. Buna bağlı olarak çocukta beslenme bozukluğu olabileceği gibi erken doğuma bağlı olarak bebek ölümleri bile yaşanabilir. Yani gebe kadınların botoks düşüncesini bir süre ertelemesi daha doğrudur” dedGebelik sonrasında da vücudun eski halini almasının beklenmesini öneren Türsen, şöyle devam etti:&lt;br /&gt;&lt;p&gt; “Gebelik dönemindeki kadının vücudunda su toplamak başta olmak üzere çeşitli nedenlerden dolayı kırışıklık gerçekte olduğu gibi görülmez. Gebeliğin hemen ardından yapılan botoks uygulamasında ise, kırışıklığın gerçekteki gibi görülmemesinden dolayı, eksik veya fazla botoks uygulanabilir ve buna bağlı olarak da başarı oranı ciddi miktarda düşer.”&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style=";font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;&lt;strong&gt;     YÜZÜN ÜST YARISINDAKİ BAŞARI FARKI&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Doç. Dr. Türsen, botoksun vücudun bir çok bölgesine uygulandığını ancak, her yerde benzer başarı oranı ile karşılaşmadıklarını söyledi.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Burundan başlayan yüz üst yarısında kırışıklıkların yüzde 100’e yakınının giderildiğini anlatan Türsen, diğer bölgelerde ise bu oranın yüzde 50’lere kadar düşebildiğine işaret etti.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bu nedenle botoks uygulamasını “yüz üst yarısında tercih edin” tavsiyesinde bulunan Türsen, botoks uygulamasının ardından morarma, düşük kaş yapısı, göz kapağı düşüklüğü, kas asimetrisi, çift görme, ağız sulanması, gülme ve dudak asimetrisi, algılama zorluğu, dudak eğiminde düzelme, konuşma-telaffuz değişikliği, yutma güçlüğü, ses değişikliği gibi sorunlarla karşılaşılması halinde bir uzmana başvurulması gerektiğini sözlerine ekledi.&lt;/p&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-5315323605247298662?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/5315323605247298662'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/5315323605247298662'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/hamilelikte-botoks-bebee-zarar-veriyor.html' title='Hamilelikte botoks bebeğe zarar veriyor'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-1272499536773438090</id><published>2008-11-15T15:10:00.000-08:00</published><updated>2008-11-15T15:11:44.973-08:00</updated><title type='text'>Botoksla İlgili 7 Yanlış nedir</title><content type='html'>Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Plastik Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Karacalar, botoksla ilgili bazı yanlış bilgilerin şehir efsanesi gibi yayıldığını vurguluyor. Özellikle estetik cerrahide son yıllarda çok sık olarak kullanılan botoksla ilgili bilgilere neredeyse her gün yenileri ekleniyor. Ancak bu bilgilerin de çoğu yanlış. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Plastik Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Karacalar, bu yanlış bilgilerin önyargıya neden olduğunu belirterek “Her yıl dünyada milyonlarca kişinin uygulattığı, doğru yapılırsa çok yararları olan işlem, yanlış bilgiler nedeniyle bazı hastaların kaçınmasına neden olmaktadır” diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dr. Karacalar botoksla ilgili yanlış bilgileri ve doğrularını şöyle sıralıyor:&lt;br /&gt;    * Botoks bir yılan zehiridir. (Yanlış)&lt;br /&gt;      Bir bakterinin ürettiği  toksindir. Uygun dozda alınmazsa su bile zehir etkisi yapar.&lt;br /&gt;    * Botoks beyne gidip, zarar verir. (Yanlış)&lt;br /&gt;      Bedene verilen her ilaç gibi botoks da yapılan yerden uzak bölgelerde bulunabiliyor.&lt;br /&gt;    * Botoksla hep aynı yüz ifadesi oluşur. (Yanlış)&lt;br /&gt;      Kişiye, cinsiyete, meslek grubuna, mimik kasların durumuna göre botoks yapılırsa tek tip yüz ifadesi oluşmaz.&lt;br /&gt;    * Botokslu olduğunuz hemen belli olur. (Yanlış )&lt;br /&gt;      Modern botoks uygulamalarında kasın deriye giden liflerinde sadece gevşeme sağlanırsa dinlenmiş ifadesi verir.&lt;br /&gt;    * Botoks yapıldıktan sonra bazı bölgelerde kırışıklık artar. (Yanlış )&lt;br /&gt;      Hiperkinetik (sürekli ve aşırı mimik kullanan) kişilere doğru yapılırsa bu durum olmaz. Hipotonik (kas direnci düşük) kişilere yanlış yapılırsa olur.&lt;br /&gt;    * Botoksa ileri yaşta başlanmalı. (Yanlış )&lt;br /&gt;      İleri yaşta botoksun yeri çok sınırlıdır. Hiperkinetik grupta ergenlikten sonra her yaşta yapılabilir. Asıl en iyi etkisini orta yaş grubunda gösterir.&lt;br /&gt;    * Botoks dudağa yapılmaz. (Yanlış )&lt;br /&gt;      Dudak en titiz yapılması gerekli yerlerden birisidir. Çok düşük dozda ve çok yüzeysel yapılabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-1272499536773438090?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/1272499536773438090'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/1272499536773438090'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/botoksla-ilgili-7-yanl-nedir.html' title='Botoksla İlgili 7 Yanlış nedir'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-2116899681129303747</id><published>2008-11-15T04:19:00.000-08:00</published><updated>2008-11-15T04:20:15.150-08:00</updated><title type='text'>Kuru bir cilt</title><content type='html'>&lt;span class="t808080x14"&gt;kış döneminde havadaki nem kaybı, kalorifer sisteminin havadaki su ve nemi azaltması ve soğuk hava dolayısıyla terlemedeki azalma, cilt kurumasını artıran nedenlerdir. Dermatoloji Uzman Dr. Zerrin Baysal, cilt kuruluğu için pratik öneriler sunuyor:&lt;/span&gt;&lt;span class="t808080x14"&gt;• Sıcak su ile banyo yapmayın. Özellikle her gün yıkanma alışkanlığı olan kişilerin yıkanma sıklıklarını azaltmaları gerekir.&lt;/span&gt; &lt;p&gt;&lt;span class="t808080x14"&gt;• Yıkanırken kullandığınız ürünlerin mutlaka doğru ürünler olmasına dikkat edin. Kurutmayan sabunlar, şampuanlar kullanın, bunun için de ürünlerin gliserin, lanolin ve buna benzer yağ içerikli olanlarını seçin.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span class="t808080x14"&gt;• Yıkandıktan sonra cildinizi çok kurulamayın ve hafif nemliyken cilt tipi için uygun olan nemlendiriciler uygulayın.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span class="t808080x14"&gt;• Ortamı nemlendirmek de cilt kuruluğunu azaltmaya katkıda bulunur. Kalorifer peteklerine konulan su kapları ya da ıslak havlular, buhar aletleri gibi önlemler alabilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span class="t808080x14"&gt;• Bol su içmenin mutlaka yararı var ama birçok kişinin aklında olan “Az su içiyorum, o yüzden cildim kuru” fikri de yanlış.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span class="t808080x14"&gt;• Cilt kuruluğunu önlediği düşünülen bazı gıdaların (fındık, fıstık, ceviz, kuru üzüm, balık, havuç, ıspanak vs…) fazla tüketilmesi yine kuruluğu önlemede yardımcı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-2116899681129303747?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/2116899681129303747'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/2116899681129303747'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/kuru-bir-cilt.html' title='Kuru bir cilt'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-1824273087075885025</id><published>2008-11-15T04:02:00.002-08:00</published><updated>2008-11-15T04:03:05.363-08:00</updated><title type='text'>Cilt Bakımı</title><content type='html'>&lt;p&gt;Soğuk kış günlerinde yıpranan cildini doğru bakım yöntemleri ile koruyabilirsin. Birkaç basit uygulama ile sen de güzel ve canlı bir cilde sahip olabilirsin.&lt;br /&gt;&lt;span id="more-171"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Cilt tipine uygun bakım&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kuru Cilt&lt;/p&gt; &lt;p&gt;• İnce gözenekli&lt;br /&gt;• Yanak kısımları pul pul ve kırmızı renkli&lt;br /&gt;• Hassas&lt;br /&gt;• Özellikle ağız ve göz çevresinde kırışıklıklar&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Neler Yapabilirsin?&lt;br /&gt;• Geceleri yüzün için yumuşak, sabun içermeyen likit temizleyiciler ya da süper yağlı temizleme sabunları kullanabilirsin. Sabahları yüzüne sadece sıcak su çarpmalısın.&lt;br /&gt;• Gliserin ile formüle edilmiş nemlendiricileri seçebilirsin, bunlar nem kaybını geciktirir, daha fazla kurumayı önler.&lt;br /&gt;• Yüzünü ve vücudunu hala nemli iken nemlendirici kullanmalısın.&lt;br /&gt;• Yağ bazlı fondöten ve krem allık kullanmalısın. İçerdikleri yağ, çizgi ve kırışıklıkları yumuşatmaya yardımcı olacaktır.&lt;br /&gt;• Her gün SPF 15 faktörlü bir koruyucuyu yüzüne ve boynuna uygulayabilirsin.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Neler Yapmamalısın?&lt;br /&gt;• Yüzünü asla sert bir sabunla yıkamamalısın.&lt;br /&gt;• Pütürlü temizleme ürünlerinden ve peelinglerden uzak durmalısın.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;YAĞLI CİLT&lt;br /&gt;• Büyük gözenekler&lt;br /&gt;• Parlama (özellikle T-bölgesi)&lt;br /&gt;• Saf olmayan bir cilt eğilimi&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-1824273087075885025?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/1824273087075885025'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/1824273087075885025'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/cilt-bakm.html' title='Cilt Bakımı'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-6399053431807478490</id><published>2008-11-15T04:02:00.001-08:00</published><updated>2008-11-15T04:02:27.062-08:00</updated><title type='text'>Cildiniz göz kamaştırsın</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;span class="t808080x14"&gt;Cildinizin parlak, canlı ve gergin kalmasını bunun için çok fazla zaman harcamanıza, market market dolaşmanıza gerek yok. Kolayca bulunan sebze ve meyveleri öğünlerinize eklemeniz yeterli…&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span class="t808080x14"&gt;• Spagetti sosuna havuç rendeleyin. Varlığını bile fark etmeyeceksiniz ve içerdiği karoten cildinizi besleyecek.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span class="t808080x14"&gt;• Ispanağın taze yapraklarını salata için ayırın. Ispanak diğer marul, göbek gibi salata çeşitlerinden daha fazla karoten içerir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span class="t808080x14"&gt;• Yumuşak meyveleri, yoğurtla ve taze meyvelerle karıştırın. Kayısı, şeftali, mango, papaya gibi meyveler günlük beslenmenizdeki karoteni yükseltir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span class="t808080x14"&gt;• Garnitür için şarap bardağının içinde soğutulmuş ya da şampanya serpilmiş ve nane eklenmiş garnitür kavun gibi özel tatlılar cildiniz için yararlıdır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span class="t808080x14"&gt;• Akşam yemeği öncesi atıştırmak için dolapta hazır olarak brokoli bulundurun. Herkesin seveceği şekilde hafifi yağlı olarak servis edin.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span class="t808080x14"&gt;• Meyveleri her akşam yemeğinin parçası yapın. Gece için taze ve soğutulmuş meyveleri salata olarak önceden hazırlayın. Yeni lezzetler için mango, papaya gibi tropikal meyveleri seçin. Tropikale yönelin.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span class="t808080x14"&gt;• Pastaya veya domates salatasına, brokoli ve taze ıspanak ekleyin. Bunlar hemen hemen her tarife uygundur. Sulu salatalarda domates yerine papaya da konulabilir. Sadece lezzet değil, bol miktarda karoten de almış olacaksınız. Aynı eski portakal suları ya da elma suları yerine, ufkunuzu genişletin ve karoteni yüksek meyve sularını tercih edin.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-6399053431807478490?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/6399053431807478490'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/6399053431807478490'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/cildiniz-gz-kamatrsn.html' title='Cildiniz göz kamaştırsın'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-8108816144858713912</id><published>2008-11-14T04:43:00.000-08:00</published><updated>2008-11-14T04:44:00.068-08:00</updated><title type='text'>Sivilcelere Lazer</title><content type='html'>&lt;p&gt;Ergenlikte daha fazla olmak üzere tüm yaş gruplarında görülebilen sivilcelerin tedavisi için günümüzde oldukça etkili ilaçlar vardır. Ancak ilaç tedavileriyle yeni sivilce çıkışları engellense de eski sivilcelerin izlerinin geçmesi oldukça zaman alır. Bu da, çoğu hastayı ve doktoru mutsuz eder.&lt;span id="more-190"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Pulse-dye lazer tedavisi, sivilcelerin ve izlerinin tedavisinde yeni ve etkili bir seçenek sunmaktadır. Aslında damarsal hastalıkların tedavisinde uzun yıllardır güvenle kullanılan pulse-dye lazer ile sivilceler için yapılan çalışmalarda oldukça başarılı sonuçlar alınmıştır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Pulse-dye lazer hafif ve orta şiddette sivilce ile birlikte olan kızarıklığın tedavisinde kullanılır. Şarap lekesi tedavisinde çocuklarda bile güvenle kullanılan bir lazer olduğundan, deneyimli doktorlar tarafından uygulandığında yan etki riski çok çok azdır.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bu lazerin ayrıca kollajen üretimini arttırıcı etkisi, çöküklükler ve kabarıklıklar şeklinde oluşan izlerde de faydalı olabilmektedir. Sivilce tedavisinde mevcut tedavilere ek olarak veya altenatif olarak uygulanabilir. Bazı ilaçları yan etkileri nedeniyle kullanamayan ya da mevcut tedavisinde yeterince hızlı, etkili sonuç alamayan hastalarda başarılı olabilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Pulse-dye lazer tedavisi oldukça kolay bir uygulamaya sahiptir. Tedavi süreci hastanın normal yaşamını sürdürmesini kısıtlamaz ve deri yüzeyini etkilemez. Birkaç gün sürebilen kızarıklıklar ve morluklar olabilir. Kapatıcıyla kapatılabilirler. Hastalar işlerine, okullarına devam edebilirler.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Sonuçlar 3–4 haftada alınmaya başlar. Genel olarak bir kaç seans tavsiye edilir. Her tedavi seansı 10-15 dakika kadar kısa sürer. Tedavi ağrılı değildir. Tedavi sırasında bazen hafif bir rahatsızlık duyulabilir ancak bu genelde bir lastiğin deri yüzeyine çarpması şeklinde bir histir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Yeni bir uygulama olan ve Kozmed Güzellik Merkezi’nde Dr. Canan Savaş tarafından uygulanan pulse-dye lazer tedavisi hastayı kısa sürede etkili ve güvenli bir şekilde görünüm açısından da memnun eden bir tedavi seçeneğidir.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-8108816144858713912?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/8108816144858713912'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/8108816144858713912'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/sivilcelere-lazer.html' title='Sivilcelere Lazer'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-8365512654770242727</id><published>2008-11-14T04:42:00.002-08:00</published><updated>2008-11-14T04:43:30.268-08:00</updated><title type='text'>İşte Yıldızların Güzellik Sırları</title><content type='html'>&lt;p&gt;Jane Fonda&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Sevilen oyuncu Jane Fonda sırrını şöyle anlatıyor; “Neredeyse 70 yaşımdayım. L’Oreal ürünleri kullanıyor ve temsil ediyorum. Çok iyiyim ve gençliğimi özlemiyorum. Açıkçası hayat 60′ından sonra başladı diyebilirim”&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span id="more-207"&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;Aishwarya Rai&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; Mutlu bir evliliği olan Aishwarya Rai güzellik sırrını anlattı; “L’Oreal Paris’in True Match Minerals Pudra’sı en son favorim. Güzellikte en önemlisi kendine inanmak, farkında olmak ve kendile barışık olmak. Kendinizi dostu olursanız herkese açık olursunuz.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Kozmetiğin her bayanın ihtiyacı olduğunu belirten Doutzen Kroes’in güzellik sırrı; “Cildine özen göstermek çok önemli. Dış görünümünüzün en az yarısı buna bağlı. Kendime özen gösteriyorum, organik sebze ve meyve yiyorum. Ve L’Oreal ürünlerini kullanıyorum.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Claudia Schiffer&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Her zaman güzel olan Claudia Schiffer sırrını şöyle anlatıyor; “Cildime çok faydalı olduğu için bol su içmeye çalışıyorum. Sigara içmiyorum, çok fazla alkol almıyorum. Kızarmış yiyeceklerden ve çikolatadan uzak duruyorum. Sırrım hepsinin bileşimi..”&lt;strong&gt;Andie Macdowell &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;49 yaşındaki Andie Macdowell, her zaman güzel ve güçlü görünmesini şöyle açıklıyor; “Cildin canlılığının sırrını, nemlendirici kremlerin tuttuğunu düşünüyorum. Su içmek kesinlikle fark yaratıyor. Kendinizi nemlendirirseniz kuruluk kaybolur.&lt;/p&gt;Ancelina coli angelio jolie güzellik dudak sırları&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-8365512654770242727?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/8365512654770242727'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/8365512654770242727'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/ite-yldzlarn-gzellik-srlar.html' title='İşte Yıldızların Güzellik Sırları'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-8202014976429850172</id><published>2008-11-14T04:42:00.001-08:00</published><updated>2008-11-14T04:42:39.048-08:00</updated><title type='text'>Cilt çatlakları</title><content type='html'>&lt;p&gt;Çatlaklar, cildin aşırı gerilmesi sonucu derideki elastik dokunun kırılması ile oluşuyor. Başlangıçta kırmızı ile mor arası bir renkte olan büyüklü, küçüklü bu çizikler zamanla sedefli beyaz bir renge dönüşüyor.&lt;br /&gt;En çok, karın, kalça, baldırlar ve göğüslerde görülen çatlakların oluşumuna önemli kilo değişimleri, hamilelik gibi durumlar neden oluyor&lt;span id="more-214"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Peki, neden her hamile kadında ya da her kilo alıp-vermiş kadında görülmüyor? İşte bu konuda pek eşit değiliz. Cilt yapımız oluşum olasılığında çok&lt;/p&gt; &lt;p&gt;etkili; kimi ciltler diğerlerine göre daha dayanıksız olabiliyor. Örneğin, çok açık renkli ciltler çatlak oluşumuna daha yatkın.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ne yazık ki, oluşan çatlakları yok edecek mucize bir reçete yok; kalıcılar. Ama, oluşumlarını ısrarlı bir bakımla engellemek mümkün.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;İşte yolları:&lt;br /&gt;1. Cildinizi her gün bir kremle nemlendirin. Kremler hem çatlamaya karşı cilde gereksinim duyduğu suyu verecek hem de cildin esneme kapasitesini artıracaktır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;2. Bol, bol su için.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;3. A, E ve C vitaminleri yönünden zengin yiyeceklerle beslenin.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;4. Spor yapın.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;5. Kısa süreler içinde kilo alıp vermemeye çalışın.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;6. Hamileyseniz, kilonuzu doktorunuzun önerdiği sınırlar içinde tutmaya özen gösterin.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-8202014976429850172?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/8202014976429850172'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/8202014976429850172'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/cilt-atlaklar.html' title='Cilt çatlakları'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-8312949914834845514</id><published>2008-11-14T04:41:00.002-08:00</published><updated>2008-11-14T04:42:13.960-08:00</updated><title type='text'>Ciltle ilgili sorular ve yanıtları</title><content type='html'>1. Nemlendirici kremi bir kez sürmek yeterli olur mu? &lt;p&gt;Günümüzde üretilen çoğu nemlendirici kremler 24 saat etkili oluyor. Yani 24 saat boyunca cildi nemlendirmeye devam ediyor. Kreminizin böyle bir özelliği varsa, sabah bir kez sürmeniz yeterli olacaktır. Aksi takdirde cildinizde kuruluk hissettikçe tekrarlayabilirsiniz.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;2. Krem sürerken spatula kullanmak gerekiyor mu?&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Ellerinizde bulunan bakterileri kreme bulaştırarak bozulmasına neden olabilirsiniz. İşte bundan dolayı kreminizi küçük bir spatula yardımıyla almak ve öyle kullanmak en sağlıklısı.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;3. Kremde bulunan maddelerden en etkili olan hangisi?&lt;/p&gt;&lt;p&gt;ir kozmetik ürünün kutusundan çıkan prospektüsü okuduğunuzda içinde birçok maddenin bulunduğunu görürsünüz. Bu maddelerden en etkili ve aktif olan listenin en başında olandır. Listenin sonlarında yer alan maddelerinse etkisi ve oranı daha düşüktür. &lt;/p&gt;&lt;p&gt;4. Kremin yağlı olması bir avantaj mı?&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Her zaman değil. Çünkü yağlı kremler cilt tarafından yavaş emilirler. Oysa losyon kıvamında olan daha akıcı kremler bunlara kıyasla cilde daha hızlı nüfuz ederler.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;5. Kullanılan kremin zaman zaman değiştirilmesi gerekir mi?&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Uzmanlar bu sorunun yanıtım “hayır” diye veriyor ve memnun kaldığınız bir kremi uzun zaman kullanmanızı tavsiye ediyorlar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;6. Cilt bakımını hangi sıklıkla yaptırmak gerekir?&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Ayda iki kez cilt bakımı yaptırmak etkili sonuçlar almak için ideal. Ancak cildi soyan asitli bakımları uzman tavsiyesine göre daha uzun aralıklarla yaptırmak gerekiyor.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-8312949914834845514?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/8312949914834845514'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/8312949914834845514'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/ciltle-ilgili-sorular-ve-yantlar.html' title='Ciltle ilgili sorular ve yanıtları'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-8433323539631402591</id><published>2008-11-14T04:41:00.001-08:00</published><updated>2008-11-14T04:41:32.476-08:00</updated><title type='text'>Cilt temizliği</title><content type='html'>&lt;p&gt;Bütün bir yıl yaz mevsimini bekliyoruz. Ama hepsi iki aydan ibaret ve hemen geçip gidiyor.&lt;br /&gt;Eylül ayını yarıladık bile! Havada tatlı bir serinlik ve rüzgar hakim. Yağmur ise yağdı yağacak.&lt;br /&gt;Sonbahar evimize ve kendimize döndüğümüz bir mevsim. Zaten sıcaktan kaçmaya çabaladığımız&lt;br /&gt;hareketli bir dönemden sonra, biraz dinginliğe ve bakıma ihtiyacımız var. Şimdi sağlık sorunlarımızla ilgilenmenin,&lt;br /&gt;yavaş yavaş cildimizi ve yıpranan saçlarımızı toparlamanın zamanı geldi. Güneşin pırıltısı biraz daha&lt;br /&gt;azalınca derin bakımlara geçebiliriz.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;CİLDİNİZİ TEMİZLEYİN&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Eylül başı temizlik dönemidir. Bir seyahatten sonra eve döndüğünüzde ne yaparsınız?&lt;br /&gt;Önce evinizi toparlar ardından valizlerinizi boşaltıp son olarak da çamaşırlarınızı yıkarsınız.&lt;br /&gt;Bunlar, cildimiz için de geçerlidir. Cilt bakımında ilk adım, günlük temizliktir. Her sabah ve her&lt;br /&gt;akşam olmak üzere, günde iki defa cildimizi özenle temizlemeli ve tonikle silmeliyiz. Ardından&lt;br /&gt;nemlendiricimizi sürebiliriz. Birçok insan makyaj yapmayı ihmal etmez ancak cilt temizliğine&lt;br /&gt;gereken özeni göstermez. Oysa makyaj yapılsa da yapılmasa da, yüzünüzün düzenli olarak&lt;br /&gt;günlük birikimlerden arındırılması gerekiyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;KURU CİLTLERE KREM&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Yağlı ciltlerde jeller ve losyonlar, kuru ciltlerde kremler tercih edilir. Bu tip ürünlere,&lt;br /&gt;genel olarak “temizleme sütü” adı verilir. Bu tip temizleyiciler, özellikle kıl köklerinde&lt;br /&gt;bulunan sertleşmiş sebumun (cildin yağ salgısı) ve sebuma bulaşmış olan kir ve makyaj&lt;br /&gt;artıklarının temizlenmesinde çok etkilidir. Bu açıdan derin bir temizlik sağlarlar.&lt;br /&gt;Temizleme kremlerinde daha fazla yağ (%40-50) losyonlarda ise daha az yağ (%10-25) bulunur.&lt;br /&gt;Yağlar, ciltteki yağı (sebum, yağ ve makyaj artıkları), su ise suda eriyebilen maddeleri çözer.&lt;br /&gt;Kir ve keratin pulları gibi eriyemeyen maddeler ise tonikli pamukla silinerek temizlenir.&lt;br /&gt;Göz çevresindeki deri çok hassastır. Bu nedenle daima özel bir temizleyici tercih edilmeli&lt;br /&gt;ve göz çevresine çok nazik davranılmalıdır.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-8433323539631402591?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/8433323539631402591'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/8433323539631402591'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/cilt-temizlii.html' title='Cilt temizliği'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-7959619593780476345</id><published>2008-11-14T04:40:00.002-08:00</published><updated>2008-11-14T04:41:11.399-08:00</updated><title type='text'>El Bakımı için Limon ve Zeytinyağı</title><content type='html'>&lt;p&gt;Son Günleri yaşanan kış mevsiminde en çok insanların elleri zarar görüyor. İnsanların yüzü kadar önemsemesi gereken elleri için evdeki malzemelerle doğal kremler hazırlanabiliyor. Kişisel bakım uzmanları, ellerini sürekli örüyor. İnsanların yüzü kadar önemsemesi gereken elleri için evdeki malzemelerle doğal kremler hazırlanabiliyor. Kişisel bakım uzmanları, ellerin sürekli hareket halinde olduğunu söyleyerek, “Yazarlar, çizerler, çalışırlar ve hep bir şeylerle temas ederler. Sürekli hareket halinde olmaları, soğuk, Sıcak, Su ve mikroplar gibi dış etkenlerle birebir temas etmeleri nedeniyle eller, yüze oranla daha çabuk yıpranıyor ve yaşlanıyor” şeklinde konuşuyor. Ellerin sürekli mikroplarla iç içe olması nedeniyle sık sık yıkanmasının gerektiğini hatırlatan uzmanlar, kullanılan sabunun insanın cildine uygun olmasının önemine işaret ediyor. Her yıkamadan sonra ellerin nemlikalmaması için de iyice kurulanması gerekiyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Özellikle soğuk havalarda cilt kızarıp çatlıyor ve pürtük pürtük oluyor. Bu durumda eldiven takılmasını öneren uzmanlar, akşamları yatmadan önce zeytinyağının tıpkı krem gibi ellere masajla yedirerek sürülmesini tavsiye ediyor. Uzmanların konu ileilgili diğer tespitleri şöyle:&lt;/p&gt; &lt;p&gt;El ve tırnakların bir diğer dostu limon suyu. zaman zaman tırnakların limon Suyu ile ovalanması yararlı. Eller de yüz gibi nemlendirici, besleyici ve sıkılaştırıcı özellikte doğal kremlerle korunmalı. Günlük öğünlerde cilt ve tırnakları güçlendiren besinlere yer verilmeli. Tırnakların oluşumu için gerekli Proteini barındıran yoğurttan her Gün yenilmeli. Tırnaklar için, demir, Bakır ve çinko içeren besinlere ağırlık&lt;span style="font-family:Comic Sans MS;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt; verilmeli. Kırılgan tırnaklara karşı da biotin içeren ceviz ve yer fıstığı tercih edilmeli”.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-7959619593780476345?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/7959619593780476345'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/7959619593780476345'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/el-bakm-iin-limon-ve-zeytinya.html' title='El Bakımı için Limon ve Zeytinyağı'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-3869836836084167645</id><published>2008-11-14T04:40:00.001-08:00</published><updated>2008-11-14T04:40:40.223-08:00</updated><title type='text'>Yüzdeki lekeleri gizlemek için</title><content type='html'>&lt;strong&gt;pigment lekelerini kapatmak mı istiyorsunuz?&lt;/strong&gt; Önce hafif bir arındırma yapın. Cilt tonunuza çok yakın bir kapatıcıyı lekelerin üzerine hafifçe vurarak uygulayın. Bu işlemi lekeler hafifleyene dek uygulayın. Kapatıcıyı uygularken lekelerin sınırını belirginleştirmemek için etrafına doğru biraz taşırın. Fondöteninizi sürüp, pudralanın.&lt;br /&gt;&lt;span id="more-224"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;- &lt;strong&gt;cildinizde kızarıklık ve sivilce varsa… &lt;/strong&gt;Yeşil renkte bir kapatıcıyı kızarıklık veya sivilcelerin üzerine hafifçe yayarak sürün. &lt;p&gt;- &lt;strong&gt;kırışıklıkları gizlemek…&lt;/strong&gt; Cilt tonunuzdan 1-1,5 ton açık bir kapatıcıyı kırışıklık boyunca sürün. Kapatıcıyı parmağınızla veya bir fırçayla yayıp teninize yedirin. Fondöteninizi ve pudranızı uygulayın.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;- burnun&lt;strong&gt;uz uzunsa… &lt;/strong&gt;Burun ucunuza koyu renk fondöten uygulayın. Fondöteniniz kompakt fondöten olursa ve nemli süngerle uygularsanız çok daha iyi sonuç alırsınız. Fondöteni sınır yapmayacak şekilde iyice yedirdikten sonra küçük dokunuşlarla pudralayın.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;- &lt;strong&gt;burnunuz genişse… &lt;/strong&gt;Gölge ve ışığı kullanın: burnunuzun üzerine (burun kemiğiniz boyunca) daha açık tonda; burun kanatlarınıza ise daha koyu tonda fondöten sürün. Parmağınızla fondöteni iyice yayın ve 2 ton arasındaki sınırları yedirip yok edin, mat bir pudrayla pudralanın.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;- &lt;strong&gt;çeneniz çok küçük ve içeri doğruysa…&lt;/strong&gt; Çenenize (dudak altınıza kadar) açık renk bir fondöten sürün. Bu çenenizin hacmini artıracaktır. Koyu ve parlak renkte rujlar kullanmayın, göz makyajınıza önem verin.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-3869836836084167645?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/3869836836084167645'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/3869836836084167645'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/yzdeki-lekeleri-gizlemek-iin.html' title='Yüzdeki lekeleri gizlemek için'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-199894564901159153</id><published>2008-11-14T04:39:00.000-08:00</published><updated>2008-11-14T04:40:21.610-08:00</updated><title type='text'>Cilt Lekeleri için doğal çözümler</title><content type='html'>&lt;p&gt;Hazırlanan bitkisel ilaçlar cilde sürülmeden önce kaşınan yer ılık su ile pansuman yapılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;span id="more-291"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;* Nişadır bal ile karıştırılarak krem kıvamına getirildikten sonra hazırla­nan bu karışımdan günde iki defa ve tedavi süresince leke olan yere sürülür.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;* Yumurta akı ve rendelenmiş limon kabuğu krem kıvamına gelinceye kadar karıştırılarak yoğrulur. Hazırlanan bu kremden, ban­yodan bir saat önce masaj yapılarak cilde sürülür.&lt;/p&gt;Eşit miktarda elma suyu ile limon suyu karıştırılır. Hazırlanan bu karışıma zeytinyağı ve süt ilâve edilerek kaynatılır. Elde edilen bu karışım soğuduktan sonra cilde masaj yapılarak sürülür. &lt;p&gt;* Rendelenen havuçtan elde edilen suyu, killi toprak ile karıştırın. Hazırladığınız bu karışımı zeytinyağı ile karıştırarak merhem kıvamına gelinceye kadar yoğurun. Bu karışımı tedavi süresince, gün aşırı lekeli cildinize sürün.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Suna Dumankaya&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-199894564901159153?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/199894564901159153'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/199894564901159153'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/cilt-lekeleri-iin-doal-zmler.html' title='Cilt Lekeleri için doğal çözümler'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-3541457008793027683</id><published>2008-11-14T04:38:00.000-08:00</published><updated>2008-11-14T04:39:50.140-08:00</updated><title type='text'>Burun Estetiği</title><content type='html'>&lt;p&gt;Rinoplasti, yani estetik burun cerrahisi burnun yeniden şekillendirilmesi ameliyatıdır. Bu ameliyatla burnun mevcut yapısı ve yüz ile orantısına bakılarak, burnun boyutlarının küçültülmesi ya da büyültülmesi, ucunun inceltilmesi, yüksekliğinin artırılması veya azaltılması, burun-dudak açısı, burun-alın açısının değiştirilmesi gibi mevcut probleme yönelik işlemler yapılır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span id="more-3"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Burun şeklinin düzeltildiği bir girişim olmakla birlikte, burun içindeki kıkırdak ve kemik eğriliklerine (deviasyon) ya da burun etleri olarak bilinen konka hipertrofillerine bağlı nefes alma problemleri de aynı ameliyatta düzeltilebilmektedir. Deviasyon bulunan hastalarda burun dış görünümünde de eğrilik ve şekil bozukluğu var ise nefes alma fonksiyonunun ve şekil bozukluğunun aynı operasyonda düzeltilmesi çok önemlidir. Çünkü ameliyatların farklı seanslarda yapılması başarı şansını düşürmektedir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Burun estetiği estetik cerrahinin teknik olarak en özellikli ameliyatıdır. Bunun iki nedeni vardır. Binircisi burun yüzün tam ortasında en çok dikkat çeken organ olması nedeniyle küçük hatalar ve asimetriler bile göze çarpmaktadır. İkincisi ise burun nefes alma fonksiyonunu yapan bir organ olup burun kemiği, kıkırdakları ve burun için deri örtüsünün nefes alma fonksiyonunda önemli görevleri olmasıdır. Buruna yeni bir şekil verirken bu oluşumların fonksiyonlarını bozmamak ve nefes alma fonksiyonunda bozukluk var ise bunu da düzeltmek gerekir. Bu nedenle burun estetiğinin diğer estetik cerrahi girişimlerinden biraz farklı olarak cerrahın bilgi, beceri ve deneyimine en çok bağlı bir operasyon olduğu söylenebilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Rinoplasti ameliyatından önce hasta, doktor görüşmesi son derece önemlidir. Hastanın beklentilerinin doktor tarafından bilinmesi, bu beklentilerin gerçekçi olup olmadığının anlaşılması ve beklentilerin ne kadarının karşılanacağının hastaya anlatılması gerekmektedir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Dünyadaki tüm insanların burunları kemik, kıkırdak ve deri yapısı bakımından farklı özelliklere sahiptir. Dolayısıyla ameliyat sonrası oluşacak sonuçta her hastada farklı olacaktır. Burunun deri kıkırdak ve kemik özellikleri oluşacak sonuçta büyük rol oynar. İnce derili, kıkırdak ve kemik şekillendirilmesi gerektiren burunlarda çok iyi sonuçlar elde edilebileceği gibi kalın ve yağlı burun ucu derisi olan zayıf kıkırdaklı burunlarda aynı derecede güzel sonuçlar elde edilemeyebilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Burun estetiğinde amaç yüzdeki diğer oluşumlarla uygun orantı ve büyüklüğe sahip iyi nefes alma fonksiyonu olan olan bir burun oluşturmaktır. Her burun estetik ameliyatı burunu küçültmek demek değildir. Eğer burunun uzunluğu ve yüksekliği yüzün diğer oluşumlarıyla oransal olarak küçük ise bu oranı düzeltmek için kıkırdak ve kemik ilaveleri ile burnu büyütücü ve uzatıcı işlemler yapılabilir. Bize göre en güzel sonuçlar estetik ameliyat olduğu başkaları tarafından anlaşılmayan herhangi bir asimetrisi olmayan, yüz ile orantısı uyumlu ve naturel burunlardır.&lt;/p&gt;&lt;!-- adman_adcode (middle, 1) --&gt;&lt;script type="text/javascript"&gt;&lt;!-- google_ad_client = "pub-7635192836736184"; /* estetikdergisi300x250, oluşturulma 09.10.2008 */ google_ad_slot = "3087079814"; google_ad_width = 300; google_ad_height = 250; //--&gt; &lt;/script&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-3541457008793027683?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/3541457008793027683'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/3541457008793027683'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/burun-estetii.html' title='Burun Estetiği'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-1755433765311557519</id><published>2008-11-10T08:17:00.000-08:00</published><updated>2008-11-10T08:18:29.175-08:00</updated><title type='text'>Sağlıklı Saçlar için Diyet Yapın</title><content type='html'>Sağlıklı Saçlar için Diyet Saçlarınız kuru ve zayıf ise bu diyet sizin için.. Dünyanın tüm parlaklık veren şampuanlarından hiç biri eğer vücudunuzda saçınız için gerekli besinler yoksa yardımcı olamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte size yardımcı olacak &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Bedeniniz gibi saçlarınızın da dengeli ve besleyici bir beslenmeye, diyete ihtiyacı vardır. Bu beslenme planı, demirin bağlanması için gerekli vitamin ve antioksidan içeren meyve ve sebzeler, tüm tahıllar fındık, ceviz ve badem gibi kuru çerezler içeriyor. Kahvaltınıza ekleyeceğiniz tahıllar bedenin ve diğer unsurların beslenmesine yardımcı oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Su sadece vücudunuz için değil, saçlarınızın parlak ve yumuşak kalmasını sağlar. Diyet maksimum su ihtiyacı için 8 ile 10 bardak su ve meyve suyu içilmesini içeriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Meyve, sebze, tahıllardaki liflerde vücudunuz ve saçlarınız için yararlıdır. Bu diyet planında her öğününüzde lif içeren gıdalar önemli yer tutuyor. Soya ürünleri de sağlığınız için gerekli olan mineralleri içeriyor, Bu diyette atıştırma öğünlerinde soya sütü de soya ürünleri kadar tercih edilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saçınızın sağlığını korumak için kahvaltı, öğle, akşam yemekleri ve atıştırmaların yer aldığı öğünler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kahvaltı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birinci porsiyon&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaymaksız süt içeren toplam bir kahvaltı ve mavi yemiş, portakal suyu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci porsiyon&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;K vitamini içeren düşük yağlı soya sütü, çilek, üzüm suyu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üçüncü seçenek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağsız süt ve karışık meyve, portakal suyu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğle&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birinci seçenek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kepekli ekmek arasına hindi, marul, domatesli sandviç&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Domates, salata, kırmızı ve yeşil biber karışımı salata&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mandalina&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soya sütü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci porsiyon&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğütülmüş bezelye çorbası&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çavdar ekmeği&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Az yağlı brokoli, havuç karışımı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nektarin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üçüncü seçenek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vejateryen pizza&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Brokoli, kırmızı ve yeşil biberli salata&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kivi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağsız süt&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşam&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birinci seçenek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Klasik rosto biftek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Patates püresi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haşlanmış taze fasulye&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnce ince doğranmış ballı çilek, mavi yemiş, böğürtlen&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşük yağlı soya sütü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci seçenek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Brokoli ile biftek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kahverengi pirinç&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Portakal ve greyfurt seçeneği&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşük yağlı süt&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üçüncü seçenek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Antrikot&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Brüksel lahanası&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Turungillerle karışık salata&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fırınlanmış patates ve çökelek, düşük yağlı krem peynir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meyveli galeta&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşük yağlı soya fasulyesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ara öğün&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Enerji verirken, saçlarınızı da besleyecek lezzetli atıştırma seçenekleri.. Bunlardan en az bir tane seçerek fındık, ceviz, badem ve bir soya seçin..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Çeyrek kase ceviz, badem, fındık&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Yarım kase ceviz, fındık, badem gibi çerezler ve kuru meyveler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Elma veya çilek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Küp küp doğranmış karışık meyve&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Yoğurtlu fındık, ceviz, badem ve çilek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Soya fasulyesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Haşlanmış buğday ve düşük yağlı soya sütü, taze fasulye&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağlık için yapılması ve yapılmaması gerekenler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunları yapın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Antioksidan içeren meyve ve sebzeleri yiyin, koyu renkli gıdalar en iyileridir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Günlük olarak vitamin alın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Yüksek vitamin içeren hazırlaması kolay yiyecekleri seçin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Su seviyenizin yüksek olması için bol su için&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunları yapmayın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Alkol içmeyin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Sigara içmeyin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;• Sindirimi zor yiyecekler, pastalar, kek yeme...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-1755433765311557519?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/1755433765311557519'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/1755433765311557519'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/salkl-salar-iin-diyet-yapn.html' title='Sağlıklı Saçlar için Diyet Yapın'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-4906947480936631436</id><published>2008-11-09T04:47:00.001-08:00</published><updated>2008-11-09T04:47:44.317-08:00</updated><title type='text'>Uzamax</title><content type='html'>UZAMAX boy uzatma özelliğinden başka, bağışıklık sistemini güçlendirmede, sporculara enerji vermede, hamilelikte ve süt artırmada, kısırlık, kemik erimesi, iltihaplı, romatizmal, sinirsel, kansızlık, nezle, grip gibi rahatsızlıklar ile kalp, beyin ve tüm organların sağlıklı çalışmasında çok faydalı bir gıdadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://www.uzamaxbuhara.com/UZAMAX.gif&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;UZMAX’ IN 100 GRAMINDA BULUNAN MİNERAL VE VİTAMİNLERİN MİKTARINI GÖSTEREN ANALİZ RAPORU&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakır (mg/100 g) 2,221&lt;br /&gt;Çinko (mg/100 g) 12,97&lt;br /&gt;Demir (mg/100 g) 3,14&lt;br /&gt;Fosfor (mg/100 g) 257,78&lt;br /&gt;Flor (mg/100 g) 0,1220&lt;br /&gt;Kalsiyum (mg/100 g) 510,10&lt;br /&gt;Kükürt (mg/100 g) 134&lt;br /&gt;Magnezyum (mg/100 g) 95,00&lt;br /&gt;Mangan (mg/100 g) 0,091&lt;br /&gt;Omega 3 (g/100 g) 0,06&lt;br /&gt;Omega 6 (g/100 g) 0,85&lt;br /&gt;Potasyum (mg/100 g) 206,50&lt;br /&gt;Selenyum (mg/100 g) 3,423&lt;br /&gt;Silisyum (mg/100 g) 154&lt;br /&gt;Sodyum (mg/100 g) 458,30&lt;br /&gt;B1 vitamini (mg/100 g) 1,92&lt;br /&gt;B2 vitamini (mg/100 g) 2,21&lt;br /&gt;B6 vitamini (mg/100 g) 1,88&lt;br /&gt;C vitamini (mg/100 g) 20,55&lt;br /&gt;E vitamini (mg/100 g) 0,91&lt;br /&gt;Folik asit (mg/100 g) 0,09&lt;br /&gt;Niasin (mg/100 g) 4,61&lt;br /&gt;Protein (g/100 g) 10,75&lt;br /&gt;Uzamax yan etkileri nedir ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;UZAMAX hem klinik testlerinde hemde kullanımlarda çıkan sonuçlara göre herhangi bir yan etkisi bulunmamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzamaxı rahatça kullanabilirsiniz. Uzamax tamamen doğal mineraller ve vitaminlerden oluşmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzamax almak için http://www.uzamax.org/ adresini ziyaret edebilirsiniz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önemli  NOT : Bu ürün hakkında oluşabilecek hiçbirşeyden EstetikDergisi.com sorumlu değildir&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-4906947480936631436?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/4906947480936631436'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/4906947480936631436'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/uzamax.html' title='Uzamax'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-3882953289242225509</id><published>2008-11-09T04:46:00.000-08:00</published><updated>2008-11-09T04:47:19.584-08:00</updated><title type='text'>Boy Uzatma Ameliyatları</title><content type='html'>İnsanın boyu ameliyatla uzatılabiliyor. Çeşitli doğuşsal anormalliklerde, ya da kişinin gündelik hayatını devam ettiremeyecek kadar kısa boyu olan kişilerde ameliyatla boy uzatılabiliyor. Bu tür ameliyatlar tüm vücuda değil, sadece kol ve bacak kemiklerine uygulanıyor. Eğer omurga eğriliğine bağlı boy kısalığı varsa, omurgayı düzeltmek suretiyle boy uzatılabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tür omurga eğriliklerinde, tüm omurga boyunca yerleştirilen metal çubuklar sayesinde kişinin boyu 10-15 cm kadar uzatılabiliyor. Gerek doğuştan, gerekse sonradan meydana gelen bacak ya da kollardaki orantısız kısalıklar kozmetik sorun oluşturacağı gibi işlevsel bozukluklara da yol açıyor. Bu tür sorunların çözümlenmesi bazen kişinin günlük işlerini yapabilmesi için çok önemli olabiliyor. Bu durumlarda ameliyatla kol ya da bacak boyunu uzatmak mümkün. Uzatılması istenen kemiğin her iki ucuna yerleştirilen metal çivilerden ve bu çiviler arasındaki metal bağlantıdan oluşan bu yöntem, kemiği adeta bir kafes gibi kaplıyor. Kemiğin her iki ucundaki çivilerin arasındaki metal bağlantı sayesinde çivilerin birbirine olan mesafesi ayarlanabiliyor. Aradaki bağlantıyı uzatarak çivileri birbirinden uzaklaştırmak mümkün. Çiviler, metal ara bağlantı sayesinde birbirinden uzaklaştırıldıkça, bağlı bulundukları kemik parçalarını da yavaş yavaş birbirinden ayırıyor. Kısa olan kemiğin her iki ucu birbirinden uzaklaştıkça, aradaki boşluk yeni kemik dokusuyla doluyor. Aradaki kemik dokusunun oluşumuna zaman kazandırmak için kemiğin her iki ucu birbirinden çok yavaş uzaklaştırılıyor. Sağlıklı bir kemik uzaması için, her iki kemik ucunun günde 1 mm’yi geçmeyecek şekilde birbirinden uzaklaştırılması gerekiyor. Bu yöntem sayesinde kemiklerde 15-20cm’ye varan uzamalar sağlanabiliyor. Bu tür kemik ve boy uzatma yöntemleri, ancak zorunlu tıbbi gereklilik hallerinde ortopedi uzmanları tarafından yapılabiliyor. Hormonal sebeplere bağlı ya da aileden gelen boy kısalıklarında bu tür cerrahi yöntemler önerilmiyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-3882953289242225509?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/3882953289242225509'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/3882953289242225509'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/boy-uzatma-ameliyatlar.html' title='Boy Uzatma Ameliyatları'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-7762674802618039248</id><published>2008-11-09T04:45:00.000-08:00</published><updated>2008-11-09T04:46:52.651-08:00</updated><title type='text'>Nasıl Boy Uzatırım ?</title><content type='html'>Binlerce yıl önceki atalarımızla yapısal anlamda en önemli farklılıkların başında boy geliyor. Yüzbin yıl öncesindeki insanın boyuyla günümüzdeki insanın boyu arasında en az 30 cm’lik fark var. Öyle görünüyor ki, her yeni neslin boyu bir öncekine göre biraz daha uzuyor. Daha fazla…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD’de yayınlanan bir rapora göre 1960’lara göre insan boy ortalamasında yaklaşık 2cm’lik artış var. Zaman içerisinde meydana gelen bu uzamanın nedeninin yalnızca rastlantısal bir gelişme ya da ortama uyum sağlamak olmadığı düşünülüyor. Gelişen toplumların yeme alışkanlıklarındaki değişiklikler, daha çok çeşitli gıdanın, sağlıklı ve bilinçli tüketilmesinin boy uzamasındaki önemli etkenlerden birisi olabileceği belirtiliyor. Yapısal özellikler, genlerin yapısındaki değişikliklerle, sonraki kuşaklara aktarılıyor. Bu nedenle kişinin boyunu belirleyen en önemli etken, genetik şifre. Kişinin ileride ulaşacağı boy, anne ve babasının boyuyla orantılı. Bir çocuğun ulaşacağı nihai erişkin boyu, anne ve babanın boyuna göre hesaplamak mümkün. Bir erkek çocuğun ileriki boyunu hesaplamak için, anne ve babanın boyu toplanıp buna 13 ekleniyor ve çıkan rakam ikiye bölünüyor. Bu formülle elde edilen rakam, erkek çocuğun ileride ulaşacağı nihai boy oluyor. Kız çocuğun erişkin boyunu hesaplamak içinse, anne ve babanın boylarının toplamından 13 çıkartılıp ikiye bölünüyor. Bu şekilde hesaplanan nihai boy, kişinin genetik boyu olarak kabul ediliyor ve ortalama 5cm farklılık gösteriyor. Yani, beslenme, spor ve tüm sağlıklı yaşam önerileri, genetik boyu 5-10 cm etkiliyor. Bu durumda, erişkin boyu 150 cm olarak hesaplanan bir kişinin boyunun 170 cm olması mümkün değil. Tabii bu tür hesaplamalar, altta yatan bir hastalık ya da hormon  yetmezliği olmadığı durumlarda yani sağlıklı kişilerde geçerli. Boy kısalığı için, büyüme hormonu eksikliği gibi altta yatan bir sebep varsa, zamanında yapılan tedavi sonrası 20cm’nin üzerinde boy uzaması sağlanabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kişinin nihai boyunu etkileyen en önemli etken genetik şifre olsa da, tüm dünyada boy kısalığının en önemli nedeni beslenme yetersizliği. Beslenmenin boy uzaması üzerindeki etkileri, bilim adamlarınca yoğun olarak araştırılıyor. Çocuğun boyunun uzun ya da kısa olmasında anne ve babanın kalıtsal etkilerinin yanı sıra, doğumdan ergenlik çağına kadar olan dönemdeki beslenmenin etkisi de oldukça önemli. Araştırmacılar, gıdaların boy üzerindeki etkisinin anne karnında başladığını ifade ediyorlar. Annenin sağlıklı ve dengeli   beslenmesi, alkol ve sigaradan uzak durması gerekiyor. Hamilelik sırasında sıkı diyet uygulanması ve kilo vermek önerilmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısa boyluların %80-90’ında altta yatan bir sebep ya da hastalık bulunamıyor. Bunların bir kısmı, yani yapısal kısalar kendiliğinden normal boya ulaşırken, genetik kısa olarak adlandırılan diğerleriyse kısa olarak kalıyor. Herhangi bir nedene bağlanamayan boy kısalıklarında, yapılması gerekenler, alınması gereken önlemler çocukluk çağında başlıyor. Ancak, sağlıklı beslenme ve düzenli spor yapılmasına karşın bu kişiler genetik olarak belirlenmiş boylarını en fazla 5-10 cm aşabiliyor. Yani bu kişiler ne yaparlarsa yapsınlar, daha fazla uzamaları mümkün değil. Beslenme, düzenli spor, uyku ve huzurlu ortam, özellikle erken çocukluk ve ergenlik döneminde etkili. Kemik gelişiminin tamamlandığı ergenlik bitiminden sonra ne yapılırsa yapılsın boyu 1-2cm’den fazla uzatmak mümkün değil. Ameliyatla boy uzatmaksa sadece bazı doğuştan olan orantısız kol ve bacak kısalıklarında uygulanıyor. Bu tür ameliyatlar oldukça zor ve riskli. Sonuç olarak, boy kısalığında genetik yapı oldukça etkili olsa da, kısalığa sebep olan unsurların belirlenmesi, sağlıklı beslenme, spor ve düzenli yaşam sayesinde ideal boya kavuşmak ya da belirlenmiş boyun bir miktar üzerine çıkmak mümkü&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-7762674802618039248?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/7762674802618039248'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/7762674802618039248'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/nasl-boy-uzatrm.html' title='Nasıl Boy Uzatırım ?'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-2454700410242635404</id><published>2008-11-08T08:53:00.004-08:00</published><updated>2008-11-08T08:54:12.540-08:00</updated><title type='text'>suna dumankaya Saç diplerindeki kaşıntılar için</title><content type='html'>SAÇ DİPLERİNDE KAŞINTI İÇİN -1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malzemeler:&lt;br /&gt;1 Adet yumurta sarısı&lt;br /&gt;1 çorba kaşığı Alkol&lt;br /&gt;1 çorba kaşığı Hint Yağı&lt;br /&gt;1 çay kaşığı tuz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıda ki malzemeleri karıştırıp, saç diplerine sürün. Streçle sarıp İki saat beklettikten sonra saçınızı durulayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SAÇ DİPLERİNDE KAŞINTI İÇİN -2&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beş adet aspirini dövüp, maden suyu ile karıştırın. Karışımı saç diplerine sürün ve 15 dk. Sonra durulayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Suna dumankaya&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-2454700410242635404?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/2454700410242635404'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/2454700410242635404'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/suna-dumankaya-sa-diplerindeki-kantlar_08.html' title='suna dumankaya Saç diplerindeki kaşıntılar için'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-10827829107932525</id><published>2008-11-08T08:53:00.003-08:00</published><updated>2008-11-08T08:53:41.306-08:00</updated><title type='text'>suna dumankaya Aşırı yağlanan saçlar için</title><content type='html'>Saç tipinize uygun bir şampuanı biraz sulandırarak her gün saçınızı yıkayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca her gün taze olarak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir tutam biberiye,&lt;br /&gt;bir tutam ısırgan otu&lt;br /&gt;bir tutam naneyi çay gibi demledikten sonra süzün. İçine çeyrek limon sıktıktan sonra bu karışımı saç diplerine sürün.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-10827829107932525?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/10827829107932525'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/10827829107932525'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/suna-dumankaya-ar-yalanan-salar-iin_1136.html' title='suna dumankaya Aşırı yağlanan saçlar için'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-3274284996552254135</id><published>2008-11-08T08:53:00.001-08:00</published><updated>2008-11-08T08:53:17.097-08:00</updated><title type='text'>suna dumankaya Aşırı yağlanan saçlar için</title><content type='html'>Saç tipinize uygun bir şampuanı biraz sulandırarak her gün saçınızı yıkayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca her gün taze olarak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir tutam biberiye,&lt;br /&gt;bir tutam ısırgan otu&lt;br /&gt;bir tutam naneyi çay gibi demledikten sonra süzün. İçine çeyrek limon sıktıktan sonra bu karışımı saç diplerine sürün.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-3274284996552254135?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/3274284996552254135'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/3274284996552254135'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/suna-dumankaya-ar-yalanan-salar-iin_08.html' title='suna dumankaya Aşırı yağlanan saçlar için'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-8796254671823150353</id><published>2008-11-08T08:49:00.000-08:00</published><updated>2008-11-08T08:52:46.336-08:00</updated><title type='text'>Suna dumankaya Erken beyazlayan saçlar için maske</title><content type='html'>Malzemeler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* 1 adet soğan.&lt;br /&gt;* 1 adet sarımsak (5 tane).&lt;br /&gt;* 1 yumurta sarısı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uygulama : Soğan ve sarımsağı ezdikten sonra yumurta sarısını da ilave ederek saçlara boya sürer gibi sürün. 30 dakika sonra yıkayın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-8796254671823150353?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/8796254671823150353'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/8796254671823150353'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/suna-dumankaya-erken-beyazlayan-salar_08.html' title='Suna dumankaya Erken beyazlayan saçlar için maske'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-4256055011533776662</id><published>2008-11-05T03:11:00.001-08:00</published><updated>2008-11-05T03:11:56.843-08:00</updated><title type='text'>Estetik Cerrahi Uzmanlarının Adres ve Telefonları</title><content type='html'>Estetik Cerrahlara ulaşmak için aşağıdaki telefon numaralarını arayabilirsiniz , ziyaretçilerimiz için estetik cerrahların İletişim bilgilerini buraya topladık&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. Yakup Avşar&lt;br /&gt;Este Klinik&lt;br /&gt;0212 270 09 93&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. Hakan Güney&lt;br /&gt;Onep Sağlık ve Estetik Merkezi 212 283 92 70&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. Hıfzı Velidedeoğlu&lt;br /&gt;Amerikan Hastanesi 212 311 20 00&lt;br /&gt;Onep Sağlık ve Estetik Merkezi 212 283 92 70&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. İbrahim Özkuş&lt;br /&gt;Amerikan Hastanesi 212 311 20 00&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. İhsan Başaran&lt;br /&gt;Amerikan Hastanesi 212 311 20 00&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. İlker Apaydın&lt;br /&gt;Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi 212 252 43 00 /1604&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. Meryem Gülümser&lt;br /&gt;Muayenehane Bağdat Cad. Cemile Ap. No 433/17 Suadiye 216 302 04 09&lt;br /&gt;e-mail Fizyoplast@superonline.com&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. Murat Pençe&lt;br /&gt;Onep Sağlık ve Estetik Merkezi 212 283 92 70&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. Mustafa Ali Aydoğdu&lt;br /&gt;SSK Ulus Hastanesi 312 310 30 00&lt;br /&gt;Libra Estetik Cerrahi Merkezi Büklüm Sk. 55/8 Kavaklıdere Ankara 312 467 03 68&lt;br /&gt;Faks 312 467 20 30&lt;br /&gt;e-mail esitlik@hotmail.com&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. Muzaffer Çelik&lt;br /&gt;İstanbul Kranioplast Merkezi 212 283 92 92&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. Naci Karacaoğlu&lt;br /&gt;Onep Sağlık ve Estetik Merkezi 212 283 92 70&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. Nezail Demirciler&lt;br /&gt;International Hospital 212 663 30 00&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. Nuri Soysal&lt;br /&gt;International Hospital 212 663 30 00&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. Osman Oymak&lt;br /&gt;Oymak Plastik Cerrahi Merkezi 212 241 75 43&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. Ömer Alp&lt;br /&gt;Muayenehane 212 241 79 78 212 246 55 66&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. Ömer Buhşem&lt;br /&gt;Bursa Konur Hastanesi 224 452 43 25&lt;br /&gt;GSM 542 426 24 76&lt;br /&gt;e-mail buhsem@veezy.com&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. Sacit Karademir&lt;br /&gt;International Hospital 212 663 30 00&lt;br /&gt;Onep Sağlık ve Estetik Merkezi 212 283 92 70&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. Sadri Ozan Sözer&lt;br /&gt;ONEP Sağlık ve Estetik Merkezi 212 283 92 70&lt;br /&gt;e-mail estetik@estetikcerrahi.net&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. Soner Tatlıdede&lt;br /&gt;Şişli Etfal Hastanesi 212 231 22 09 / 1282&lt;br /&gt;Muayenehane 212 351 66 66&lt;br /&gt;e-mail sonertat@e-kolay.net&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. Yavuz Keçeci&lt;br /&gt;SSK İzmir Eğitim Hastanesi 232 250 50 50 /5433&lt;br /&gt;Muayenehane 232 421 14 60&lt;br /&gt;e-mail ykececi@yahoo.com&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. Cengiz Ersezen&lt;br /&gt;Bağdat Cad. Feza Ap. 415/6 Şaşkınbakkal-Kadıköy&lt;br /&gt;Tel: 216-385 52 53&lt;br /&gt;Tel: 216-385 84 5&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. Bülent Türkyılmaz&lt;br /&gt;Valikonağı Cad. No:27 Dr:1&lt;br /&gt;Tel: 0212 225 21 02 Fax: 0212 224 01 61&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. Murat Tezcan&lt;br /&gt;Bursa Vatan Hastanesi&lt;br /&gt;Fevzi Çakmak Cad No:55 Fomara / Bursa&lt;br /&gt;Tel: 0 224 220 22 44&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. Bülent Cihantimur&lt;br /&gt;Tel: 0 224 233 27 25&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. İsmail Nevzat Tuncay&lt;br /&gt;Berlin / Almanya&lt;br /&gt;Tel: 00 4 930 691 30 20&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Sıdıka Kurul&lt;br /&gt;Tel: 0 212 288 50 00&lt;br /&gt;Mail: skurul@istanbul.edu.tr&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. Derviş Akbilen&lt;br /&gt;Alman Hastanesi&lt;br /&gt;Tel: 0 212 293 21 50&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. Aykut Mısırlıoğlu&lt;br /&gt;Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi&lt;br /&gt;Tel: 0 216 441 39 00&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. Ulvi Güner&lt;br /&gt;1386 Sok. No:5 D:2 Alsancak/ İzmir&lt;br /&gt;Tel: 0 232 465 11 12 - 465 11 68&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. Tolgahan Alpaydın&lt;br /&gt;Buca SSK Hastanesi İzmir&lt;br /&gt;Muayenehane Tel: 232 4631273&lt;br /&gt;Cep Tel: 532 2526869&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Yücel Erk&lt;br /&gt;Hacettepe Tıp Fakültesi Hastanesi 312 310 35 45&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doç. Dr. Ayhan Numanoğlu&lt;br /&gt;Marmara Tıp Fakültesi Hastanesi 216 326 70 22&lt;br /&gt;Acıbadem Hastanesi 216 326 33 36&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doç. Dr. F. Figen Özgür&lt;br /&gt;Hacettepe Tıp Fakültesi Hastanesi 312 310 35 45&lt;br /&gt;Doç. Dr. Mehmet Emin Mavili&lt;br /&gt;Hacettepe Tıp Fakültesi Hastanesi 312 310 35 45&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yrd. Doç. Dr. Alpagan Mustafa Yıldırım&lt;br /&gt;Fırat Tıp Fakültesi Hastanesi 424 233 35 55&lt;br /&gt;424 238 07 77&lt;br /&gt;GSM 533 339 84 14&lt;br /&gt;e-mail alpagany@hotmail.com&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yrd. Doç. Dr. Naci Kostakoğlu&lt;br /&gt;Hacettepe Tıp Fakültesi Hastanesi 312 310 35 45&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yrd. Doç. Dr. Tunç Şafak&lt;br /&gt;Hacettepe Tıp Fakültesi Hastanesi 312 310 35 45&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. Ahmet Torkut&lt;br /&gt;AVES Avrupa Estetik Cerrahi Merkezi 212 288 50 00&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. Alpagan Mustafa Yıldırım&lt;br /&gt;Fırat Tıp Fakültesi Hastanesi 424 233 35 55 /2277&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. Baki Çokneşeli&lt;br /&gt;Muayenehane: Orhan Ersek Sok. No: 1/4 Nişantaşı İst&lt;br /&gt;Tel: 212 232 59 69, 212 241 37 15&lt;br /&gt;Faks 212 246 22 67&lt;br /&gt;e-mail cokneseli@superonline.com&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. Babür Ertem&lt;br /&gt;Rinomed Estetik Plastik Cerrahi Kl.&lt;br /&gt;Koşuyolu Cad. No:62 Kadıköy, İstanbul&lt;br /&gt;Tel: 0216 340 28 08, 0532 414 48 08&lt;br /&gt;e-mail ybertem@gmail.com&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. Cemal Şenyuva&lt;br /&gt;Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi 212 588 48 00&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. Erhan Şafak&lt;br /&gt;ESTEM Estetik Merkezi - Bursa 224 234 09 00&lt;br /&gt;e-mail info@estem.com.tr&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. Eser Yüksel&lt;br /&gt;Amerikan Hastanesi 212 311 20 00&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Op. Dr. Fuat Atalay&lt;br /&gt;Alkan Hastanesi 312 495 40 40&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Abdullah Keçik&lt;br /&gt;Hacettepe Tıp Fakültesi Hastanesi 312 310 35 45&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Ali Barutçu&lt;br /&gt;Ege Tıp Fakültesi Hastanesi 232 388 01 10&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Annan Çağdaş&lt;br /&gt;Ege Tıp Fakültesi Hastanesi 232 388 01 10&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Atilla Oymak&lt;br /&gt;Plastik Cerrahi Merkezi 212 241 75 43&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Bedrettin Görgün&lt;br /&gt;İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi 212 534 00 00&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Cemal Aytemiz&lt;br /&gt;Haydarpaşa Numune Hastanesi 216 345 46 80&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Cemal Metin Erer&lt;br /&gt;İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi 212 534 00 00&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Ecmer Songür&lt;br /&gt;Ege Tıp Fakültesi Hastanesi 232 388 01 10&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Erol Kışlalıoğlu&lt;br /&gt;Gülhane Askeri Tıp Akademisi 216 346 26 00&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Fethi Orak&lt;br /&gt;Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi 212 588 48 00&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Güler Gülsu&lt;br /&gt;Hacettepe Tıp Fakültesi Hastanesi 312 310 35 45&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Gürhan Özcan&lt;br /&gt;Amerikan Hastanesi 212 311 20 00&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Hülya Aydın&lt;br /&gt;İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi 212 534 00 00&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. İbrahim Yıldırım&lt;br /&gt;Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi 212 588 48 00&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Keriman Güler Gürsu&lt;br /&gt;Hacettepe Tıp Fakültesi Hastanesi 312 310 35 45&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Lütfi Baş&lt;br /&gt;Şişli Etfal Hastanesi 212 232 06 20&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. M. Zeki GÜZEL&lt;br /&gt;İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi AD&lt;br /&gt;Mua: Bağdat Caddesi No:245/4 Çiftehavuzlar&lt;br /&gt;Tel: (0216)369 23 81&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Mesut Özcan&lt;br /&gt;Uludağ Tıp Fakültesi Hastanesi 224 220 46 40&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Muzaffer Altıntaş&lt;br /&gt;Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi 212 588 48 00&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Onur Erol&lt;br /&gt;Onep Sağlık ve Estetik Merkezi 212 283 92 70&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Orhan İskeçeli&lt;br /&gt;Amerikan Hastanesi 212 311 20 00&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Sinan Nur Kesim&lt;br /&gt;İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi 212 534 00 00&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Tabir Hayırlıoğlu&lt;br /&gt;İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi 212 534 00 00&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Yalçın Akın&lt;br /&gt;Ege Tıp Fakültesi Hastanesi 232 388 01 10&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-4256055011533776662?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/4256055011533776662'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/4256055011533776662'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/estetik-cerrahi-uzmanlarnn-adres-ve.html' title='Estetik Cerrahi Uzmanlarının Adres ve Telefonları'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-7004169757820964571</id><published>2008-11-05T03:09:00.002-08:00</published><updated>2008-11-05T03:11:22.988-08:00</updated><title type='text'>Göbek için 5 Egzersiz</title><content type='html'>Düz bir karına sahip olmak için bunları yapın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1- Yere yüz yukarı şekilde uzanın ve parmaklarınızı başınızın arkasında birleştirin. Dizinizi çenenize doğru getirmeye çalışın ve bu sırada omuzlarınızı, boynunuzun konumu aynı kalarak yerden yukarı doğru kaldırın. Sol bacağınızı düz tutarak yerden 45 derece açıyla kaldırın ve sağa doğru hafifçe dönmeye çalışın. Yatarak bisiklet kullanıyor gibi düşünebilirsiniz. pedal çeviriyor gibi 12-16 kez bacak değiştirerek uygulayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- Sandalyenin üzerine çıkın ve sıkıca tutunun. Dizlerinizi sırayla kıvırarak çenenize doğru kaldırmaya çalışın, b u hareketi 12-16 kez tekrarlayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3- Yere yüz yukarı uzanın. Ellerinizi yanlara düz bir şekilde uzatın. Bacaklarınızın ikizini de 90 derece açıyla yukarı doğru kaldırın ve bacak bacak üstüne atar gibi düz olarak bir süre sabit durdurduktan sonra değiştirin. Hareketi 12-16 kez tekrarlayın.&lt;br /&gt;4- Yere yüz yukarı uzanın. Ellerinizi 45 derecelik açıyla kulaklarınızın yanından düz olarak geriye doğru uzatın. Düz olarak uzattığınız bacaklarınızı 45 derece aralık şekilde kıvırın. Omuzlarınızı kendinize doğru kaldırın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5- Yere yüz aşağı uzanın. Ayak parmaklarınızın ucunda ve el dirseklerinize dayanarak tüm vücudunuzu havaya kaldırmaya çalışın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dahası: Favori şarkılarınızla dans edin. Hava almak için yürüyüş yapın. Çocuklarla elim sende oynayın. Bisiklete binme ve merdiven egzersizleri yapın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-7004169757820964571?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/7004169757820964571'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/7004169757820964571'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/gbek-iin-5-egzersiz.html' title='Göbek için 5 Egzersiz'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-7090433993216372949</id><published>2008-11-05T03:09:00.001-08:00</published><updated>2008-11-05T03:09:52.698-08:00</updated><title type='text'>Yüzle Uyumlu Doğal Burun Estetikleri</title><content type='html'>Türkiye burun estetiğinin en çok yapıldığı ülkelerden biri. Ayrıca hem estetik cerrahların büyük tecrübesi hem de Türkiye’de operasyonların daha ucuza yapılması nedeniyle yurtdışından da büyük ilgi var. Talep çok olunca estetik cerrahlarda bu konuda dünyadaki diğer meslektaşlarından çok daha fazla deneyime sahip olarak bu konudaki trendleri belirliyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burun Ameliyatı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de artık yeni trend, olabildiğince yüze uyumlu doğal burunlar oluşturmak. Yüzle orantılı bir burun oluşturmak konusunda en iyi yöntemi uyguladığı dünyaca onaylanan Doç. Dr. Nazım Çerkeş ise geçtiğimiz günlerde bu konuda bir konferans vermek üzere Houston’a davet edildi. İki yılda bir yapılan ve dünyanın en önemli plastik cerrahlarının katıldığı ISAP (International Society of Aesthetie Plastic Surgery) kongresinde burun estetiği konusunda bir konferans veren Çerkeş, konuşmasında hem yüz ile hem de kendi içinde orantılı burun oluşturmak için neler yapılması gerektiğini anlattı.&lt;br /&gt;Hande Yener, Fatih Ürek gibi pekçok ünlünün de burnuna şekil veren Çerkeş; “ABD ve Avrupa’dan farklı olarak ülkemizde çok değişik özelliklerde burunları ameliyat etme şansına sahip olduğumuzdan Türk plastik cerrahları olarak burun estetiği konusunda büyük bir deneyime sahibiz ve bu konuda çok başarılı olduğumuzu söyleyebilirim” diyor. Her burun estetiğinin küçültme operasyonu anlamına gelmeyeceğini belirten Çerkeş, bazı burunların büyütülerek daha doğal ve estetik bir görüntü elde edilebileceğini söylüyor. “Burun üst, orta ve alt bölümlerden oluşur. Bunlar hem birbiriyle hem de yüz ile orantılı olduğu sürece güzel durur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskiden sorunlu burunlar direkt küçültülürdü. Artık bazı bölümler büyütülerek de yüzle orantılı burunlar yapılıyor. Bu konudaki yeni trend kıkırdak ve dokulara şekil vererek operasyon yapmak. Böylece ameliyat sonrasında nefes alma ya da burun deformasyonları konusunda yaşanan rahatsızlıklar da ortadan kalkıyor” diyen Çerkeş, bu yöntemin teknik olarak kolay olmadığını söylüyor. Çerkeş estetik yaptırmak isteyenlerin profilinde son yıllarda büyük değişiklikler olduğunu anlatıyor: “Artık hiç kimse ‘ben şu aktristin burnu gibi bir burun istiyorum’ diye gelmiyor. Çünkü her yüzün farklı bir burna ihtiyaç duyduğunu biliyorlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-7090433993216372949?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/7090433993216372949'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/7090433993216372949'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/yzle-uyumlu-doal-burun-estetikleri.html' title='Yüzle Uyumlu Doğal Burun Estetikleri'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-8341418809690411314</id><published>2008-11-05T03:07:00.000-08:00</published><updated>2008-11-05T03:09:27.763-08:00</updated><title type='text'>Burun Estetiğinde Sıkça  Sorulan Sorular</title><content type='html'>Burun Estetiğinde en çok sorulan sorular ve en çok merak edilen soruların cevaplarını bu başlığımızda bulabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The face of supermodel Saira Mohan, a woman that is not very feminine looking. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burun ameliyatları için başvuran hastalar özellikle estetik kaygıları nedeniyle mi başvururlar?&lt;br /&gt;Genellikle estetik amaçla birlikte hastalar nefes almada yaşadıkları sıkıntıları da dile getirirler. Zaten şekil bozukluğu olan hastaların çoğunda burun içindeki orta bölmesinde(septum deviasyonu) ve diğer anatomik oluşumların deformasyonları da bu duruma eşlik ettiği için, hastalar aynı anda fonksiyonel açıdan da bu problemlerden kurtulmaktadırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burun estetiği operasyonu hangi yöntemlerle yapılabilir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açık ve kapalı olmak üzere iki türlü yöntemle gerçekleştirilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açık rhinoplastinin avantajları nelerdir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En önemli avantajı kapalı burun operasyonunun aksine tüm oluşumları görerek gerçekleştirildiği için daha sonra oluşabilecek kemik ve kıkırdak düzensizlikleri, asimetriler ve diğer komplikasyonlar en aza iner.&lt;br /&gt;İkinci avantajı, burun ucu iri, kalın derili, kötü kıkırdak yapısına sahip kişilerde daha başarılı olmakta, hatta hastanın kendisinden alınan kıkırdaklarla burunun yeniden yapılmasını mümkün kılmaktadır.&lt;br /&gt;Üçüncü avantajı ise daha önce geçirilmiş burun estetiği operasyonu sonrası oluşan kemik düzensizlikleri, kıkırdak asimetrileri, iri burun yapıları ve diğer deformeleri görerek düzeltilmesine müsaade eder. Son avantajı burun ucuna hastanın kendi kıkırdaklarının destek olarak kullanılmasına kolaylık sağlaması ile halk arasında yaygın bilinen burun ucu değişmesini engellemesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başarısız burun ameliyatlarından sonra hasta, düzeltme ameliyatlarını ne zaman olmalıdır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun süreli ödem varlığı sebebi ile 2. Ameliyat 6 ay ya da 1 yıldan önce uygulanmamalıdır. Ödem çözülmeden ikinci operasyon yapılması yalnızca ödemin artmasına ve en önemlisi ödemin gölgelediği hataların daha da kompleks hale gelmesini sağlayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burun ameliyatlarının sonucunun önceden tahmini zor olmasına rağmen hastada ameliyat sonrası başarıyı arttırmanın yolları nelerdir?&lt;br /&gt;Başka hiçbir estetik ameliyatta hasta seçimi ve ameliyat öncesi hazırlık bu kadar önemli değildir. Hastanın self-imajı ve motivasyonları iyice değerlendirilmelidir. Estetik cerrah hastanın operasyona ve ortaya çıkacak kontur değişikliğine olan tepkisini önceden sezmeye çalışmalı ve hastayı hazırlamalıdır. Ameliyat öncesi hastaya burun kemiklerinin kalınlığı, septumun ileri derece eğri olması, kalın ve elastik olmayan cildin kemik ve kıkırdak yapıya uyumunun zor olduğu ön bilgi olarak mutlaka söylenmelidir.&lt;br /&gt;En önemlisi hastaların ameliyattan hemen sonra görecekleri yeni burun şekli hakkında 6-12 ay süren sabırlı bir bekleyiş süreci olacağı tekrar tekrar hatırlatılmalıdır. Bir de medikolegal hazırlık olarak hastanın ameliyat öncesi en az 6 yönden fotoğraflarının çekilmesi doğru olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ameliyattan sonra burun ucu düşer mi ? Düşerse önlemi nasıl alınır ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet düşebilir. Bu daha çok hatalı yapılan operasyonlara, kıkırdak çatının korunmamasına bağlı olarak gerçekleşir. Burnun uç bölümünü taşıyan orta bölmesine hastanın kendisinden alınan kıkırdağından destek doku oluşturularak yerleştirilmesi durumunda ömür boyu burun ucu düşmesi önlenmiş olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burun ameliyatında yaş sınırlaması var mıdır ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En erken kemik ve kıkırdak gelişiminin tamamlandığı ergenlik dönemi sonrası 17 yaşından itibaren yapılabilir. Üst sınır ise hastanın ameliyat olmasını engelliyecek bir hastalığı olmadığı takdirde her yaşta yapılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ameliyattan sonra hastanede kaç gün kalınır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hastanın 1 gece hastanede kontrol altında tutulmasında fayda vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alçı ve bandaj süreleri ne kadardır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 hafta 10 gün civarındadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ameliyat olmak için özel bir zaman var mıdır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayır yoktur. Yılın her mevsiminde yapılabilir. Hastanın tercihine bırakılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güneşe ne zaman çıkılır? Güneş gözlüğü ne zaman takılır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genelde aktif güneşlenmenin dışında kısıtlama yoktur. Ameliyattan 1 ay sonra kemik iyileşmesi tamamlandıktan sonra gözlük takılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hasta operasyon sonrası nefes alma problemiyle karşılaşabilir mi ? Böyle bir problemde ne yapılabilir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başarılı yapılmış bir operasyon sonrası böyle bir problemle karşılaşılmaz. Aksine nefes alma problemleri olan kişiler de estetik burun operasyonuyla birlikte fonksiyonel (nefes alma) bozuklukları da düzeltilir. Herşeye rağmen oluşabilecek burun içi mukozasındaki yapışıklıklar lokal anestezi altında kolayca halledilebilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-8341418809690411314?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/8341418809690411314'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/8341418809690411314'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/burun-estetiinde-ska-sorulan-sorular.html' title='Burun Estetiğinde Sıkça  Sorulan Sorular'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-6096218701220962558</id><published>2008-11-03T14:07:00.000-08:00</published><updated>2008-11-03T14:08:10.990-08:00</updated><title type='text'>Yumuşak eller için doğal formül</title><content type='html'>Bir kahve fincanı limon suyu, eşit miktarda badem yağı, susam yağı, gliserin ve bir çorba kaşığı talk pudrasını karıştırıp ellerinize sürün.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-6096218701220962558?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/6096218701220962558'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/6096218701220962558'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/yumuak-eller-iin-doal-forml_03.html' title='Yumuşak eller için doğal formül'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-7299062739426222223</id><published>2008-11-03T14:06:00.000-08:00</published><updated>2008-11-03T14:07:15.851-08:00</updated><title type='text'>Suna dumankaya Kuru cilt için duş jeli</title><content type='html'>&lt;p&gt;1 Kahve fincanı EL SABUNU&lt;/p&gt; &lt;p&gt;1 çorba kaşığı ZEYTİNYAĞI&lt;/p&gt; &lt;p&gt;3 çorba kaşığı KAYISI YAĞI&lt;/p&gt; &lt;p&gt;3 çorba Kaşığı SOYA YAĞI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yukarıdaki malzemeleri karıştırıp, banyo işleminiz bittikten sonra tüm vücudunuza sürün. 5 Dakika sadece su tuttuktan sonra kurulanın.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-7299062739426222223?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/7299062739426222223'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/7299062739426222223'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/suna-dumankaya-kuru-cilt-iin-du-jeli_03.html' title='Suna dumankaya Kuru cilt için duş jeli'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-7827487359711693183</id><published>2008-11-03T12:34:00.000-08:00</published><updated>2008-11-03T14:06:52.987-08:00</updated><title type='text'>Derinlemesine yüz temizliği için peeling</title><content type='html'>Cildi ölü hücrelerden, biriken yağlardan ve siyah noktalardan arındırmak için, derin bir temizlik yapmalısınız. Bunu peeling, buhar banyosu veya maskelerle gerçekleştirebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;span id="more-277"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;İşte evde yapabileceğiniz basit peeling tarifi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Malzeme: 1 kahve fincanı yulaf ezmesi, 2.5 çay kaşığı bal, 1 tatlı kaşığı elma sirkesi, yarım tatlı kaşığı sıcak su&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Uygulama: Malzemeleri karıştırın ve cilde uygulayın. 15 dakika bekleyin ve yumuşak, nemli bir bezle ovarak çıkarın. Bol su ile yıkayın.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;suna dumankaya&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-7827487359711693183?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/7827487359711693183'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/7827487359711693183'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/derinlemesine-yz-temizlii-iin-peeling.html' title='Derinlemesine yüz temizliği için peeling'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-7188463065164015543</id><published>2008-11-02T03:16:00.000-08:00</published><updated>2008-11-02T03:17:11.342-08:00</updated><title type='text'>suna dumankaya Normal saçlar için tonik</title><content type='html'>&lt;p&gt;Saçlarınızın sağlıklı olması için her şeyden önce aldığınız besinlere dikkat etmeli, sigara, içki,kirli dumanlı ortamlardan ve stresten uzak durmalısınız.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Evinizde hazırlayacağınız basit ürünleri düzenli olarak 1 hafta boyunca kullanıldığınızda sağlıklı ve canlı saçlara sahip olabilirsiniz.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Malzemeler :&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bir Kahve Fincanı Süzme Zeytinyağı,&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bir Tatlı Kaşığı Deniz Tuzu,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bir Çorba Kaşığı Elma Sirkesi,&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bir Çorba Kaşığı Biberiye Yağı,&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bir Tatlı Kaşığı Kuru Öğütülmüş Maya,&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bütün malzemeleri sırası ile karıştırdıktan sonra saç diplerinize boya sürer gibi sürerek, streç film ile sarın. Üzerine de sıcak bir havlu sarın ve en az iki saat bekletin.Saçınızı ılık su ile yıkadıktan sonra ardından normal şampuanla yıkayın.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-7188463065164015543?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/7188463065164015543'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/7188463065164015543'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/suna-dumankaya-normal-salar-iin-tonik.html' title='suna dumankaya Normal saçlar için tonik'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-2051182418116794857</id><published>2008-11-01T01:53:00.001-07:00</published><updated>2008-11-01T01:53:23.435-07:00</updated><title type='text'>suna dumankaya Aşırı yağlanan saçlar için</title><content type='html'>Saç tipinize uygun bir şampuanı biraz sulandırarak her gün saçınızı yıkayın.&lt;br /&gt;&lt;span id="more-264"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca her gün taze olarak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir tutam biberiye,&lt;br /&gt;bir tutam ısırgan otu&lt;br /&gt;bir tutam naneyi çay gibi demledikten sonra süzün. İçine çeyrek limon sıktıktan sonra bu karışımı saç diplerine sürün.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-2051182418116794857?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/2051182418116794857'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/2051182418116794857'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/suna-dumankaya-ar-yalanan-salar-iin.html' title='suna dumankaya Aşırı yağlanan saçlar için'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-1144018011192621050</id><published>2008-11-01T01:52:00.002-07:00</published><updated>2008-11-01T01:53:05.835-07:00</updated><title type='text'>Suna dumankaya Erken beyazlayan saçlar için formül</title><content type='html'>Saçlarınız beyazlıyorsa size göre formül..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Malzemeler&lt;/p&gt; &lt;p&gt;* 1 adet soğan.&lt;br /&gt;* 1 adet sarımsak (5 tane).&lt;br /&gt;* 1 yumurta sarısı.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;Uygulama : Soğan ve sarımsağı ezdikten sonra yumurta sarısını da ilave ederek saçlara boya sürer gibi sürün. 30 dakika sonra yıkayın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-1144018011192621050?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/1144018011192621050'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/1144018011192621050'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/suna-dumankaya-erken-beyazlayan-salar.html' title='Suna dumankaya Erken beyazlayan saçlar için formül'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-1499478641812802478</id><published>2008-11-01T01:52:00.001-07:00</published><updated>2008-11-01T01:52:32.748-07:00</updated><title type='text'>suna dumankaya Yağlı saçlar için elma sirkesi ve kekik suyu ile doğal bakım kürü</title><content type='html'>&lt;p&gt;Yağlı saçlara sahip olanlar için küçük ve kolay bir karışım;&lt;span id="more-268"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;    * 1 kahve fincanı elma sirkesi,&lt;br /&gt;    * 1 tatlı kaşığı kekik suyu,&lt;br /&gt;    * 1 çay kaşığı tuz,&lt;br /&gt;    * 1 su bardağı suyu karıştırın&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Elde ettiğiniz karışımı saç diplerinize masaj yaparak sürün. Daha sonra nemli ve sıcak bir havluya sararak yaklaşık iki saat saçınızda bekletin.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Yağlı saçlar için özel bir şampuanla saçlarınızı yıkayın. Bu saç bakım maskesini haftada bir tekrarlamanızda fayda var. Kolayu gelsin....&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-1499478641812802478?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/1499478641812802478'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/1499478641812802478'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/suna-dumankaya-yal-salar-iin-elma.html' title='suna dumankaya Yağlı saçlar için elma sirkesi ve kekik suyu ile doğal bakım kürü'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-3900836869781362014</id><published>2008-11-01T01:51:00.004-07:00</published><updated>2008-11-01T01:52:02.755-07:00</updated><title type='text'>Yumuşak eller için doğal formül</title><content type='html'>Bir kahve fincanı limon suyu, eşit miktarda badem yağı, susam yağı, gliserin ve bir çorba kaşığı talk pudrasını karıştırıp ellerinize sürün.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-3900836869781362014?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/3900836869781362014'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/3900836869781362014'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/yumuak-eller-iin-doal-forml.html' title='Yumuşak eller için doğal formül'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-6350630457049409921</id><published>2008-11-01T01:51:00.003-07:00</published><updated>2008-11-01T01:51:48.195-07:00</updated><title type='text'>Suna dumankaya Kuru cilt için duş jeli</title><content type='html'>&lt;p&gt;1 Kahve fincanı EL SABUNU&lt;/p&gt; &lt;p&gt;1 çorba kaşığı ZEYTİNYAĞI&lt;/p&gt; &lt;p&gt;3 çorba kaşığı KAYISI YAĞI&lt;/p&gt; &lt;p&gt;3 çorba Kaşığı SOYA YAĞI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yukarıdaki malzemeleri karıştırıp, banyo işleminiz bittikten sonra tüm vücudunuza sürün. 5 Dakika sadece su tuttuktan sonra kurulanın.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-6350630457049409921?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/6350630457049409921'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/6350630457049409921'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/suna-dumankaya-kuru-cilt-iin-du-jeli.html' title='Suna dumankaya Kuru cilt için duş jeli'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-1527308351054700924</id><published>2008-11-01T01:51:00.001-07:00</published><updated>2008-11-01T01:51:28.890-07:00</updated><title type='text'>Suna dumankaya dökülen kirpikler için formül ve bakım</title><content type='html'>10 gr. badem yağı, 5 gr. lanolin ve 5 gr. vazelini karıştırıp benmari usulü karıştırarak eritin. Küçük bir cam kavanoza koyup her gün düzenli olarak sürün. Ardından da papatya çayına pamuk batırıp göz çevrenizde bekletin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-1527308351054700924?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/1527308351054700924'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/1527308351054700924'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/suna-dumankaya-dklen-kirpikler-iin.html' title='Suna dumankaya dökülen kirpikler için formül ve bakım'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-1300841925175541457</id><published>2008-11-01T01:50:00.004-07:00</published><updated>2008-11-01T01:51:12.333-07:00</updated><title type='text'>Cilt nemlendirmek için üzüm çekirdeği yağı</title><content type='html'>Günde 8 bardak su için. Rendelenmiş üç tane havucun içine iki çorba kaşığı üzüm çekirdeği yağı koyup hafif pişirin. Ardından limonla tatlandırıp her gün yemeye özen gösterin bu karışım cildinizin içten dışa nemlenmesini sağlar.&lt;br /&gt;&lt;span id="more-275"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca her gün bolca meyve ve sebze tüketmelisiniz. Bunun dışında cildinize su bazlı nemlendiriciler sürmeniz yerinde olur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-1300841925175541457?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/1300841925175541457'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/1300841925175541457'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/cilt-nemlendirmek-iin-zm-ekirdei-ya.html' title='Cilt nemlendirmek için üzüm çekirdeği yağı'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-4858220525368150005</id><published>2008-11-01T01:50:00.003-07:00</published><updated>2008-11-01T01:50:51.751-07:00</updated><title type='text'>Derinlemesine yüz temizliği için piling maskesi</title><content type='html'>Cildi ölü hücrelerden, biriken yağlardan ve siyah noktalardan arındırmak için, derin bir temizlik yapmalısınız. Bunu peeling, buhar banyosu veya maskelerle gerçekleştirebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;span id="more-277"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;İşte evde yapabileceğiniz basit peeling tarifi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Malzeme: 1 kahve fincanı yulaf ezmesi, 2.5 çay kaşığı bal, 1 tatlı kaşığı elma sirkesi, yarım tatlı kaşığı sıcak su&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Uygulama: Malzemeleri karıştırın ve cilde uygulayın. 15 dakika bekleyin ve yumuşak, nemli bir bezle ovarak çıkarın. Bol su ile yıkayın.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-4858220525368150005?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/4858220525368150005'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/4858220525368150005'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/derinlemesine-yz-temizlii-iin-piling.html' title='Derinlemesine yüz temizliği için piling maskesi'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-1150419136271918914</id><published>2008-11-01T01:50:00.001-07:00</published><updated>2008-11-01T01:50:28.932-07:00</updated><title type='text'>suna dumankaya Kuru cilt ve siyah noktalar için doğal piling</title><content type='html'>Kuru bir cildiniz olmasına rağmen siyah noktalarınız varsa sizler için yapımı kolay bir peeling tarifi;&lt;br /&gt;&lt;span id="more-279"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;1 çay kaşığı kil, eşit oranda mısır unu ve kremi karıştırıp su ile kıvama getirin. Haftada 1 gün yüzünüze sürün 5 dakika bekletin ve ovarak çıkarın. Doğal peeling ve siyah noktalara iyi gelir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-1150419136271918914?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/1150419136271918914'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/1150419136271918914'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/suna-dumankaya-kuru-cilt-ve-siyah.html' title='suna dumankaya Kuru cilt ve siyah noktalar için doğal piling'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-5849567729035615562</id><published>2008-11-01T01:21:00.000-07:00</published><updated>2008-11-01T01:50:06.157-07:00</updated><title type='text'>Suna dumankaya Saç diplerindeki kaşıntılar için formül</title><content type='html'>&lt;p&gt;SAÇ DİPLERİNDE KAŞINTI İÇİN -1&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Malzemeler:&lt;span id="more-262"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;1 Adet yumurta sarısı&lt;br /&gt;1 çorba kaşığı Alkol&lt;br /&gt;1 çorba kaşığı Hint Yağı&lt;br /&gt;1 çay kaşığı tuz&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Yukarıda ki malzemeleri karıştırıp, saç diplerine sürün. Streçle sarıp İki saat beklettikten sonra saçınızı durulayın.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;SAÇ DİPLERİNDE KAŞINTI İÇİN -2&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Beş adet aspirini dövüp, maden suyu ile karıştırın. Karışımı saç diplerine sürün ve 15 dk. Sonra durulayın.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-5849567729035615562?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/5849567729035615562'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/5849567729035615562'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/11/suna-dumankaya-sa-diplerindeki-kantlar.html' title='Suna dumankaya Saç diplerindeki kaşıntılar için formül'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-4897908028002294203</id><published>2008-10-30T02:22:00.005-07:00</published><updated>2008-10-30T02:22:56.698-07:00</updated><title type='text'>Mehmet Öz gençlik iksiri yeşil içecek</title><content type='html'>&lt;p&gt;Prof. Mehmet Öz ‘ün kendi formülü olan gençlik iksiri “yeşil içecek” tüm dünyada moda haline geldi.&lt;br /&gt;&lt;span id="more-281"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Evinizde bu karışımı hazırlayabilmeniz için Prof. Mehmet Öz , gençlik iksirinin formülünü açıkladı.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bu gençlik iksirinin günde 3-4 bardak içilmesi tavsiye ediliyor, kilo aldırmayan doping etkisi yapan ve uzun bir yaşam sürmenizi sağlayan gençlik iksiri yeşil içecek formülü anti-aging ilacı olarak da kabul edilmekte.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Sekiz ayrı sebze ile hazırlanan karışım, bağışıklık sisteminizi kuvvetlendiriyor, gençlik iksirinin içinde bulunan antioksidanlar uzun ve genç bir hayat sürmenize yardımcı oluyor.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gençlik iksiri yeşil içecek genç- yaşlı herkes tarafından tüketilebilir. Bu karışım diyet yapanlara da yardımcı oluyor, beslenme ihtiyaçlarını karşılıyor. Prof. Dr. Mehmet Öz “Benim amacım ev kadınlarını beslenme eğitmek. Çünkü, onlar eşlerine ve çocuklarına bakıyor. Kadınları eğitimi ile toplumun çoğunluğuna sağlık bilinci kazandırmamız mümkün” diyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Gençlik iksiri yeşil içeceği nasıl hazırlayacaksınız?&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Aşağıdaki sebzeleri rondodan geçirerek sularını çıkardıktan sonra günde 3-4 bardak içebilirsiniz.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;* 2 kâse taze ıspanak (İyice yıkanmış ve çiğ olarak).&lt;/p&gt; &lt;p&gt;* 1 tutam maydanoz.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;* 2 adet salatalık.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;* 3 taze kereviz sapı.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;* yarım çorba kaşığı kaşığı taze kabuğu soyulmuş zencefil kökü.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;* İki adet elma.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;* 1 tutam tarçın.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;* Yarım limonun suyu&lt;br /&gt;Prof. Dr. Mehmet Öz&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-4897908028002294203?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/4897908028002294203'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/4897908028002294203'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/10/mehmet-z-genlik-iksiri-yeil-iecek.html' title='Mehmet Öz gençlik iksiri yeşil içecek'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-7018840909778931768</id><published>2008-10-30T02:22:00.003-07:00</published><updated>2008-10-30T02:22:34.479-07:00</updated><title type='text'>Siyah Noktalar için Yulaf Maskesisuna dumankaya</title><content type='html'>Yulaf ezmesi, cildin derinlemesine temizlenmesini ve siyah noktaların yok edilmesini sağlayan bir maskedir.&lt;br /&gt;&lt;span id="more-283"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Yulaf maskesi ayrıca cilde nüfuz edip cildi temizler ayrıca cildin fazla yağlanmasını da engeller. Bu sebeble kuru ciltli kişiler tarafından pek fazla kullanılmamalı veya kullanma sıklığına dikkat etmeliler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Yulaf ezmesi maskesinin yapımı son derece kolaydır. Pişirdiğiniz yulafları süzdükten sonra, bunları geniş bir kabın içinde bir kaç dakika ezin. Hazırladığınız bu yulaf ezmesini yüzünüze sürdükten sonra 15 dakika kadar bekleyin.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Daha sonra yüzünüzü ılık suyla temizleyin. Bu maskeyi vücudunuza da uygulayarak, şaşırtıcı sonuca ulaşabilirisiniz.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Suna Dumankaya&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-7018840909778931768?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/7018840909778931768'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/7018840909778931768'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/10/siyah-noktalar-iin-yulaf-maskesisuna.html' title='Siyah Noktalar için Yulaf Maskesisuna dumankaya'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8015776583962209295.post-8033644641827528831</id><published>2008-10-30T02:22:00.001-07:00</published><updated>2008-10-30T02:22:18.480-07:00</updated><title type='text'>Sivilceler için doğal cilt maskesi</title><content type='html'>&lt;p&gt;1 tatlı kaşığı kartopu çiçeği, 1 tatlı kaşığı kalendula çiçeği ve 1 tatlı kaşığı tarla at kuyruğunu karıştırın. 200 ml sıcak su ekleyip kapağını kapatın.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Patatesi haşlayın, suyunu süzün ve demlediğiniz çayı patateslere ekleyin, iyice ezin, maske hazırlayıp yüzünüze sürün. 15-20 dakika bekleyin. Ilık suyla yıkayın.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;suna dumankaya&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;&lt;span id="more-285"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;!-- adman_adcode (middle, 1) --&gt;&lt;script type="text/javascript"&gt;&lt;!-- google_ad_client = "pub-7635192836736184"; /* estetikdergisi300x250, oluşturulma 09.10.2008 */ google_ad_slot = "3087079814"; google_ad_width = 300; google_ad_height = 250; //--&gt; &lt;/script&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8015776583962209295-8033644641827528831?l=sacbakimiciltbakimi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/8033644641827528831'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8015776583962209295/posts/default/8033644641827528831'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sacbakimiciltbakimi.blogspot.com/2008/10/sivilceler-iin-doal-cilt-maskesi.html' title='Sivilceler için doğal cilt maskesi'/><author><name>Site</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15430686594570400877</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author></entry></feed>
